Haber Detayı
28 Mart 2021 - Pazar 23:10 Bu haber 344 kez okundu
 
Amerika sağlık sistemi ırkçılığı sürdürüyor
Çoğu Siyahi Amerikalı, COVID-19 Aşısı Olma Konusunda Endişeli. Bu Endişenin Nedeni, Siyahilere Yönelik Uzun Bir Tıbbi İstismar Geçmişi!
Dünya Haberi


Koronavirüse karşı aşı olacaklarını belirten tüm ırksal ve etnik gruplar arasında, aşıya en az meyilli olanı Siyahi Amerikalılar. Aşıyı "yüksek ihtimalle" veya "kesinlikle" olacağını belirten siyahi insanların oranı zamanla artıyor; fakat Birleşik Devletler'de acil kullanımına izin verilen iki COVID-19 aşısı olmasına rağmen, Ocak ayının ikinci yarısına kadar, ankete katılan siyahi katılımcılardan yalnızca %35'i aşıyı olabildiğince çabuk bir şekilde olacağını veya aşıyı zaten olduğunu belirtti.

Kaiser Aile Vakfı, "FDA (Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi) onaylı bir COVID-19 aşısını ne zaman ücretsiz bir şekilde edinebileceğinizi düşünüyorsunuz?" sorusunu sorarak, yetişkin Amerikanlara bir anket uyguladı. Siyahi katılımcılar, aşıyı zaten olduklarını veya olabildiğince erken şekilde olmayı umduklarını en az ifade eden gruptu. "Bekleyip görelim." diye düşünenleri ise beyaz yetişkinlerdense (%26), çoğunlukla siyahi yetişkinler (%43) oluşturdu.

 

Ayrıca Amerikan toplumunda COVID-19, beyaz bireylere nazaran siyahilere, yerli Amerikalı halka ve diğer renkten insanlara orantısız bir şekilde zarar verdi.[5] Beyaz Amerikalılar'dan hastaneye kaldırılma açısından 2.9 kat ve COVID-19 kaynaklı ölüm oranı açısından 1.9 kat daha yüksek risk altında olan siyahi Amerikalılar'ın, aşı olma fırsatı bulur bulmaz, hemen uzun kuyruklar oluşturacaklarını sanıyor olabilirsiniz. 

 

Ancak siyahi halkın güvensizliğinin, ABD hükümetinin COVID-19 tutumuna yönelik çelişkili söylemlerinin de ötesinde bazı sebepleri var.[6] Ve bu, yalnızca veya basitçe bir yanlış eğitim sorunu da değil. Irk ve cinsiyet sağlığı eşitsizliklerini anlamak için tarih, etik ve edebiyat üzerinde çalışan bir tıbbi-hümanist ve biyo-etikçi olan Esther Jones, araştırmalarında siyahi Amerikalıların, sağlık kurumları bünyesinde aldıkları etik dışı ve istismarcı tedavilerin tarihini inceliyor.,  Geçmiş tecrübelerine dayanarak, siyahi insanların aşı olma konusunda aceleci olmamak için mantıklı sebepleri var.

 

Sancılı Bir Geçmiş
Amerikan sağlık sektörünün, siyahi araştırma denekleri üzerindeki etik dışı tedaviler konusunda köklü bir geçmişi bulunuyor. Tıbbi-etikçi Harriet A. Washington, "Medical Apartheid" (Tıbbi Irk Ayrımı) adlı kitabında en dikkat çekici örneklerden bazılarını detaylandırıyor.

 

Tuskegee Frengi Deneyi
Bunlardan birisi, artık oldukça kötü bir şöhrete sahip olan, devlet yönetimi tarafından frengi tedavisi gördükleri yönünde yanlış bilgilendirilen ama aslında hiç tedavi görmemiş erkek siyahi hastaların bulunduğu Tuskegee frengi deneyi... Bu çalışma, 1940'larda frengi hastalığının tedavisinin bulunmasından sonra dahi, toplamda 40 yıl sürdü.

 

Resmî adı "Siyah Erkekler Üzerinde Tedavi Edilmeyen Frengiye Yönelik Tuskegee Deneyi" olan bu araştırma, ABD Halk Sağlığı Servisi ve Hastalıkla Mücadele ve Önlem Merkezi (CDC) tarafından düzenlenen, etik olmayan bir araştırmaydı. Araştırmanın amacı, tedavi edilmeyen frenginin nasıl seyredeceğini gözlemekti. Cinsel yollarla aktarılan ve Treponema pallidum türü bakterilerden kaynaklanan frengi, bilinen 4 evresinden (birincil, ikincil, gizli, üçüncül evrelerinden) içinde bulunulan evreye bağlı olarak semptomlar gösteren; üçüncül evrede gumma adı verilen, yumuşak ve kanserli olmayan büyümeler gösteren, nörolojik sorunlara ve kalp rahatsızlıklarına neden olabilen bir hastalıktır. İşte bu hastalığın evrelerini daha yakından inceleyebilmek için bir grup Afro-Amerikalı erkeğe, ABD federal hükümetinin onlara ücretsiz frengi tedavisi vereceği söylendi; ancak araştırmacılar bilerek, hiçbir tedavi uygulanmadı.

 

Deney, 1932 yılında o zamanki adı Tuskegee Enstitüsü olan Tuskegee Üniversitesi'nin katkılarıyla başladı. Bu üniversite seçilmişti, çünkü Alabama'daki enstitü geleneksel olarak siyah öğrenci ağırlıklıydı. Araştırmacılar, Alabama'nın Macon ilçesinden yeterince beslenmemiş 600 Afro-Amerikalı'yı deneye katılmaya ikna ettiler. Bunlardan 399'unda gizli frengi vardı, 201'inde ise frengi yoktu ve kontrol grubu olarak kullanıldılar. Deneye katılmaya teşvik etmek için araştırmacılara ücretsiz tıbbi tedavi önerildi; ancak bu tamamen bir kandırmacaydı ve frengi olduğu bilinen erkeklere bu teşhis asla söylenmedi bile...Buna ek olarak, hastalara "tedavi verileceği" söylenmesine rağmen gizli plasebo uygulaması yapıldı.

 

Deney süresi konusunda da yalanlar söylendi: Katılımcılara başta söylenen, deneyin 6 ay süreceğiydi; ancak tam 40 yıl sürdü! Bu absürt süre, sadece sürenin uzunluğu bakımından dehşete düşürücü değil; aynı zamanda bu 40 yıllık süre zarfı içerisinde, 1947 yılında, penisilin icat edilmiş ve yaygın bir şekilde erişilebilir hale gelmişti - ki penisilin, frengiyi etkili bir şekilde tedavi edebildiği için standart bir frengi tedavisi olarak görülüyordu. Yani bu Afro-Amerikalılar'a frengileri olduğu söylense, dışarıda herhangi bir kliniğe gidip, basitçe tedavi olabilirlerdi! Bunun yerine, frenginin vücudu nasıl harap ettiğini gözlemek isteyen araştırmacılar, tedavinin işlemediği ama üzerinde uğraştıkları gibi yalanlar söyleyerek yüzlerce Afro-Amerikalı'yı hastalığa mahkum etmeyi sürdürdüler.

 

Hükümet gözetimindeki deney, 1972 yılında nihayet deneyin detayları basına sızdığında, o yılın 16 Kasım'ında sonlanmak zorunda kaldı. Deney, 128 katılımcının ölümüne neden oldu vfe Amerikan tarihindeki en berbat biyomedikal araştırmalardan biri olarak tarihe geçti.

 

Marion Sims'in Kadınlar Üzerindeki Anestezi Deneyleri
Siyahileri rızaları dışında denek olarak kullanan ve onları aldatan deneylerden belki de en az popüler olanı, J. Marion Sims'in "jinekolojinin babası" unvanını almasını sağlayan, 1800'lü yıllarda Birleşik Devletler'de esir edilmiş kadınlar (köleler) üzerinde yaptığı, etik dışı ve yetkisiz deneylerdi.
 

Sims, kadınlar üzerinde, anestezi ve o zamanlarda doktorlar tarafından uyulması gereken genel bakım standartları dahi olmadan, deneysel olarak vezikovajinal fistül ameliyatları yapmıştı. Bu ameliyatlarda amaç, idrar kesesi ("vesica") ile vajina arasına, normalde olmasından fazla uzanan fistülün sebep olduğu kontrolsüz idrar yapmanın düzeltilmesini hedefler.

 

Sims, 17 yaşında bir köle olan Anarcha üzerinde, 30'dan fazla deney yapmıştı. Anestesi kullanmama kararı, tıp uzmanları arasında geçerliliğini koruyan ve ırkçı bir varsayım olan, siyahi insanların akranları olan beyaz insanlara göre daha az acı çektiği düşüncesinden kaynaklanıyordu.[24] Tarihçi Dreidre Cooper Owens, bu olayı ve siyahi kadın bedenlerinin başka ne şekillerde denek olarak kullanıldığını "Medical Bondage" (Tıbbi Esaret) adlı kitabında ayrıntılı bir şekilde işlemiştir.

 

Henrietta Lacks ve HeLa Hücreleri
Siyahilere yönelik ayrımcılık öylesine yüksek boyutlara varmıştı ki, tıbbi alandaki suistimal ve görevi kötüye kullanmalar, 2. Dünya Savaşı ve sonrasında insanlığa karşı işlenmiş suçların yargılandığı mahkemelerden sonra geliştirilen ve tıbbi birtakım etik prensipleri de içeren Nürnberg Kuralları'nın ilanından sonra bile devam etti!

 

1951'de doktorlar Henrietta Lacks adında siyahi bir kadından, izni olmadan rahim ağzı hücreleri aldılar. Araştırmacılar, bu hücreleri ilk ölümsüz hücre kültürünü üretmek için kullanmaya devam ettiler ve Henrietta Lacks'in soyundan gelen kişileri, rızaları olmadan yıllarca devam eden bu çalışmalara dahil ettiler. Araştırmacı gazeteci Rebecca Skloot, gittikçe artan etik ihlâllerini "Henrietta Lacks'in Ölümsüz Hayatı" (The Immortal Life of Henrietta Lacks) adlı kitabında detaylı bir şekilde anlatıyor.

Henrietta Lacks'in torununun çocuğu, onun fotoğrafıyla poz veriyor.Tıbbi araştırmalarda kullanılan HeLa hücre çizgisi, Lacks'ten alınan dokudan elde edildi.

Kaynak:Getty Images

 

Kitabın basımından sonra artan farkındalığa rağmen, etik dışı bu şiddetler, bir grup bilim insanının HeLa genomunu ailenin bilgisi ve rızası dahilinde olmadan haritalandırması ile devam etti. Birleşik Devletler'deki bilim insanları ve haber kaynakları da birden konuya balıklama atladı ve siyahi erkekler ile Latin erkeklerin çete faaliyetlerine genetik olarak yatkın olduğunu iddia etmeye başladılar.

 

Bir hukuk uzmanı olan Dorothy E. Roberts, Ölümcül İcat (Fatal Invention) adlı kitabında, bu gibi olayların ırk temelli bilimlerin zararlarını nasıl kalıcı hale getirdiğini açıklıyor. Biyolojik verilerin kullanılması ve ırksal kalıplar dolayısıyla ortaya çıkmış yanlış kanılar, siyahi insanlar hakkındaki ırkçı düşünceleri körüklüyor. Bu düşünce sadece ve sadece biyolojik faktörlere dayanıyor ve olumsuz ve adaletsiz sağlık sonuçları doğuran sistematik faktörleri göz ardı ediyor. Modern tıpta devam etmekte olan ırka dayalı kategorizasyon safsatasıyla ilgili daha fazla bilgiyi buradan alabilirsiniz.

 

Sağlık sektöründeki ırkçılık ile ilgili bu gerçekleri ortaya çıkaran çok fazla bilimsel araştırma olsa da, siyahi Amerikanların başkalarının tecrübe ettikleri sağlık suistimallerini duymaları için tek yapması gereken, bir yemek masası etrafında aileleri ve arkadaşları ile bir araya gelmek...

 

Sağlık Hizmetlerindeki Irkçılığın Devamı
Her ne kadar siyahi kadınların çilesi sayesinde J. Marion Sims gibi araştırmacılar modern jinekolojideki merkezi keşifleri yapmayı başarmışlarsa da, günümüzde siyahi kadınlar, bu tıbbi gelişmelerden, beyaz kadınlarla aynı ölçüde yararlanamıyor. Örneğin siyahi kadınlar, jinekolojik kanserlerle ve doğumdan kaynaklanan olumsuz sonuçlarla ve ölümle, orantısız bir şekilde daha fazla yüzleşmek zorunda kalıyorlar.

Anne sağlığı ve ölüm istatistikleri siyahi kadınlar için akranlarından daha kötü durumda.

Kaynak:Getty Images

 

Ünlü tenis yıldızı Serena Williams, doğum yaptığında, sağlık sektöründe siyahi kadınlara karşı olan ilgisizliği bizzat deneyimledi. Doğumu sonrasında kendisini ilgisiz sağlık personellerine karşı savunmasaydı, aşırı kanamadan hayatını kaybetmiş olabilirdi.

 

Siyahi insanlar, sağlık sektöründeki bu ırkçılık geçmişinin ve ırkçılığın günümüzde hem bireysel hem de toplu olarak devam ettiğinin son derece farkındalar. Siyahi hastalar hakkındaki kalıplar, -üstü kapalı veya aleni önyargılar fark etmeksizin- bu hastaların aldıkları sağlık hizmeti ve bunların doğurduğu tıbbi sonuçları etkilemeye devam ediyor. Ankete katıldıklarında, siyahi Amerikanlar sağlık personellerinin kendilerine inanmadıklarını, ağrı kesici dahil, gerekli tedaviyi uygulamadıklarını ve sağlık problemlerinden kendilerini sorumlu tuttuklarını tekrar tekrar ifade ediyorlar. 

 

Irkçılık ile hastalık ve ölüm vakalarının artışı arasındaki ilişki, COVID-19 salgısı süresince de varlığını koruyor.

 

Bu Zorlukları Aşmak
COVID-19 aşıları hakkında devam eden güvensizlik meselesi de Birleşik Devletler'deki ırksal sağlık eşitsizliğinin en son göstergesidir.

 

Yine de ırksal COVID-19 sağlığı ve ölüm oranları arasındaki büyük uçurumu kapatmanın yolları var. Öteki türlü, siyah insanların aşılanma oranları, nüfus oranlarıyla karşılaştırıldığında yetersiz kalmaya devam edecektir.

 

Sağlık hizmetleri çalışanları ve politikacıların atacağı ilk önemli adım, bu sancılı geçmişi öğrenmek ve siyahi Amerikalıların karşı karşıya kaldığı sistematik ırklığını fark ederek, bu yönde stratejiler geliştirmek olacaktır. Benzer şekilde, bütün ülkelere düşen, kendi ülkelerindeki azınlıkların benzer geçmişlerinden haberdar olmak, bu sorunları kabullenmek ve bunlara yönelik dürüst, samimi ve bilimden gücünü alan adımlar atmaya başlamaktır.

 

Kaynak: EVRİM AĞACI

Kaynak: Editör:
 
Etiketler: Amerika, sağlık, sistemi, ırkçılığı, sürdürüyor,
Haber Videosu
Yorumlar
Ulusal Gazeteler
Bizim Gazete
Yazarlar
Alıntı Yazarlar
Anketler
Yeni haber sitemizi nasıl buldunuz ?
Anketler
Sitemizin çalışmalarını nasıl buldunuz ?
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
1
Trabzonspor
33
27
0
3
10
13
2
Hatayspor
26
23
3
2
8
13
3
Konyaspor
26
21
1
5
7
13
4
Alanyaspor
24
20
3
3
7
13
5
Fenerbahçe
23
19
4
2
7
13
6
Fatih Karagümrük
22
21
3
4
6
13
7
Başakşehir FK
21
20
6
0
7
13
8
Galatasaray
21
19
4
3
6
13
9
Beşiktaş
20
21
5
2
6
13
10
Adana Demirspor
19
20
4
4
5
13
11
Kayserispor
16
18
5
4
4
13
12
Altay
16
18
7
1
5
13
13
Antalyaspor
15
15
6
3
4
13
14
Gaziantep FK
15
14
6
3
4
13
15
Sivasspor
13
16
4
7
2
13
16
Giresunspor
13
8
6
4
3
13
17
Yeni Malatyaspor
12
12
9
0
4
13
18
Göztepe
10
12
7
4
2
13
19
Kasımpaşa
9
13
8
3
2
13
20
Çaykur Rizespor
7
11
10
1
2
13
Nöbetçi Eczane


Nöbetçi eczanlerle ilgili detaylı bilgi için lütfen tıklayın.

Arşiv
Modül 1
Haber Yazılımı