19 Ekim 2018 Cuma

ALDANMAK VE ALDATILMAK

Çağrı DERİNDERE

Çağrı DERİNDERE

E-Posta :

Aldatılmak deyince aklımıza hep sevgide ihanet gelir. Aldatılmak, sevgilinin kendisini delice sevene karşı arkasından çevirdiği dolaplar ya da ondan menfaatini sürdürebilmek için onu kendi çıkarları doğrultusunda kullandığı gelir veya nedense biz hep böyle düşünür, böyle anlarız.

İhanet, affı mümkün olmayan suçtur. Bu sevgide, dostlukta ve devlette de böyledir. İhanet eden haindir ve bedelini çoğu zaman canıyla öder. Hele söz konusu vatan olunca affı yok, karşılığı ya ölüm ya da ölümdür.

Bu nedenledir ki suç, vatana, bayrağa, devlete ve millete karşı işlenmiş ise mutlak surette bunun bir bedelini ihanet eden ödemelidir. Ama ne yazık ki her şeyi yavaş yavaş sindirdiğimiz gibi, gündelik ve şahsi çıkarlarımız uğruna ihanetleri de görmezden gelmekteyiz.

Bakınız 21 Martta Diyarbakır Dağkapı Meydanında (AKP ve HDP’li belediye meclisi üyelerinin oy birliğiyle adı bir vatan haini ve isyancı olan, Şeyh Sait Meydanı olarak değiştirilmiştir.) yapılan, adına özgürlük, demokrasi ve barış dedikleri, nevruz bayramını da bahane ettikleri, cani örgüt lideri Apo’nun boy boy posterlerinin açılıp, mesajlarının okunduğu gösteride,

22 Martta İstanbul/Gazlıçeşme de ‘’ Meydana giderken biji Apo, Serok Apo sloganlarının İstanbul sokaklarını inlettiği’’ gösterilerde de hepiniz gösterebilen bir kanal bulduysanız izlemişsinizdir: bir tane bile Türk Bayrağı yoktu ve o meydan PKK paçavra ve posterleriyle süslüydü.

Selahattin Demirtaş’ın konuşmalarının bir danışıklı döğüş olduğunu anlamamak için Prof. Dr. İlber Ortaylı’nın dediği gibi maç seyircisi olmak gerekiyordu. Cumhurbaşkanının halkı on üç yıldır kandırdığı ve kendinin da kandırıldığı gibi, biri diğerinin kılına dokunmuyordu. Yoksa siz bunlara inandınız mı? Aslına bakarsanız AKP, HDP, KCK ve PKK aynı kişiler, aynı mantıktakiler. İnanmazsanız iktidar oldukları günden beri danışmanlarına bakın. Cumhurbaşkanı ile Başbakan arasındaki horoz döğüşüne de bakmayın. Nasıl olsa bu millet her şeyi, doğalgazlı evde! beş yüz kilo kömüre, dini bayramlarda iki koliye çok rahat sindiriyor.

Saygıdeğer Okuyucular

Bakınız, çok değil 19. Yüzyılda Osmanlı İmparatorluğu için de aynı şeyler söylenmiş, büyük ve güçlü bir devlettir bir şey olmaz diyerek tarihin derinliklerine gömülmüştür. Aynı mantık Türkiye için de geçerlidir. Büyük ve güçlü devletiz bir şey olmaz diye diye, hepimizin canlı şahidi olduğumuz otuz son on üç yılda teröre diz çökmüş durumdayız ve sebebi de bu halk. Barış, demokrasi, insan hakları, analar ağlamasın masalını ne de güzel yuttu. Yuttu çünkü bunlar her seçimde oylarını arttırdılar. Sonrada kendine aptal diyene kızıyorlar.

Hâl böyle olmakla birlikte yaklaşık on beş yıldır iktidar olanlar kandırıldım diyemez. Şayet öyleyse on dört yıldır siz milleti mi kandırdınız, bu millet kandırıldı. Bunun hesabını kim verecek? Ha diyebilirsiniz ki miller razı, zira 2001 yılından beri yapılan genel ve yerel seçimlerde hep tek başımıza iktidar olduk. O zaman Sayın İlber Ortaylı çok ama çok haklı. Zaten insanoğlu böyledir: her şeye baş kaldırmaz, bey efendi dersin kızar da anasına söversin aldırmaz.

Ama yine de umudumuz o ki, Çanakkale ruhu bu millettin bir kısmında! Olduğu sürece bu vatanı bölmeye kimsenin gücü yetmeyecektir.  Velev ki yetti: o zaman da bu millet Filistinliler gibi olmaya mahkûm olup, şikâyet hakkı yoktur.

Bakınız, PKK ve siyasi uzantıları, barış, demokrasi, insan hakları diyor, ülke bölünmez diyor. Ama her toplantılarında bölücü Apo’nun posteri açılıp, Türk Bayrağı yerine PKK paçavraları dalgalandırılıyor, her ferdinin her hareketi bölücü, askerin, polisin, sivilin öldürülüyor, halkın parasıyla alınan belediye otobüsleri içindeki yolcuyla birlikte yakılıyor, hastanen, okulun, karakolun yakılıp yıkılıyor, Türk kanunları ve yargısı geçerli değil, burası Kürdistan deniliyor… Barış ve demokrasi bunun neresinde? İnanın okuyanlar pişman, insanın terörist olası geliyor. Zira teröristler itibar görüyor ve artık övünç vesilesi. Mahkemeler hangi davacının ayağına gidiyor?

Artık moda: NE MUTLU KÜRDÜM DİYENE, kahrolsun Türkler!


23 Mart 2015 Pazartesi 09:36
Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

ÜLKE GÜNDEMİ

MİT ve Emniyet’e UYAP yetkisi

Komisyonda, güvenlik soruşturmasıyla ilgili maddede değişiklik yapıldı.

Yükselme sınavında Süleymancı torpili

Şırnak Üniversitesi’nde yapılan Görevde Yükselme Sınavı mülakatlarında kimi adaylara tarikat bağı

Kadınlar nafaka almak için mi evleniyor?

Yazılı bir açıklama yapan Mor Çatı Kadın Sığınağı Vakfı "Son günlerde kamuoyunda mevcut nafaka

Papaz Brunson'ı bırak Hasan Mezarcı'ya bak

Medyanın kendisine yer vermediğini ileri süren Hasan Mezarcı, "Bu ilâhî medya yayınları kıyamete kadar artarak

Devlet krizin farkında değil

Hükümetin yaptığı ‘tasarruf’ açıklamaları bütçeye yansımadı. ‘Mal ve Hizmet Alımları’ için

Örtülü harcama 1.3 milyarı aştı

Örtülü ödenek harcamalarının büyük bölümünün 24 Haziran seçimlerinden önce yapılması dikkat çekti.

İSTANBUL - HAVA DURUMU

ISTANBUL