26 Eylül 2020 Cumartesi

Sonunda bu düdüklü tencere patlar

sonunda-bu-duduklu-tencere-patlar

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Faik Öztrak, “Bankacılık Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi” hakkında TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda yaptığı konuşmada "Ben açık söylüyorum, işleri bu şekilde götürdüğünüz zaman sonunda bu düdüklü tencere patlar. Bu düdüklü tencere patladığında da hepimizin altında kaldığını, biz bundan önce ki krizlerin hepsinde gördük."dedi
12 Şubat 2020 Çarşamba 20:32

  CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Faik Öztrak, “Bankacılık Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi” hakkında TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda yaptığı konuşmada özetle şunları söyledi:


Finans piyasasında çok ilginç günlerden geçiyoruz. Aslında sistemik risklere karşı düzenleyici denetleyici bir çerçevemiz var. Bağımsız kurumlarımız var. Fakat siyaset bugün finans piyasalarının günlük işleyişine ciddi şekilde müdahale ediyor. Örnek, kuruluş aşamasında Başkan Yardımcısı olduğum, bağımsız bir kurum olması gereken Bankacılık Düzenleme Denetleme Kurumu’yla (BDDK) ilgili teklifin ilgili maddesinde diyor ki: “Genel müdür ve genel müdür yardımcılığına atanacaklar ilgili şartları taşıdıklarına dair belgeleri teslim ederler. BDDK buna yedi gün içinde bakar, yedi gün içinde itiraz ederse gerekli önlem banka tarafından alınır, etmezse o zaman bu atama yapılır.”


BDDK’NIN TETİKÇİ OLARAK KULLANILDIĞINI GÖSTERİYOR

Fakat uygulamada yedi günün sonuna geldiğinde BDDK beğenmediği kişilerle ilgili bir mektup gönderiyor ve “İncelemelerimiz devam ediyor” diyor. Ben size bankacılık camiasında konuşulanı söyleyeyim: “İdeolojik olarak iktidara yakın olanlara ‘tamam’ deniyor, öbürlerine denmiyor.” Burada çok ciddi bir problem var. Bu, bağımsız bir kurul olması gereken BDDK’nın tetikçi olarak kullanıldığını gösteriyor.


BAKAN KONUŞUYOR, REKABET KURUMU HAREKETE GEÇİYOR



İkincisi, Rekabet Kurumu. 20 Ocak 2019’da Sayın Bakan çıktı, “Özel bankaların faiz indiriminde yeterince başarılı olmadıklarını görüyorum. Kamu bankaları faiz indirimlerinde başarılı, özel bankalar başarısız” dedi. Eş zamanlı olarak Rekabet Kurumu’nun denetçileri, bazı bankaların genel müdürlerinin ve genel müdür yardımcılarının bilgisayarlarına el koymaya başladı. Ne arıyorlar? Şu laflara bakıyorlar: “Döviz, swap, takas” bunların geçtiği yerlerde nasıl yazışmalar yapılmış… söylenen bu. Şimdi, bu neyin nesi? Rekabet Kurumu da bağımsız bir kurum ama tetikçi hâline getirilmiş. Şunu açıkça söyleyeyim: Bağımsız kurulları bu şekilde kullanmaya başladığınız andan itibaren sistemik riski önlemeyi bırakın, sistemik riski artırmaya başlarsınız.


DÖVİZ KURUNU TUTMAK İÇİN 4 MİLYAR DOLAR SATILDI

Yine bir başka olay: Hazine açıklama yapıyor, diyor ki: “Bir günde 4 milyar dolar borçlandık. Bu, rekor.” Ertesi gün kamu bankaları 4 milyar dolar satıyor. Neden? Türk Lirası 6 lirayı geçmesin diye. Yüzde kaç faizle bu borcu aldınız? Yüzde 4,45 ile 5,45 arasında aldınız ve bir günde 4 milyar dolar para gitti. Niye bunu yapıyorsunuz? Aslında Türk lirasını tutabilmek için yapıyorsunuz. Tutabildiniz mi? Tutamadınız. O zaman ne oldu? Hafta sonunda swap limitlerini düşürdünüz, bu sefer swap limitleriyle oynadınız. Evet, swap limitleriyle oynamanın bir tarafında spekülatörlerle mücadele var ama öbür tarafında bir başka şey daha var: Türk lirası riski almak istemeyip de belli kontratlara girip bu ülkeye döviz getirenlerin de kafasını karıştırdınız, ürküttünüz, önümüzdeki dönemde yatırımcıların Türkiye'ye gelmesiyle ilgili çok ciddi sorunlar yarattınız.


BU YOLUN SONU YOK

Ekonominin kararlarla, kararnamelerle, kanunlarla bir şekilde günlük işleyişine müdahalenin önünü açıyoruz. Bunun sonu yok. Bugün buraya gelen yasa teklifine baktığım zaman, burada tabii Basel kurallarına uymayı sağlayacak olan birtakım düzenlemeler var. Bunlar doğru ama onun yanında benim anlamakta zorluk çektiğim başka düzenlemeler de var. Mesela, Türkiye Varlık Fonu’nun borçlanma limitlerinin kaldırılması. Türkiye Varlık Fonu’na biz baştan beri “Paralel hazinedir” diyoruz. Şimdi, hiçbir borçlanma limitine tabi olmadan Türkiye Varlık Fonu yani “paralel hazine” borçlanacak. Ne oldu mali disiplin? Nerede mali disiplin?


YARATICI OLMAK LAZIM AMA SİSTEMİK RİSK OLUŞTURMADAN

Teklifle “proje finansman fonu” diye bir fon getiriliyor. Tamam, yatırımların finansmanı için, altyapı yatırımlarının finansmanı için biraz yaratıcı olmak lazım, araç getirmek lazım ama bunun sistemik risk yaratmaması lazım. Bir bakıyorsun, diyorsunuz ki “Bu projelerle ilgili kâğıt ihraç ederseniz, bu projelere hiçbir şekilde dokunamazsınız, bu projenin tamamlanma süresi boyunca.”


TÜRKİYE’YE KUZEY KORE GÖMLEĞİ GİYDİRMEYİN

Şimdi, bir başka önemli düzenleme, bu manipülatif ve yanıltıcı işlemlerle ilgili madde. Baş kısmı gayet güzel yazılmış, Avrupa Birliği normlarına göre tanımlıyor ama sonuna bir şey eklenmiş: “Neyin suç olup neyin suç olmadığını BDDK belirler” diyor. Oysa, suç ve ceza yasayla belirlenir. BDDK’nın suç belirlemek gibi bir yetkisi olamaz. Bu olduğu zaman, bugün zaten belli noktalarda kullanılan BDDK, açıkçası sıkıntılı bir izlenim verir. Lütfen, Türkiye 'ye Kuzey Kore gömleği giydirmeyin. Emir komutayla işleyen piyasa ekonomisi olmaz. Tabii ki güçlü bir düzenleyici, denetleyici çerçeve olacak. Fakat hatayı siz yapacaksınız, krizi çıkaracaksınız ama kefaretini ödemek istemeyip günlük birtakım kararnamelerle işi düzeltmeye çalışacaksınız.


TENCERE PATLAR, HEPİMİZ ALTINDA KALIRIZ

Bölük pörçük iş yapmayın. Buradan Hazine ve Maliye Bakanı’na sesleniyorum, bürokratları burada, kendisine iletin: Aslında buraya bu kanunu falan getirmeye gerek yok. Türkiye'de neyi düzenlemeye çalıştıkları belli; hem faizi düşük tutmaya çalışıyorlar hem de dövizi baskı altına alarak Türk Lirası değer kaybetmesin istiyorlar. O halde Sayın Bakanın emrinde kambiyo mevzuatı duruyor, hodri meydan, getirin sermaye kısıtlamalarını. Getirebiliyor musunuz? Ondan sonra da bu ülkeyi idare etmeye kalkın. Ben açık söylüyorum, işleri bu şekilde götürdüğünüz zaman sonunda bu düdüklü tencere patlar. Bu düdüklü tencere patladığında da hepimizin altında kaldığını, biz bundan önce ki krizlerin hepsinde gördük.



Haber okunma sayısı: 182

Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

DİĞER HABERLER

altundan-pelosiye-tepki

Altun’dan Pelosi’ye tepki

25 Eylül 2020 Cuma 20:42
bu-apacik-bir-intikam-operasyonudur

Bu apaçık bir intikam operasyonudur

25 Eylül 2020 Cuma 18:37
abd-dunya-halklarina-kan-getirdi

ABD dünya halklarına kan getirdi

25 Eylül 2020 Cuma 16:39
tek-parti-saltanati

Tek parti saltanatı

25 Eylül 2020 Cuma 10:56
turkiye-haklarindan-vazgecmeyecek

Türkiye haklarından vazgeçmeyecek

24 Eylül 2020 Perşembe 21:59

ÜLKE GÜNDEMİ

Tek soruluk mülakatta elendi

Adalet Bakanlığı’nın yaptığı hâkimlik sınavında 18 bin 887 kişi arasında 91 puan ile 96’ıncı olarak

Mansur Yavaş'tan çocuklara eğitim desteği

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, pandemi nedeniyle uzaktan eğitim görmesi gereken ancak

Tarikatlar İnönü devrinde patladı

“Sorunlara Sistemik Çözümler” programında konuşan Muhammed Taha Gergerlioğlu “Tarikatlar İnönü devrinde

İstanbul'un depremle gelen kıyametleri

Depremler, hiç kuşkusuz tabi afetlerin en tehlikeli ve yıkıcı olanıdır. Şiddetine göre can ve mal kaybına

MHP’linin torpil teklifi sonuç vermedi

MHP İstanbul Milletvekili Cemal Çetin’in Adalet Bakanı Abdülhamit Gül’den istediği torpil sonuçsuz kaldı.

Bütün sol örgütler çapsız adamların eline kaldı

“Acaba Öyle Mi?” programında konuşan gazeteci Ümit Zileli “71 darbesinden sonra bir CHP’li profesörü,

İSTANBUL - HAVA DURUMU

ISTANBUL