07 Temmuz 2020 Salı

Minik ortak %3 oyları olduğunu iddia ediyor

minik-ortak-3-oylari-oldugunu-iddia-ediyor

Cumhur İttika'nın minik ortağı Büyük Birlik partisi Genel Başkanı Mustafa Destici Habertürk Tv ekranlarında Kübra Par'ın sunuculuğunu yaptığı ''Açık ve Net'' programına konuk olarak ittifaklar, BBP'nin seçimlere etkisi ve oyu, hazırlanan teklifler, yeni partiler gibi birçok konuya dair açıklamalarda bulundu.
01 Haziran 2020 Pazartesi 19:28

  Koronavirüs'e yakalanan danışmanı Tolga Aral ve ailesine de geçmiş olsun dileklerini ileten Destici, Türkiye'nin bu süreçte ki başarısından ötürü de tüm sağlık çalışanlarına ve yetkililere teşekkür ederken, tedavi sürecinde hiçbir ayrım yapılmadan tüm vatandaşlarımıza aynı hizmetin sunulduğunu söyledi. 

 

''AYASOFYA'NIN İBADETE AÇILMASINA HİÇBİR ENGEL YOK''

İstanbul'un Fethi'nin 567. yılı nedeniyle konuşan Destici ''Öncelikle Diyarbakır Bağlar'da açılan ateş sonucu şehit olan polisimiz Atakan Arslan'a ve diğer şehitlerimize Allah'tan rahmet diliyorum. Öte yandan dün biliyorsunuz İstanbul'un Fethinin 567. yıldönümünü büyük bir coşkuyla kutladık. Ben Fatih Sultan Mehmet Han başta olmak üzere bu fetihte emeği olan ecdadımızı rahmetle anıyorum. Ayasofya'da Fetih Suresi okunması gerçekten hepimizi duygulandırdı. Ama bizim beklentimiz Fatih Sultan Mehmet Han'ın mirasına da sahip çıkarak ibadete açılmasıdır. İznikte de bir Ayasofya camisi var. Aslında herkesin görmesi lazım. Geçtiğimiz yaz ben ailemle birlikte özellikle ziyaret ettim. Orada da bir Ayasofya camisi var. Konsüllerin toplantığı mekan olarak da biliniyor. Orası da çok uzun süre kapalı kalmıştı. Daha sonra bu iktidar döneminde açıldı. Zamanında Süleyman Demirel gittiğinde oradaki vatandaşlar ''Burayı açın'' diyor. O da sus işareti yapıyor. Hiç oralı olmuyor ama bu dönemde açıldı. Aynı şartlar orada da var. Ve dolayısıyla da cami olarak hizmet vermesinde bunlar engel değil. İstanbul fetih olunmuş bir şehirdir ve Fatih'in vasiyeti vardır. Bize düşen bir müslüman olarak, ecdadımıza karşı görevimizi yerine getirmek boynumuzun borcudur. Bu tür yapıların camiye dönüştürüldükten sonra yeniden müze yapılması fethin ağırlığını da almaktadır. Çünkü bu yapılar aynı zamanda bir sahiplenme iddiasını da ortaya koyar. Bakınız, Lozan Barış Antlaşmasında Yunanistan Edirne'yi de talep ediyor. Edirneyi de talep ettiğinde İngiliz Elçisinin verdiği bir cevap var. Diyor ki '' Tamam. Edirneyi size verelim de Selimiye'yi nereye koyacağız diyor. Dolayısıyla da bizim bu tür yapıları yüzde yüz sahiplenip kazandırıldığı haliyle devam etmesi gerekir. '' şeklindeki ifadeleriyle Ayasoya'nın ibadete açılması gerektiğini savundu. 

 



ABD'de de Gearge Floyes isimli siyahi bir kişinin öldürülmesi neticesinde yaşanan olaylarla ilgili de konuşan Destici '' Polis tarafından bir zenci vatandaş öldürüldü. Irkçılığın her türlüsünü reddediyorum. Ve oradakilere bakarak, bizim polisimize de ne kadar teşekkür etsek az diyorum. '' dedi. 

 

''DEMOKRATİK BİR SEÇİM VE SİYASİ PARTİLER KANUNU YAPMALIYIZ''

Siyasi partiler kanununda bir değişiklik yapılması ihtimalinin sorulması üzerine de yorumda bulunan Destici '' Biz Türkiye'de siyasi partiler kanununun mutlaka değiştirilmesi gerektiğini savunuyoruz. 1950'ye kadar CHP çoğunluk sistemini savunuyor. Çünkü işine geliyor. Bir seçim çevresinde bir oy fazla alan bütün milletvekillerini çıkarıyor. Düşünün ki İstanbul'da 98 milletvekili seçiliyor. 1 oy fazla alan 98'ini de alıyor. Şimdi o sistem öyleydi. Demokrat Parti de buna itiraz ediyordu. 1950'de Demokrat Parti geldi. Bu sefer Demokrat Partinin işine geldi. 1960'a kadar onlar da bundan vazgeçmedi. Daha sonra, Türkiye nisbi sisteme geçti. Hatta milli bakiye sistemi bana göre en demokratik olanıdır. Bir oy bile boşa gitmiyor. 

 

1980 darbesine kadar o uygulandı ve seçime girmeye hak kazanan tüm partiler mecliste temsil edildiler. 1980 darbesinden sonra bu değiştirildi. Darbe anayasasının ürünü bir seçim kanunu ve seçim sistemi var. Yüzde 10 seçim barajı var. 1980 sonrasına baktığımızda Anap bunu değiştirmedi. Fakat Anavatan'a sorsanız değişsin der. Refah değiştirmedi. Ama hep baraj altı kaldıklarında bundan şikayetçi oldular. Hazine yardımı daha önce %7 oy alan partilere veriliyordu. Şimdi %3'e düştü. Ama Seçim yardımı var. Orada da bir adaletsizlik var. Sadece hazine yardımı alana veriliyor. Biz 1 TL bile seçim yardımı almadan siyaset yapıyoruz. Halbuki şuan Türkiye'de 5 partiye 1 Milyar yani 900 Trilyonun üzerinde seçim yardımı yapılıyor. Üstelik HDP gibi terörle bağlantısı bilinen bir parti de bu yardımı alıyor. Her sene ve seçimlerde de alıyor. Bunların düzeltilmesi lazım. Siyasi partiler ve seçim kanunlarının demokratikleştirilmesi lazım. Ama vekil transferlerine baktığınızda, şimdi ben de etik ve ahlaki bulmuyorum. Güneş Motel hadisesi hala hafızalarımızda. 40 yıl geçti hala bunu konuşuyoruz.

 

Demek ki bu millet tarafından kabul görmemiş kınanmış bir durum olarak ortaya çıkıyor. CHP bunu İyi Partiyi çok sevdiği için yapmadı. Kendisine destek verecek bir güç arıyor. Burada da İyi Parti'yi gördü ve üstelik ağlayarak gitti o vekiller. Peki kendi çizgisinde olan DSP'ye neden vermiyor? Bu sadece demokrasi ve milli iradenin meclise yansıması içinse o zaman aynı şartlardaki DSP'ye neden vermedin? Çünkü DSP kendisinden oy alacak. Halbu ki İyi Parti sağ taraftan oy alacağı düşüncesiyle bu girişimde bulundular diye düşünüyorum. Bunu da çok doğru bulmadığımı ifade edeyim.

 

Deva ve Gelecek partileri için de böyle birşey yapabileceğini Kemal bey açıkladı. Şimdi ben bir kere buna gerek olacağını düşünmüyorum çünkü seçime üç yıl var ve bu üç yıl içinde ben inanıyorum ki Deva ve Gelecek partisi de teşkilatlarını kurar var bunlara gerek kalmaz. Arada bir de vekil transferleri var. Seçiliyor bir ay sonra partisini değiştiriyor başka bir partiye geçiyor. Biz mesela kendi kimliğimizle partimizin amblemiyle ittifak yaptık ve meclise girdik. Bu konularla ilgili birkaç madde üzerinde çalışma yapılıyor. Bir tanesi seçildikten sonra 1 yıl hiçbir milletvekilinin parti değiştirmemesi yönünde. Bir ikincisi de seçimlere 1 yıl kalmışsa başka bir partiye geçemeyecek. Mecliste bulunan bütün partiler bir araya gelerek bir siyasi partiler ve seçim yasası yapmak zorundayız. Şöyle olursa ben bunu doğru bulmam. Yani sadece bir seçimlik, partiler kendi siyasi geleceklerini hesaplayarak bir siyasi partiler yasasında değişiklik yapmak isterlerse bu doğru olmaz. Burada yapılması gereken tam demokratik kalıcı bir çalışmadır. Hem temsilde adaleti sağlamamız, hem de yönetimde istikrarı sağlamamız lazım, hem de siyasetin, milletvekillerinin itibarını korumamız lazım. Bu yeni sistem temsilde adaleti ve yönetimde istikrarı sağladı. Aksayan yönler var. Elbette bunları gidermek de boynumuzun borcu. '' ifadelerini kullanarak Türkiye'nin demokratik bir siyasi partiler kanununa ihtiyaç duyduğunu söyledi. 

 

''SEÇİM BARAJI KALDIRILMALI''

Türkiye'de uygulanan seçim barajına ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Destici '' Türkiye'de seçim barajı sıfır olmalı. Büüyük Birlik Partisi kurulduğundan beri bunu söylüyor. Hazine yardımı da seçim yardımı da birbirinden ayrılmalı. Seçime katılan tüm partilere aldığı oya göre, dağıtılmalı.'' şeklinde konuşarak yardımlar konusunu da gündeme getirdi. 

 

''üLKENİN ERKEN SEÇİME DEĞİL NORMALLEŞMEYE İHTİYACI VAR ''

Erken seçim sorusunu da yanıtlayan Mustafa Destici '' Ben bir erken seçim beklemiyorum. Hangi siyasi partiye gitseniz, sorsanız biz seçime hazırız der. Ama millet seçime hazır mı? Bana göre ülkenin şuan bir seçime ihtiyacı yok. Zaten bir Koronavirüs salgınıyla mücadele halindeyiz. Önce bir normalleşmemiz lazım. Ülkemizin ve milletimizin yaralarını sarması lazım. Milletin gündeminde seçim olmadığını düşünüyorum. Bu üç yıllık süreci bir tamir ve onarma olarak değerlendirileceğini ve seçimlerin de zamanında yapılacağını düşünüyorum. Peki neden seçimlerin erkene alınması bu kadar tartışılıyor? diye sorarsanız. Özellikle cumhur ittifakı karşısındaki partilerin Koronavirüsle mücadeleyi gölgelemek adına gündemi değiştirmek olarak görüyorum. Ama seçim olsa da olmasa da seçim kanunu ve siyasi partiler yasamızı demokratikleştirmemiz lazım. Hukukun üstünlüğünü hakim kılmamız lazım.'' ifadelerini kullandı.

 

''CUMHUR İTTİFAKINA DAVETLE GİRMEDİK''

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın kendi süresinden ödün vererek seçime gitme ihtimali yok mdur şeklindeki soruya da yanıt veren Destici '' Sayın Cumhurbaşkanının siyasete girdikten sonraki süreçte hep tavrı seçimlerin zamanında yapılmasından yana olmuştur. Burada istisnalar 2007 E-Muhtıra verilince seçime gidilmek zorunda kalınmıştır. Hakeza 2016 yılındaki darbe girişimi sonrası elbette ki sistemini değiştirmesi gerekiyordu. Cumhur ittifakı da o süreçte sokakta kuruldu. Mesela biz kimsenin davetlisi olarak gitmedik cumhur ittifakına. Biz milleti ve ülkeyi önceleyerek cumhur ittifakında yer aldık ve destekledik. Yerel seçimlerde güneydoğu ve doğu başta olmak üzere bütün şehirlerde destekledik. Büyük Birlik Partisi hem genel hem de yerel seçimlerde bu anlamda fedakarlık yaptı. Biz fedakarlığı başka bir parti için değil, ülkemiz, devletimiz ve milletimiz için yaptık. Yine Büyük Birlik Partisi fedakarlık yapar. Çünkü varoluş felsefesi bu.'' şeklinde konuşarak partisinin cumhur ittifakına olan desteğine açıklık getirdi. 

 

''BBP'yi HERKES YANINDA GÖRMEK İSTER''

Bayram'da bütün siyasi partilerle bayramlaşılması nedeniyle BBP'yi tebrik eden sunucu Kübra Par'ın Büyük Birlik Partisinin %2 civarında bir oyla kilit parti olduğunu vurgulayarak sorduğu bugünden olası seçimde cumhur ittifakında ya da diğer ittifaklarda yer alacağız der misiniz şeklindeki sorusuna da yanıt veren Destici ''Büyük Birlik Partisini tüm ittifaklar yanında görmek isterler. Ben bunu 2018 seçimleri öncesinde de gördüm. Ama biz hala şu kanaatteyiz. 15 Temmuz darbe girişiminin etkilerinin sürdüğünü, sürecin devam ettiğini görüyoruz. 15 Temmuz sonrası devletin bekası, milletin istiklali ve istikbaline yönelik bu girişime karşı çok net bir duruş ortaya koymuştur. Bu duruşumuzu da devam ettiriyoruz. Bu noktada da cumhur ittifakını çok önemsiyoruz. Bazı çevrelerin cumhur ittifakını 2 partiye daraltma gibi bir takım heves ve girişim içinde olduklarını görüyor ve doğru bulmuyorum. Bu ittifakın daraltılması değil genişletilmesi lazım. Partilerle ilişkiye gelince, biz terörün devamı olan bir partiyle ilişki kuramayız. Buradaki duruşumuz da bundan kaynaklanmaktadır. Sadece kamuoyu önünde değil, mecliste de her noktada aynı duruşu sergiliyorum. Malazgirtte 3 oyla kazanmış Ak Parti. Biz aday koysak orada, Ankaradan aday koysak seçimi HDP alır. Diğer partiler bu hassasiyeti göstermedi. İlişkilere gelecek olursak da, HDP dışındaki bütün partilerimizin genel başkanlarıyla diyalog kuruyoruz, konuşuyoruz. İçlerinde diyaloğa kapalı olan yok mu illa ki var. Ama onları istisna tutuyorum. Partilerimiz içinde de bunun olması lazım. Çünkü biz hepimiz Türkiye için varız. Türk milleti için siyaset yapıyoruz. Bunu kimsenin unutmaması lazım. Hepimizin Osman Gazi'nin Orhan Gazi'ye vasiyetini unutmamamız lazım.'' şeklinde konuştu. 

 

'' BBP SEÇİMLERE KENDİ İSİM VE AMBLEMİYLE KATILACAK''

Cumhur ittifakından yana tavır koyulduğu yorumunu yapan Sunucu Kübra Par'a cevap veren Mustafa Destici '' Büyük Birlik Partisi seçimlerde ittifakın diğer yönüyle de kendi adı ve amblemiyle yer alacaktır. Bizim tercihimiz cumhur ittifakında kendi adı ve amblemiyle olmasıdır. Büyük Birlik Partisine karşı kamuoyunda bir perdeleme var. Örneğin bir ankette partimizi diğer içine koyuyorlar. Ama aynı ankette Ak Parti ve Mhp oyları %42,65 iken üçlü ittifakta %45.90 oluyor. Demek ki Büyük Birlik Partisinin buraya %3 gibi bir katkısı var. Aslında Büyük Birlik Partisine yer vermek istemeyen anket firması bile %3 puanlık bir katkı sağladığını kabul ediyor. Onun için Büyük Birlik Partisini hiç kimse yok sayamaz ve saymıyor da zaten.'' diyerek partisinin seçimlere kendi isim ve amblemiyle gireceğini açıkladı. 

 

''HER TÜRLÜ TERÖR VE ŞİDDETE KARŞIYIZ''

Son günlerde kiliselere saldırı ve Hrant Dink vakfına tehdit mektubu gönderilmesine ilişkin de açıklamalarda bulunan Destici ''Bu topraklar çok farklı medeniyetlere ev sahipliği yapmış. Ben Eskişehir Sivrihisarlıyım. Benim köyüm Selçuklu köyü. Bin sene önce bizim o topraklarda biraz yukarımızda farklı medeniyetler var. Şuanda ortaya çıkıyor. Sivrihisar bir medeniyetler şehri. Anadolunun her tarınfa bunlar var. Osman Gazi'nin Orhan Gazi'ye vasiyetinde de bu var; İnancından, düşüncesinden dolayı hiç kimseye bırakın saldırmayı, tehdit etmeyi kaş bile kaldıramazsınız. Elbette kınıyorum yaşananları. Terör ve şiddet kimden gelirse gelsin karşısındayız. Özellikle azınlıkların haklarını garanti altına alırsanız orada demokrasi olur. Hem kiliseleri yapılan saldırıları hem de Hrant Dink vakfına yapılan saldırıyı kınıyorum. Rakel hanıma da geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum.'' şeklinde konuşarak son günlerde yapılan çirkin saldırılara karşı da tavrını ortaya koydu. 

 

''HAK MAĞDURLARININ YANINDA OLACAĞIZ''

Doğu Türkistan, EYT ve Piktesli Öğretmenler konularını da unutmayan Mustafa Destici '' Doğu Türkistan'da zulüm hala devam ediyor. Türkiyenin burada mutlaka sesini yükseltmesi lazım. Bir örnek vereyim burada bir profesör ama ailesi orada olduğu için terörist diye içeriye atılıyor. ABD temsilciler meclisinin aldığı kararın daha ağırını Türkiye almalı. Emeklilikte yaşa takılanlarımız var. İlk imkan yakaladığımızda konuyu gündeme getireceğim. Burada bir hak mağduriyeti var. Diğer konumuz da Piktes Öğretmenleri. Suriyeli çocukları eğiten öğretmenlerimiz. Aynı KPSS'ye girmişler, puan almışlar, atanmışlar. Ama maalesef kadroları yok. Bu süreç bittikten sonra ne olacaklar? Kadroya alınmaları lazım. Bunların düzeltilmesi lazım.'' ifadelerini kullanarak hak mağduriyetlerini de bir kez daha gündeme getirdi.



Haber okunma sayısı: 62

Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

DİĞER HABERLER

chpde-kurultay-ertelendi

CHP'de kurultay ertelendi

07 Temmuz 2020 Salı 01:02
aldatilma-kotaniz-doldu

Aldatılma kotanız doldu

06 Temmuz 2020 Pazartesi 20:23

ÜLKE GÜNDEMİ

Dervişoğlu'ndan AKP'li Tosun'a sert kapak

İYİ Parti Grup Başkanvekili Müsavat Dervişoğlu, AKP eski milletvekili Resul Tosun ile canlı yayında tartışma

'Meclis dizi izleme değil çalışma yeri' demişti

TBMM'deki Netflix erişim engelini "Meclis dizi izleme yeri değil,çalışma yeri" sözleriyle savunan AKP'li Rümeysa

HKP Hamza Yerlikaya'nın peşini bırakmıyor

Halkın Kurtuluş Partisi (HKP) avukatları, Cumhurbaşkanı Başdanışmanı, Bakan Yardımcısı Hamza Yerlikaya'nın

Tek adam rejimiyle birlikte totalitarizme gidiyoruz

İYİ Parti Aydın Milletvekili Aydın Adnan Sezgin, barolara ilişkin düzenlemeye hiçbir demokratik hukuk devletinde

Barajın adı var, kendisi yok

2017’de törenle temeli atılan ve 450 milyon liraya mal olacağı açıklanan Çankırı’daki Devrez Kızlaryolu

Bu cübbe için adalet istiyoruz

TBMM Adalet Komisyonunda, Avukatlık Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapan Kanun Teklifi'nin görüşmeleri

İSTANBUL - HAVA DURUMU

ISTANBUL