22 Kasım 2019 Cuma

Gericiler ne derse bakanlık onu yapıyor

gericiler-ne-derse-bakanlik-onu-yapiyor

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Bursa Milletvekili Lale Karabıyık yaptığı basın açıklaması ile Milli Eğitim Bakanlığı'nın artık toplumsal cinsiyet eşitliği konusunda “farkındalık” oluşturmayacağını gündeme getirdi.
12 Eylül 2019 Perşembe 20:39

 Yönetmeliğin 7.maddesinde bulunan “toplumsal cinsiyet eşitliği” ifadesinin madde metninden çıkarıldığını kaydeden CHP'li vekil, "Artık okullarda toplumsal cinsiyet eşitliği konusunda etkinlik yapılamayacak" dedi.

 

(MADDE 7 - (1) Eğitim kurumlarında öğrencilerde özgüven ve sorumluluk duygusu geliştirmek, öğrencileri şiddet ve zararlı alışkanlıklardan korumak, öğrencilere yeni ilgi alanları ve beceriler kazandırmak, öğrencilerin yeteneklerini sergilemesine imkân vermek, milli, manevi ve kültürel değerleri yaşatmak, yaygınlaştırmak ve bu değerlerin yeni nesillere aktarımını sağlamak, öğrencilerde gönüllülük bilincini özendirmek, engellilik, yaşlılık, insan ve çocuk hakları ile toplumsal cinsiyet eşitliği konularında farkındalık oluşturmak amacıyla bilimsel, sosyal, kültürel, sanatsal ve sportif alanlarda sosyal etkinlik çalışmaları yapılır.)

 

Türkiye'nin 1985 yılında CEDAW Kadına Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Ortadan Kaldırılması Sözleşmesi, 2011 yılında ise İstanbul Sözleşmesi Kadına Karşı Şiddetin ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Avrupa Konseyi Sözleşmesi’ni imzaladığını hatırlatan Karabıyık, "Bu sözleşmelerinde ve toplumsal muhalefetin etkisi ile MEB ve YÖK toplumsal cinsiyet eşitliğine duyarlı hareket etme konusunda adım atmak zorunda kaldılar. Ancak gelinen süreçte; cinsiyetçi ideolojilerinin gereği olarak toplumsal cinsiyet eşitliğini hedef alan; MEB ve üniversitelerin politikalarını belirleyen vesayet mekanizmalarının saldırıları daha da yoğunlaşmıştır. Bu vesayet mekanizmasını oluştura çeşitli tarikat ve cemaatlere yakın vakıf-dernekler, MEB’ in ve üniversitelerin politikalarını belirleyen temel aktörler haline gelmiştir" açıklamasında bulundu.



 

Milli Eğitim Bakanlığı Ortaöğretim Genel Müdürlüğü tarafından koordine edilen ‘Eğitimde Toplumsal Cinsiyet Eşitliğinin Geliştirilmesi Projesi’ (ETCEP) 'in ‘Yeniden yazmaya var mısın? sloganıyla yola çıkılarak; 2014 yılında başlatıldığını ifade eden Karabıyık, "Uygulama aşamasına geçilecek projenin Bakan Ziya Selçuk tarafından bir TV programında ‘Toplumsal cinsiyete dayalı okul projesini hayata geçireceğiz.’ açıklamasından sadece 2 gün sonra, vesayet mekanizmaları devreye girmiş, PROJE MEB tarafından iptal edilmiştir. MEB’ in yasağından hemen sonra YÖK ‘Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Projesi’nden vazgeçtiğini açıkladı. YÖK Başkanı toplumsal cinsiyet kavramının Türkiye’nin toplumsal değerleri ve kabulleriyle uygun olmadığını savundu ve tüm üniversite rektörlerine gönderilen toplumsal cinsiyet eşitliği tutum belgesini web sayfasından kaldırdı. Bu süreçte MEB mevzuattan ‘Toplumsal Cinsiyet Eşitliği’ kavramını temizlemeye başladı. 2019-2020 programında 26 hedef arasında yer alan toplumsal cinsiyet eşitliği bu hedefler arasından çıkarıldı. Ve bugün resmi gazetede yayınlanan yönetmelikle MEB Sosyal Hizmetler Yönetmeliği’nde yapılan değişiklikle ‘Toplumsal Cinsiyet Eşitliği’ni tüm etkinlik alanlarından çıkardı" sözleriyle konunun önemine dikkat çekti.

 

MEB, tarikat ve cemaatlere okullarda sosyal etkinlik yaptıracak…

 

Milli Eğitim Bakanlığı'nın 12/09/2019 tarihinde Sosyal Etkinlikler Yönetmeliğinde yaptığı değişiklik ile sivil toplum kuruluşlarının tüm eğitim kademelerinde okullara girmesinin önünü açtığını vurgulayan Lale Karabıyık, "Milli Eğitim Bakanlığı vakıf ve derneklere yetkilerini devretmesi nedeniyle eleştirilirken, Sosyal Etkinlikler Yönetmeliğinde yaptığı değişiklik ile tarikat, cemaat, vakıf ve derneklerin okullara girebilmesi için yeni bir kapı daha araladı. Yönetmeliğin 1 ve 2.maddesinde yapılan değişikliklerde kamu kurum kuruluşları, uluslararası kuruluşlar ve sivil toplum kuruluşlarının “her tür ve seviyedeki resmî ve özel örgün ve yaygın eğitim kurumlarında” sosyal etkinlik yapmasının önü açılmış oldu. Son yıllarda Milli Eğitim Bakanlığı vakıf ve derneklere yetkilerinin bir kısmını devretmesi ile gündeme gelmişti" şeklinde konuştu.

 

Açıklamasında bir yandan tarikat ve cemaatlere, okula giriş için yeni kapılar açılırken, MEB’in toplumsal cinsiyet eşitliği kavramına bile tahammül edemediği ortaya çıktı ifadelerine yer veren Karabıyık, "Daha önceki süreçlerde tarikat ve cemaatlere ait vakıf, dernekler üzerinden kurulan yurtlarda neler yaşandığı ortada. Aladağ’da, Karaman’da yaşananlar MEB’e ders olmamış. Protokoller çerçevesinde okullara giren vakıf ve dernekler bundan sonra elini kolunu sallaya sallaya okullara girecek. Yandaş okul müdürleri de buna engel olamayacak. Yönetmelik değişikliğinde gördüğümüz en önemli nokta, bu vakıf ve derneklerin yaygın ve örgün eğitim kapsamında her düzeyinde etkinlik yapabilecek olması. Yani 4 yaşındaki çocuğa da, 70 yaşındaki yurttaşa da ulaşmış olacaklar. Eğitimde Toplumsal Cinsiyet Eşitliğinin Geliştirilmesi Projesi’ni bir gazetenin olumsuz haberleri ile kaldıran MEB, tüm mevzuatta temizlik yapıyor. Yönetmelikte ile öğretmenler, toplumsal cinsiyet eşitliğinde farkındalık oluşturma hususunda faaliyet yapabiliyorlardı. Değişiklik ile bu etkinlikler artık yapılamayacak. Bu değişiklikler başkaca yeni uygulamaların Yönetmeliğin 7.maddesinde bulunan “toplumsal cinsiyet eşitliği” ifadesinin madde metninden çıkarıldığını kaydeden CHP'li vekil, "Artık okullarda toplumsal cinsiyet eşitliği konusunda etkinlik yapılamayacak" dedi.

 

(MADDE 7 - (1) Eğitim kurumlarında öğrencilerde özgüven ve sorumluluk duygusu geliştirmek, öğrencileri şiddet ve zararlı alışkanlıklardan korumak, öğrencilere yeni ilgi alanları ve beceriler kazandırmak, öğrencilerin yeteneklerini sergilemesine imkân vermek, milli, manevi ve kültürel değerleri yaşatmak, yaygınlaştırmak ve bu değerlerin yeni nesillere aktarımını sağlamak, öğrencilerde gönüllülük bilincini özendirmek, engellilik, yaşlılık, insan ve çocuk hakları ile toplumsal cinsiyet eşitliği konularında farkındalık oluşturmak amacıyla bilimsel, sosyal, kültürel, sanatsal ve sportif alanlarda sosyal etkinlik çalışmaları yapılır.)

 

Türkiye'nin 1985 yılında CEDAW Kadına Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Ortadan Kaldırılması Sözleşmesi, 2011 yılında ise İstanbul Sözleşmesi Kadına Karşı Şiddetin ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Avrupa Konseyi Sözleşmesi’ni imzaladığını hatırlatan Karabıyık, "Bu sözleşmelerinde ve toplumsal muhalefetin etkisi ile MEB ve YÖK toplumsal cinsiyet eşitliğine duyarlı hareket etme konusunda adım atmak zorunda kaldılar. Ancak gelinen süreçte; cinsiyetçi ideolojilerinin gereği olarak toplumsal cinsiyet eşitliğini hedef alan; MEB ve üniversitelerin politikalarını belirleyen vesayet mekanizmalarının saldırıları daha da yoğunlaşmıştır. Bu vesayet mekanizmasını oluştura çeşitli tarikat ve cemaatlere yakın vakıf-dernekler, MEB’ in ve üniversitelerin politikalarını belirleyen temel aktörler haline gelmiştir" açıklamasında bulundu.

 

Milli Eğitim Bakanlığı Ortaöğretim Genel Müdürlüğü tarafından koordine edilen ‘Eğitimde Toplumsal Cinsiyet Eşitliğinin Geliştirilmesi Projesi’ (ETCEP) 'in ‘Yeniden yazmaya var mısın? sloganıyla yola çıkılarak; 2014 yılında başlatıldığını ifade eden Karabıyık, "Uygulama aşamasına geçilecek projenin Bakan Ziya Selçuk tarafından bir TV programında ‘Toplumsal cinsiyete dayalı okul projesini hayata geçireceğiz.’ açıklamasından sadece 2 gün sonra, vesayet mekanizmaları devreye girmiş, PROJE MEB tarafından iptal edilmiştir. MEB’ in yasağından hemen sonra YÖK ‘Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Projesi’nden vazgeçtiğini açıkladı. YÖK Başkanı toplumsal cinsiyet kavramının Türkiye’nin toplumsal değerleri ve kabulleriyle uygun olmadığını savundu ve tüm üniversite rektörlerine gönderilen toplumsal cinsiyet eşitliği tutum belgesini web sayfasından kaldırdı. Bu süreçte MEB mevzuattan ‘Toplumsal Cinsiyet Eşitliği’ kavramını temizlemeye başladı. 2019-2020 programında 26 hedef arasında yer alan toplumsal cinsiyet eşitliği bu hedefler arasından çıkarıldı. Ve bugün resmi gazetede yayınlanan yönetmelikle MEB Sosyal Hizmetler Yönetmeliği’nde yapılan değişiklikle ‘Toplumsal Cinsiyet Eşitliği’ni tüm etkinlik alanlarından çıkardı" sözleriyle konunun önemine dikkat çekti.

 

MEB, tarikat ve cemaatlere okullarda sosyal etkinlik yaptıracak…

 

Milli Eğitim Bakanlığı'nın 12/09/2019 tarihinde Sosyal Etkinlikler Yönetmeliğinde yaptığı değişiklik ile sivil toplum kuruluşlarının tüm eğitim kademelerinde okullara girmesinin önünü açtığını vurgulayan Lale Karabıyık, "Milli Eğitim Bakanlığı vakıf ve derneklere yetkilerini devretmesi nedeniyle eleştirilirken, Sosyal Etkinlikler Yönetmeliğinde yaptığı değişiklik ile tarikat, cemaat, vakıf ve derneklerin okullara girebilmesi için yeni bir kapı daha araladı. Yönetmeliğin 1 ve 2.maddesinde yapılan değişikliklerde kamu kurum kuruluşları, uluslararası kuruluşlar ve sivil toplum kuruluşlarının “her tür ve seviyedeki resmî ve özel örgün ve yaygın eğitim kurumlarında” sosyal etkinlik yapmasının önü açılmış oldu. Son yıllarda Milli Eğitim Bakanlığı vakıf ve derneklere yetkilerinin bir kısmını devretmesi ile gündeme gelmişti" şeklinde konuştu.

 

Açıklamasında bir yandan tarikat ve cemaatlere, okula giriş için yeni kapılar açılırken, MEB’in toplumsal cinsiyet eşitliği kavramına bile tahammül edemediği ortaya çıktı ifadelerine yer veren Karabıyık, "Daha önceki süreçlerde tarikat ve cemaatlere ait vakıf, dernekler üzerinden kurulan yurtlarda neler yaşandığı ortada. Aladağ’da, Karaman’da yaşananlar MEB’e ders olmamış. Protokoller çerçevesinde okullara giren vakıf ve dernekler bundan sonra elini kolunu sallaya sallaya okullara girecek. Yandaş okul müdürleri de buna engel olamayacak. Yönetmelik değişikliğinde gördüğümüz en önemli nokta, bu vakıf ve derneklerin yaygın ve örgün eğitim kapsamında her düzeyinde etkinlik yapabilecek olması. Yani 4 yaşındaki çocuğa da, 70 yaşındaki yurttaşa da ulaşmış olacaklar. Eğitimde Toplumsal Cinsiyet Eşitliğinin Geliştirilmesi Projesi’ni bir gazetenin olumsuz haberleri ile kaldıran MEB, tüm mevzuatta temizlik yapıyor. Yönetmelikte ile öğretmenler, toplumsal cinsiyet eşitliğinde farkındalık oluşturma hususunda faaliyet yapabiliyorlardı. Değişiklik ile bu etkinlikler artık yapılamayacak. Bu değişiklikler başkaca yeni uygulamaların öncüsü  müdür? Toplumsal cinsiyet eşitliğinden neden bu kadar uzaklaşılır anlamak mümkün değil" sözleriyle açıklamasını tamamladı. 



Haber okunma sayısı: 61

Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

DİĞER HABERLER


ÜLKE GÜNDEMİ

EYT’liler yaşa değil AKP’ye takılıyor

HDP Sözcüsü Günay Kubilay, parti genel merkezinde yaptığı haftalık basın toplantısında gündemdeki

Değnekçi terörüne İBB’den yeni önlem!

İBB, İSPARK’ın mesai saatleri dışında, kent genelindeki açık otoparklarda vatandaşlardan parklanma adı

Gar katliamında gizli dosya skandalı!

Ankara’da 10 Ekim 2015’te 100 kişinin öldüğü Tren G arı katliamına ilişkin, savcılığın, 9 klasörlük

Cumhuriyet tarihinin en büyük fişlemesi

TBMM İçişleri Komisyonu’nda görüşülen Torba Kanun Teklifi ile derneklere, üyeleri ile üyeliği sona

MHP'den Rahmi Turan açıklaması

MHP Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın, Sözcü gazetesi yazarı Rahmi Turan'ın bugünkü yazısıyla ilgili

Halaçoğlu'ndan Osmanlı torununa belgeli cevap

Türk Tarih Kurumu eski Başkanı Yusuf Halaçoğlu, II. Abdülhamid'in torunu Kayıhan Osmanoğlu'nun hanedanlık

İSTANBUL - HAVA DURUMU

ISTANBUL