16 Ocak 2021 Cumartesi

Erdoğan ve Bahçeli çenelerini kapatsın

erdogan-ve-bahceli-cenelerini-kapatsin

CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, HDP'nin kapatılması çağrılarına ilişkin "Erdoğan ve Bahçeli'nin çenelerini kapatması halinde buna gerek kalmaz" ifadelerini kullandı.
13 Ocak 2021 Çarşamba 17:49

 Basın mensuplarına yönelik fiili hizmet zammı düzenlemesinin gazeteciler açısından büyük bir ayrımcılığa hizmet ettiğini savunan Engin Altay, "İnşallah bir aksilik olmazsa yarın Yüksek Mahkemeye intikal ettireceğiz, başvurumuzu yapacağız. Türkiye'deki bütün ulusal, yerel, uluslararası düzeyde bütün gazetecilere bildirmeyi, duyurmayı da bir görev sayıyoruz." diye konuştu.

Vatandaşların, Bakanlar Kurulu toplantılarından aş, iş, ekmek beklediğini ifade eden Altay, "Beyefendi öfke saçar, kin kusar. CHP ile yatar, CHP ile kalkar. Vatandaş da her Bakanlar Kurulu toplantısından sonra büyük bir hüsranla televizyonu kapatır, günlük hayatına döner." ifadelerini kullandı.

Altay, "2020'nin anayasa ve ekmeğin askıya alındığı bir yıl olarak kapatıldığını" öne sürerek, "Ülkede Anayasa askıda, Anayasa'ya uymayan bir yürütme, yürütmenin vesayetindeki yasama ve yargıyla Türkiye bir karanlığa götürülmeye çalışılıyor. Bunu dedim ya, 'Engin Altay da darbe imasında bulunuyor.' ya da 'Engin Altay terörist.' derler. Buna alıştık." ifadelerini kullandı.

Vatansever olduğunu dile getiren Altay, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın saygı görmek için Anayasa'ya uyması ve Anayasa'nın 103. maddesi çerçevesinde ettiği yemine sadık kalması gerektiğini söyledi. Altay, "Öfke saçmayacak, kin kusmayacaksın, ettiğin yemine sadık kalacaksın. Biz de yüzyıllık devlet tecrübemizle Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı'na hak ettiği saygıyı göstereceğiz. Nereden bileceğim senin ceketinin arkasında AK Parti rozeti mi Türk bayrağı mı olduğunu? Hangi rozetle, hangi şapkayla konuştuğunu nereden bileceğim? Kendisiyle ilgili söylenen her şeyi, bir insan darbeye ya da terörle iltisak ve irtibata bağlar mı?" sözlerini sarf etti.

CHP'li Altay, cumhurbaşkanlığı yemininin 3 temel özelliği bulunduğunu; Cumhurbaşkanının milletin huzuru, refahı ve mutluluğunu artırmak, devletin şan ve şerefini yüceltmek, milletin kayıtsız şartsız egemenliğini korumak için ant içtiğini anlattı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, yemindeki şartları yerine getirmediğini öne süren Altay, "Mal varlığında tehdit edildin, ben incindim. Buna meydan okumayarak mı sen bu devletin şan ve şerefini yücelteceksin? Ya da sahte diplomalı birini bir kamu bankasına genel müdür yaparak mı bu devletin şan ve şerefini yücelteceksin?" sorularını yöneltti.

Altay "kayyum" atamalarını hatırlatarak, bu şekilde milletin egemenliğinin kayıtsız şartsız nasıl korunacağını ve hak arayan herkesi "terörist" ilan ederek milletin huzurunun nasıl korunabileceğini de sordu.

Merkez Bankasının 128 milyar dolarlık rezervinin buharlaştığını, eski Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak'ın da kayıp olduğunu iddia eden Altay, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın bu duruma göz yumarak milletin refahını sağlayamayacağını söyledi.

İşçilere ücretsiz izin ödeneğinin günlük 47 liraya yükseltilmesini eleştiren Altay, "Çiftçinin traktörünü, ahırındaki ineğini haczederek; emekliye ve memura gerçek enflasyon oranı yerine resmi enflasyon oranında zam vererek milletin refahının nasıl sağlanabileceğini" de sordu.

CHP'li Altay, "28 milyon vatandaşı 5 aileye, 'beşli çete'ye, 20 kişiye, kurban ederek milletin refahını sağlayamazsın Erdoğan. Allah'tan kork, kuldan utan." dedi.

Ankara'daki kar yağışını anımsatan Altay, milletin sırtının açık, karnının aç olduğunu savunarak, "Bunları siyaset yapmak için söylüyorsam Allah belamı versin. Bunlar Türkiye'nin gerçekleri. Bir siyasetçi, muhalefet partisi milletvekili, CHP Grup Başkanvekili olarak bunları gündeme getirmezsem işimi yapmamış olurum." diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı, Keçiören'deki evine giderek, milletin halini ve derdini anlamaya çağıran Altay, "Sarayın penceresinde büyü var. Sarayın penceresinden milletin hali görünmüyor." ifadesini kullandı.

Erdoğan'ın, Avrupa Birliği büyükelçilerine hitabında "darbelerin geride kaldığını" söylediğini aktaran Altay, şunları söyledi:

"Boğaziçi Üniversitesinde müzikle gösteri yapan, en temel anayasal hakkını kullanan öğrencilere niye 'terörist' diyorsun? Öğrencilerin hepsi dışarıda. 45 öğrenci ve ailesinden özür dile. İstanbul İl Başkanımızdan, CHP'den özür dile. 'Sözde' lafını siyaset literatürüne sokan sensin. CHP Genel Başkanı'na 2 yıl önce 'Sözde Genel Başkan' diyen Erdoğan, sana sözde demeyiz, özde Cumhurbaşkanı ol, yemine sadık kal, çok samimiyim, yemine sadık kal, ben de 'Sayın Cumhurbaşkanım' diyeyim."

CHP Grup Başkanvekili Altay, Türkiye'de bugün "darbe simsarlığı" yapıldığını da öne sürdü.

Eski bir siyasetçinin sözleri nedeniyle HSK'nin bildiri yayımladığını, Milli Savunma Bakanlığı'nın sıcak siyasete bulaştığını iddia eden Altay, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'nun uzman çavuşların mezuniyet töreninde CHP'ye küfrettiğini ileri sürdü.

Engin Altay, "İçişleri Bakanı uzman çavuşların mezuniyet töreninde CHP'ye küfrediyorsa, bunun adı hedef göstermektir, toplumu bölmek, ayrıştırmaktır." dedi.

TBMM Başkanı Mustafa Şentop'un, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a ilişkin sözlerine tepki göstermesini eleştiren Altay, "Meclisin en büyük partisinin genel başkanına bir çapulcu, bir mafya bozuntusu ağır hakaret ve ölüm tehdidinde bulundu, tek laf etmedin. Cumhurbaşkanı, Genel Başkanımız için 2 yıl önce 'sözde genel başkan' dedi, tek laf etmedin. Şimdi Sayın Genel Başkanımız 'güya Cumhurbaşkanı', halk dilinde de bu vardır, buradan kasıt milli iradeye asla saygısızlık değildir. Cumhurbaşkanının ettiği yemine sadık kalmadığını, tarafsız olmadığını öne çıkarma anlayışıdır." ifadesini kullandı.

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar'ın da bu konuda değerlendirmede bulunduğunu hatırlatan Altay, şöyle devam etti:

"Hulusi Akar, ordu milletin emrindedir, milletin ordusudur. Cumhurbaşkanı, TBMM adına başkomutandır. Orduyu sıcak siyasetin polemik malzemesi yapma. Ordunun itibarını, gururunu düşünüyorduysan, Süleyman Şah'ta bir kurşun atmadan vatan toprağını teslim eden adamsın sen. O zaman ordu incinmedi mi, peygamber ocağına ateş düşmedi mi?" ifadelerine yer verdi.

CHP'li Altay, devletin, "aile devletinden" "eş dost devletine" dönüştüğünü öne sürerek, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca'ya, 25 bin doz Pfizer aşısının, AK Parti'liler ve "aile devletine mensup" olarak nitelendirdiği bazı şahıslara yapılıp yapılmadığını sordu.

CHP Grup Başkanvekili Altay, Çin ile aşı konusunda bir kriz yaşanıp yaşanmadığının açıklanmasını da istedi.

Basın mensuplarının sorularını da yanıtlayan Altay, "MHP'nin, HDP'nin kapatılmasına yönelik çalışma yaptığı" hatırlatılarak değerlendirmesinin sorulması üzerine, HDP'nin kapatılmasındaki gerekçeleri milletin huzuru, refahı ve devletin esenliği için ise Cumhurbaşkanı Erdoğan ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin susması halinde HDP'nin kapatılmasına gerek kalmayacağını savundu.

Altay, eski Hazine ve Maliye Bakanı Albayrak'a ilişkin bir soruyu yanıtlarken, "Biz Berat Albayrak'ı görme meraklısı değiliz. Nereye giderse gitsin, bizi ilgilendirmez. Ama kardeşim bir hesabını vereceksin. Hesabını şimdi vermezsen, yarın verirsin. Bu devletin parası. Beytülmal'a el uzanmıştır, haram, fitne fesat, nifak sokulmuştur, çarçur edilmiştir. Bunu yapan daCumhurbaşkanının damadıdır. Onu atayan Cumhurbaşkanı da Berat Albayrak kadar sorumlu ve mesuldür. Müteselsil kefildir." diye konuştu.

Engin Altay, İstanbul Milletvekili Ümit Özdağ'ın İYİ Parti'den ihraç edilmesi kararının iptal edilmesine ilişkin bir soru üzerine, mahkemenin bu tür davalarda şekil şartları açısından bakabildiğini belirtti.

Altay, "Mahkemenin bu kararı bozması, İYİ Parti içine atılmış bir fitne, fesat, nifak tohumudur. Erdoğan, Türk siyasetine, Türkiye'ye çok zarar verdi; Türk siyaset etiğine de çok zarar verdi. Şimdi talimatlandırdığı yargıçlar üzerinden, bir siyasi partinin içişlerine müdahale edecek kadar koltuğundan endişe duyması, akla şunu getirir, yolcudur Abbas, bağlasan durmaz." değerlendirmesinde bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın kullandığını söylediği kelimelerden oluşan listeyi gösteren Altay, bunları diline alamayacağını belirterek, temiz siyaset dili için önce Erdoğan'ın temiz bir siyaset dili kullanması gerektiğini ifade etti.



Haber okunma sayısı: 266

Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

DİĞER HABERLER


ÜLKE GÜNDEMİ

Erdoğan'dan gelecek için pembe tablo

Cumhurbaşkanı Erdoğan, DEİK Yönetim Kurulu üyelerini kabulünde yaptığı konuşmada, “Ülkemizin ve

İnternet arama motorlarından kayıt nasıl silinir

Kişisel veri konusunun en çok konuşulduğu bu dönemde, kendimize ait herhangi bir bilgi ya da fotoğrafı arama

Kasım ayında ihracat ve ithalat arttı

İstanbul’da, Kasım ayında, 12.7 milyar dolar ithalat, 7.9 milyar ihracat gerçekleşti; hem ihracat hem de ithalat

CHP'den 'sen varsan biz varız' kampanyası

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, CHP İstanbul İl Başkanlığı'nın

WhatsApp ve Ötesi

İstinye Üniversitesi tarafından düzenlenen WhatsApp ve Ötesi adlı online konferansta, WhatsApp’ın

HKP Erdoğan'ın lise diplomasını sordu

Halkın Kurtuluş Partisi, AKP'li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın lise diploması için Eyüp Lisesine

İSTANBUL - HAVA DURUMU

ISTANBUL