01 Nisan 2020 Çarşamba

Bakın iktidarın sarayında neler oluyor?

bakin-iktidarin-sarayinda-neler-oluyor

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada, "Sizler ve aileniz ay sonunu getirmek için mücadele ederken, bakın iktidarın sarayında neler oluyor" diyerek sarayın bakım ve onarım masrafları için harcanacak parayı açıkladı.
18 Şubat 2020 Salı 19:38

 İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, devlet aklının, devleti yönettiğinin farkında olanlarda bulunduğunu ifade ederek, Türkiye'yi "şahsım ülkesi" olarak görenlerde bu aklın olamayacağını söyledi.

İktidar mensuplarının devlet yönettiklerini unuttuğunu, milletin dertlerini görmediğini öne süren Akşener, Cumhurbaşkanlığı saraylarının inşaat, bakım ve onarımı için 610 milyon lira daha harcanacağını savundu. Bunun, 265 bin 217 asgari ücrete eşit olduğuna dikkati çeken Akşener, "Geçtiğimiz yıl, sarayın bahçesindeki inşaatlara harcanan para 2 milyar 845 milyon lira. Daha dün 'borçlarımı ödeyemiyorum' diyerek kendini kamyonuna asan bir babanın yaşadığı ülkede oluyor bunlar." diye konuştu.

Akşener, geçen hafta ziyarette bulunduğu Bursa'da, görüştüğü herkesin ekonomik sıkıntıları dile getirdiğini anlattı.

Konuştuğu kişilerin çoğunluğunu üniversite öğrencilerinin oluşturduğunu, hepsinin de gelecek kaygısı içinde olduğunu savunan Meral Akşener, "Özellikle vatandaşlar, şehir hastanelerinden dertli. Şehir hastanesini şehrin dışına yaptılar, arabası olan bile bir saatte ulaşıyor. Hasta garantili hastanelere milyonlarca lira para ödeyen Bursalılar, bir de hastaneye ulaşmak için çile çekiyor. Ama bunlar iktidarın zerre umurunda değil." ifadelerini kullandı.

Son dönemde spor kulüpleri üzerinden çeşitli tartışmaların gündem oluşturduğunu, tribünlerden yükselen seslerin herkes tarafından net şekilde duyulduğunu belirten Akşener, siyasetçilerin bu tartışmalara dahil olmaması gerektiğini söyledi.

Siyasetin spora karıştığı ülkelerde spor dallarının gelişemediğine işaret eden Akşener, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Damat Bey, bakanlıktaki başarısızlığıyla gündeme gelmekten yorulmuş olacak ki bu aralar anlamadığı bir diğer alanı, futbolu karıştırmakla meşgul. AK Parti'ye oy vermiş Trabzonsporlu bir kardeşimiz, 'Spora siyaset katıyorlar, sonra benim takımımın başarısının tartışılmasına sebep oluyorlar. Çeksinler ellerini sporun üzerinden.' dedi. Cahilce ettiğiniz her söz insanlarımızı rahatsız ediyor. Damat Bey üzerine vazife olmayan her işe bulaşıp ortalığı karıştırıyor, tribünden 'damat istifa' sesleri yükselince de bozuluyor. Sayın Erdoğan, damadını artık taraftarın yakasından düşür, yoksa o tribünler sana öyle bir ders verir ki şaşar kalırsın."
İYİ Parti Genel Başkanı Akşener, Türkiye'nin, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ne geçtiği dönemden bu yana hızla fakirleştiğini, uygulanan ekonomi politikasının "trolle balık avlama"ya benzediğini iddia etti.

Akşener, şunları kaydetti:

"Hükümet, günü kurtarmak için Merkez Bankasının yedek akçesini Hazine'ye aktardı. Kendilerinden önce bağımsız olan Merkez Bankasının itibarını yerle bir ettiler. Maliyeyi çift başlı hale getirip Hazinemizin itibarını kısa dönemdeki harcamalarına feda ettiler. Uzun yıllar sonra kazanılmış Türk lirasına olan güveni heba ettiler. Damat Bey'in yaptığı tek şey enkazın altında kalmamak için itibarımızı heba etmek. Ekonomi yönetimi damada bırakılmayacak kadar önemli bir görevdir. Sürdürülebilir bir kalkınma için yatırımların ve tüketimin artması, işsiz vatandaşlara yeni iş alanlarının açılması, faizlerin bir an önce düşmesi gerekiyor. Bu noktada Sayın Erdoğan ile aynı fikirdeyim ama kendisine akıl veren çapsızların önerdiği ekonomi vizyonu ile faizler inmez. Sayın Erdoğan, ortaya attığı teoride, 'Faiz sebep, enflasyon neticedir' dedi. Dönemin Merkez Bankası Başkanı'nı dinlemediler. Yıllar süren faiz baskısının döviz kurları üzerinde yarattığı gerilim birikti ve 2018'de faizler yüzde 24'e çıktı. Dolar kuru 7 lirayı gördü. Demek ki faiz sebep, enflasyon sonuç değilmiş. Türkiye'nin geldiği noktada krizin sebebi aynen yerinde duruyor.

Einstein der ki; delilik aynı şeyleri yapıp, farklı sonuçlar beklemektir. Sayın Erdoğan, bu iş tek bilinmeyenli bir denklem değil. Reçeteyi yazıyorum; yargıdan elini çekeceksin, medyadan elini çekeceksin, Merkez Bankasından elini çekeceksin, damadı bakanlıktan çekecek, işin başına yetkin isimleri getireceksin, bu ucube sistemden vazgeçeceksin. Bak o zaman faizler, enflasyon nasıl düşüyor. Demokrasi ve kuvvetler ayrılığı olmadan Türkiye kalkınmaz. Demokrasi olmadan atacağın her adım krizi daha da derinleştirir. Cumhuriyet tarihimize bakarsan bu gerçeği görürsün."

Grup toplantısının ardından, basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Akşener, partisinde yaşanan milletvekili istifalarının ardından yeni istifaların gelebileceğine ilişkin haberlerin hatırlatılması üzerine, "Benim böyle bir bilgim yok. Bilgiyi veren gazete ve TV kanalları, bazı şeyleri biliyor demek ki. Bize söylerlerse biz de biliriz. Benim prensip olarak istifa eden ister milletvekili olsun ister sade bir üyemiz olsun, bu istifa sebebiyle canım yanar, çok üzülürüm; ama bugüne kadar istifa etmiş hiçbir arkadaşımızın aleyhinde tek bir cümle kelimem olmadı. Çünkü istifa tek taraflı bir irade beyanıdır" diye konuştu.

Akşener, insanların bir siyasi organizasyonun içinde yer almaktan vazgeçebileceğini, bunu saygı ile karşılamak zorunda olduklarını vurgulayarak, şöyle dedi:

"Ben de hep öyle karşıladım. Ama bu kararlarına, koskocaman bir camiayı, yöneticileri, seçmeni, teşkilatları töhmet altında bırakacak ve gerçekten haksız temelsiz ve çok insafsız gerekçeler ortaya konduğu zaman da o insanın canını yakar. İftira kötü bir şeydir. 1997'yi yaşamış bir insanım. DYP'de de bir parmak düğmeye basmıştı, öyle şeyler yaşanmıştı. Türkiye'de o gün o düğmeye basan parmakların bugün ne düşündüğünü çok merak ediyorum. Sizin söylediğinize göre demek ki, gazeteler bazı TV kanalları bu işlerle ilgili bilgi sahibi. Bilgi sahibi olmanın da bir manası ve anlamı vardır. Bunların normal karşılanması tarafımızdan mümkün değil. İstifalardan bahsetmiyorum. İstifaların gerekçesinden söz ediyorum. Bunların tamamına seçmen karar verecektir. Hep beraber göreceğiz. 1997'de yaşananların Türkiye'ye bugün maliyetini umarım o düğmeye basan parmaklar bugün görüp hayıflanıyordur."

Haberin etiketleri:

İYİ parti, meral akşener


Haber okunma sayısı: 72

Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

DİĞER HABERLER


ÜLKE GÜNDEMİ

Halkına sahip çıkmayan bir iktidar var

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, Genel Başkan Yardımcıları ile yaptığı toplantıda iktidarın salgın

Fatih Portakal'dan Saray'ı çok kızdıracak sözler

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın korona ile mücadele kapsamında duyurduğu bağış kampanyasına bir

Bez torba ve fileler salgın riskini artırıyor

Tüketicileri koronavirüs salgını tehlikesine karşı uyaran uzmanlar; “Virüs taşıma riski taşıyan çok

Paranın yerine gideceğine nasıl inanacağız?

İlahiyatçı yazar, KRV Tv program yapımcısı İhsan Eliaçık, Erdoğan'ın başlatığı 'Milli Dayanışma

İnce'den, Erdoğan'a sert tepki

Cumhurbaşkanlığı seçiminde Erdoğan ile yarışan CHP'li Muharrem İnce, Erdoğan'ın korona salgını ile

Erdoğan'ın yardım kampanyasına CHP'den videolu yanıt

CHP Milletvekili Tuncay Özkan’dan AKP'li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın koronavirüs salgını nedeniyle

İSTANBUL - HAVA DURUMU

ISTANBUL