22 Nisan 2019 Pazartesi

Ağıralioğlu'ndan ezber bozan 'Beka' konuşması

agiralioglundan-ezber-bozan-beka-konusmasi

İYİ Parti'li Yavuz Ağıralioğlu Mecliste yaptığı konuşmada "Bugün yanınızda duran Milliyetçi Hareket Partisi, dün size "Böyle devam ederseniz beka problemi olacak." diye bağıran taraftı."dedi
12 Şubat 2019 Salı 18:18

İYİ Partili Yavuz Ağıralioğlu Meclis Genel Kurulu'nda şunları söyle:

Hemen hemen, neredeyse "Sayın Başkan" yani "değerli milletvekilleri" diyemeyeceğim kadar azız içeride.

 

Kıymetli milletvekillerimiz, Sayın Başkan; parti grubumuz adına, seçim sathına girildiği zaman siyasetin bozulan diline mesnet edilen beka meselesine birazcık farklı bir perspektif kazandıralım diye mevzuya önerge verdik.

 

Şimdi bu hususta arz edeceğim şey şudur: "Beka problemi" diye bir problem var ise bile ya da oluşma ihtimali mevcut ise bile bu, muhalefetin iktidara diyebileceği bir şeydir. On yedi yıldır iktidarı büyük bir kuvvet ve kudretle elinde bulunduran, her türlü kanunu çıkarma salahiyetiyle siyaset eden bir siyasal topluluğun on yedi yılın nihayetinde milletinin karşısına çıktığı zaman "Memlekette beka problemi vardır." diye bir seçim mottosunu kullanıyor olması "Ben on yedi yıl ülkemi kötü yönettim." demektir. Aslında, muhalefet, iktidarın icraatlarını denetlemeye teşebbüs ettiğinde der ki: "Şu, şu işleri yapmaya devam ederseniz, memleketinizde bir beka problemi oluşacak." Misalen ne diyebilir muhalefet size?



 

"Atamalarında size yakın, size yandaş, sizin siyasi perspektifinize yakın diye münasebetsiz adamları devlet ricali hâline getirseniz ve burada sistematik bir kurumsallaşmaya imkân verirseniz -biraz daha açıyorum- FETÖ'cüleri istihdam ederseniz beka problemi olur." diye feveran eder. Siz de dersiniz ki: "Olay bizim kontrolümüz altında, bunun bir beka problemi oluşturmasına asla izin vermeyeceğiz."

 

Sonra muhalefet size der ki: "Milletle beraber olup eşkıyanın başını kesmek zorundasınız. Dikkat edin, eşkıyanın başıyla oturup milletin başına bela olmayasınız. Olursanız beka problemi oluşur." diye muhalefet der. Bugün yanınızda duran Milliyetçi Hareket Partisi, dün size "Böyle devam ederseniz beka problemi olacak." diye bağıran taraftı. Eşkıyanın başını ezmek için milletle beraber oturmak zorunda olanların eşkıyanın başıyla oturup milletin başına bela olduğu süreç beka problemine döndü aslında, mevzu aslında öyleydi.

 

Muhalefet diyecek ki size: "Bütçenizi 5-10 tane müteahhide teslim ederseniz, yatırımların tamamını kontrolsüz hâle getirip Kamu İhale Kanunu'nun 7 tane istisnasını, f'ye kadar olan istisnasını, z'ye kadar getirip ondan sonra o istisnalara 1.1, 1.2, 1.3 diye bir sürü istisna eklerle bütçeyi delik deşik ederseniz beka problemi olur." der size muhalefet. Siz de dersiniz ki: "Bütçe disiplinini asla feda etmeyeceğiz, bir beka problemi yoktur."

 

Muhalefet derse ki size: "Dışişlerinin ferasetsizliğinin bedelini bütün bir millet öder, eğer bu Suriye'de içine çekildiğiniz bataklığı görmezseniz yurdunuz 3-4 milyon mülteci akınına uğrar, ondan sonra da altından kalkılamaz, toplumsal savrulma yaşarsınız. Bu bir beka problemine dönüşür." der muhalefet. İktidar der ki: "Arkadaşlar, olay tam hâliyle bizim kontrolümüz altındadır, asla bir beka bir problemi olmaz."

 

Muhalefet size der ki: "Devletin istihdam politikalarını kendinize yakın olanlardan seçerseniz, size yakın sendikalar kurarsanız, size yakın sendikaların bürokrasideki istihdam oranlarını yüzde 90'lara getirseniz, nimet-külfet dengesini bozarsanız devletin bir beka problemi olur." muhalefet böyle söyler. Siz de dersiniz ki: "Asla öyle bir şey yok, biz liyakatle istihdam ederiz, istihdamın mensubiyetten, taassuptan oluşmasına asla izin vermeyiz. Liyakat, hakkın temelidir." dersiniz, beka problemi çözülmez. On yedi senedir, aslında muhalefetin size "Böyle böyle böyle yaparsanız beka probleminiz olur." diye mevzu edebileceği şeyi, olağanüstü bir siyasi illüzyonla, beka problemi üzerinden milletin size borçlanma süreci hâline getirdiniz. Büyük bir başarıdır, siyasi olarak yaptığınızın büyük bir başarı olduğuna inanıyorum ama beka probleminin sebebi öğrenme maliyetleri bu kadar yüksek olan siyasi ferasetsizliktir. Bunu şunun için arz ediyorum, her başımıza gelen gaileden sonra Hükûmetimizin yetkililerinin, en üstten en aşağıya kadar "Bu olandan bitenden ders alıyoruz." diye arzıendam etmelerinin bizdeki tezahürü şudur: Devletin idaresi elinde bulunan topluluk, siyasi Hükûmet, siyaseten Hükûmet eden topluluk, siyasi irade ders almaz, alınmış derslerin icraatını yapar. On yedi yıldır başımıza gelen her gaileden sizin "Ders alıyoruz." cümleleriyle hâlâ siyaseti idame ettiriyor olmanıza vallahi şaşırıyorum. Bina yıkılıyor, "Ders aldık."; FETÖ'cüler darbe yapıyor, "Ders aldık." Yahu, PKK'lıların PKK'lı olduğunu öğrenmek için "çözüm" diye bir rezalete ne gerek vardı? Soraydınız bize, söyleyeydik. Suriye sınırında, 1999'da Hüseyin Kıvrıkoğlu'nun irade beyanını da mermilerle yaptık o zaman, o zaman da ordumuzun beyanı vardı.

 

Şimdi, pahalılık var diye size sitem eden, şikâyet eden vatandaşlarımıza mukabelenizin böyle olması aslında beka probleminin gayriciddiliğine hamledeceğimiz bir şeydir yoksa biz bu mevzuda bir beka problemi olduğuna zaten ihtimal vermiyoruz. Türk milleti buraya girdiğinden beri, Türk devleti burada kurulduğundan beri, adı ne olursa olsun, bu beka problemine şöyle cevap verdiği için bizim devletimizdir: Varlığımıza kasteden herkese kuvvetle, kudretle mukabele; devletimizin bünyesini, bürokrasisini bozmak isteyen herkese adaletle mukabele; toplumda infiale sebep olacak kadar kayırmacılığa adaletle, eşit paylaşımla mukabele; devletin keyfî uygulamalarının önüne geçmek için hesap verebilir bir ciddiyetle mukabele; bütün bunlar olup biterken vatandaşını en zayıf ile en güçlü karşısında müsavi tutacak bir adalet mekanizmasıyla mukabele edebilseydiniz bugün beka diye bir şeyi konuşmuyor olacaktık. Şimdi bizden istediğiniz nedir? Bizden istediğiniz, belediye başkanlığı seçimini beka diye algılayıp sizin lehinize feragat mi etmemizi istiyorsunuz? "Belediye başkanlığı seçimine giriyoruz, ülkemizin korkunç bir beka problemi var, mesela Yozgat'ın belediye başkanını Cumhur İttifakı seçmezse ülkemiz yıkılacak." gibi bir cümleye inanmamızı mı istiyorsunuz? Ya da "Milletiniz buna inansın muhalefet partileri seçimden çekilsin." mi demeye çalışıyorsunuz?

 

İktidara sesleniyorum: Şayet ülkemizi toparlayacaksanız biz kendimizi bu anlamda bizden talep edeceğiniz her türlü fedakârlığı yapmaya da razı ederiz, onun cümlelerini de kurarız. Ne istiyorsunuz tam olarak? Ne talep ediyorsunuz? Seçimlerden çekilelim, sebebihikmeti şu olan icraatlarınızın övünme cümlelerini mi kuralım? Yani Rabbülâlemin Hükûmetimizi bize velinimet olarak halk etti, bizi de Hükûmetimize maraba yarattı, bizim zaten vazifemiz Hükûmetimizin her yaptığını… Yahu, ne kadar olağanüstü insanlarsınız, ne keskin ferasetiniz var, sizin gibi müstesna siyasetçileri Türk tarihi hiç görmedi, Allah sizi takdir etme payesini bize verdiği için hamdımızla beraber yaptığımız kabahatleri, kusurları affetsin; biz sizi hangi cümlelerle takdir edelim? Onları da tensip buyurun ki sizi takdir ederken kabalık etmeyelim falan dememizi mi bekliyorsunuz? Nedir bu? Yani nihayetinde muhalefet adına benzer cümleleri biz kursaydık, bir seçim sathında, bir seçim mahallinde bizden pahalılık dolayısıyla müşteki olsa vatandaşlarımız ve biz onlara "Yahu, ayıp değil mi, utanmıyor musunuz? Yani bu kadar sağ sola mermi attığımız zaman domatesin, pırasanın fiyatı falan mevzu mu edilir?" desek yahu bizi sokağa çıkamaz hâle getirirsiniz. Bizim sizinle ilgili tek şikâyetimiz şu: Mevzunun en ciddiye alınması gereken yerlerini ciddiyetle konuşamıyor olmanızdan kaynaklanır bir savunma görüyoruz.

 

Sayın Cumhurbaşkanının dilindeki nobranlığın bu sıralar çok arttığını görüyoruz. Biz danışmanlık verebiliriz. Olur ki Cumhurbaşkanının kaybettiği itibar devletin itibarına zarar vermesin. AK PARTİ Genel Başkanı olarak giriyor ama bir taraftan Cumhurbaşkanı. Sivas'ta "Cumhuriyet Üniversitesini ben kurdum." diyor. Vatandaşa pahalılıktan şikâyet edince mermiyi hatırlatıyor. "Adnan Menderes Üniversitesini ben kurdum." diyor. Efendim, "Yıldız Sarayı'nda Abdülhamit Han infaz edildi, idam edildi." diyor. Danışmanları doğru bilgi vermiyor olabilir, bize sorsun. Mesela, PKK bir terör örgütü mü biz söyleyebilirdik, tecrübeye gerek yok.

 

Bunun için arz etmeye çalıştığım husus şudur: Ciddi davranmak zorundayız. Bu Türk yurdu ciddiyetle yönetilmeyi hak eden bir yurttur. Burada memleket, millet meselelerini konuşurken -bizim hissemize hiç değilse- dostluklarımızı falan geçtim, siyasi olarak kavgalarımızda bile bir asalet olması lazım. Muhalefetin bile mevzu ederken çıkardığımız mevzularda yüz sene sonra okunacak tutanaklarda ciddiyet lazım. Birinci Meclisin tutanaklarını lütfen okuyun -öyle bir Meclis dünyanın o döneminde hiçbir yerinde yoktu- muhtevaya bakın, dile bakın.

 

Arkadaşlar, istirham ediyorum, bu konuştuğumuz meseleleri on sene sonra, yirmi sene sonra okudukları zaman çocuklarımız istihza edecekler bizimle. Dolayısıyla biz aslında beka problemi olduğuna inanmıyoruz ama olursa bilesiniz ki biz yurt dışında, sınırımızın ötesinde PYD'ye kurdurulacak olan bir PKK devletinin, bir PKK devletinin üzerinden bahane edilerek Sayın Cumhurbaşkanına sallanacak parmağın da hasmıyız yani Cumhurbaşkanına dışarıdan sallanacak parmağın devlete sallandığını bilecek kadar vatan, millet sevdalısıyız. Kimse sallarsa parmağı kırmayı namus borcu biliriz. Dolayısıyla dış meselelerimizle ilgili bizim üzerimizden vicdanımızı borçlandıracak bir zafiyet alanına imkân vermeyiz. Belediye seçimlerini konuşuyoruz, beka problemimiz yoktur.

Haberin etiketleri:

İYİ Parti, Yavuz Ağıralioğlu


Haber okunma sayısı: 121

Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

DİĞER HABERLER

istanbulda-secim-sonrasi-ilk-anket

İstanbul'da seçim sonrası ilk anket

21 Nisan 2019 Pazar 15:07
kumpasa-uc-bavul-yetmedi

Kumpasa üç bavul yetmedi

21 Nisan 2019 Pazar 11:58
erkan-tana-mehter-gondermesi

Erkan Tan'a 'Mehter' göndermesi

21 Nisan 2019 Pazar 11:45

ÜLKE GÜNDEMİ

Erkan Tan'a 'Mehter' göndermesi

Fox TV'de sabah haberleri sunan gazeteci İsmail Küçükkaya, Ekrem İmamoğlu'na "Oğlum" diyen Erkan Tan'a selam

Fatih Portakal AKP'nin oy oranını açıkladı

Fox tv Ana Haber suncusu Fatih Portakal, MHP lideri Devlet Bahçeli'nin partisinin oy oranını açıklamasının

EYT'lilerin hakları gasp edilmiştir

İYİ Parti Isparta Milletvekili Aylin Cesur, katıldığı bir televizyon programında yaptığı açıklamada

Borçlar yazılınca billboardları tahrip ettiler

31 Mart seçimlerinde CHP'nin AKP'den devraldığı Çanakkale Bayramiç Belediyesi’nin borç durumunun yer aldığı

Türkiye İttifak'ına muhalefetten destek

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın ‘asıl gündemimize odaklanım’ çağrısına CHP, İyi Parti, Vatan Partisi

Belediye çalışanlarından skandal İmamoğlu mesajları

Yerel seçimlerin ardından geçen 17 günün sonunda Ekrem İmamoğlu mazbatasını aldı ve göreve başladı. Ancak

İSTANBUL - HAVA DURUMU

ISTANBUL