19 Aralık 2018 Çarşamba

'AB için referandum’ tartışması

ab-icin-referandum-tartismasi

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın AB için referandum yapılabileceği yönündeki açıklamasına, muhalefet partileri tepki gösterdi. Vatan Partisi, Türkiye’nin yönünün Avrasya olduğunu belirtirken, CHP ve İyi Parti sürecin tıkanıklığına dikkat çekti.
06 Ekim 2018 Cumartesi 09:25

 Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Tayyip Erdoğan’ın “Bu mantıkla giderse AB konusunda bize düşen de 81 milyona gitmek, 81 milyon ne karar veriyor ona bakmak” sözlerine muhalefet parti sözcüleri tepki gösterdi.

 

CHP Ardahan milletvekili Öztürk Yılmaz, beş yıldır AB ile müzakerelerin tıkanmış durumda olduğunu, her iki tarafın da mevcut durumdan şikayetçi olmadığını belirterek, “Erdoğan’ın referanduma gitmesine gerek yok. İstese bu süreci hemen durdurur. Ama durduramaz” dedi.

 

İyi Parti Genel Başkan Yardımcısı Aytun Çıray ise AB’nin bir devlet politikası olduğunu ifade ederek “Türkiye’yi yalnızlaştırmanın kimseye bir faydası olmaz” dedi.



 

Vatan Partisi Genel Sekreteri Utku Reyhan ise Türkiye’nin AB’nin taleplerini kabul etmesinin mümkün olmadığını ifade ederek, “Biz Türkiye’nin yönünün Avrasya olduğunu düşünüyoruz. Avrupa, özelikle kıta Avrupa’sının önemli bir kısmı bunun bir parçası” görüşünü savundu.

 

Erdoğan, TRT World Forum’da şöyle demişti: “AB’de sona yaklaşıldığının işaretlerini görüyorum. Hâlâ bizi oyalıyorlar, böyle bir zulüm olmaz. Merkel’e söyledim, almayacaksanız söyleyin, biz yolumuzu çizelim. Almayacağız da demiyorlar, oyalıyorlar. Bu böyle gitmez, bize düşen 81 milyona gitmek. 81 milyon ne karar verirse ona bakmak. Bu millet aç kalmıştır, susuz kalmıştır, ama bağımsızlığını hiçbir zaman hiç kimseye kaptırmamıştır Arkadaşlarımla da bir masaya yatıralım, ‘Tamam’ denildiği anda hemen adımımızı atarız.”

 

Siyasi parti yöneticileri ve milletvekilleri, ‘AB için referandum’ konusundaki görüşlerini Aydınlık’a anlattılar:

 

‘TÜRKİYE’NİN YERİ AVRASYADIR’

 

Vatan Partisi Genel Sekreteri Utku Reyhan: AB’nin Türkiye’yi neden istemediği belli. Buna bir gizem katmaya gerek yok. Zaten AB’nin bütün ilerleme raporlarında Türkiye’den ne istendiği tek tek anlatılıyor. Bunlar, bir, Türkiye’nin Ermeni soykırımını tanıması, iki, Türkiye’nin yerel yönetimlere özerklik vermesi, PKK’yı yasallaştırması... Bunları talep ediyor. Bunlar Türkiye’nin uygulamayacağı siyasetler... Bu sebepten dolayı da Türkiye’nin AB üyesi olma şansı yok. Bu nedenle, diyelim referandum yaptınız ve AB ile devam çıktı. Bu durumda, örneğin, Türkiye’nin AB üyesi olması için Ermeni Soykırımı iddiasını tanıyacak mısınız? Ya da PKK’ya yasallık tanıyıpk, yerel yönetimlere özerklik mi vereceksiniz? Bunları yapamayacağına göre bu referandum tartışması da boşa çıkmış bir tartışma oluyor. Biz, Türkiye’nin yönünün Avrasya olduğunu düşünüyoruz. Avrupa, özellikle Kıta Avrupası’nın önemli bir kısmı bunun bir parçası. Fakat AB’nin mevcut siyasi yapısının Türkiye’yi içine almaya müsait olmadığını düşünüyoruz. AB Türkiye’nin müttefiki olabilir ama Türkiye’nin AB’ye üye olma koşulları görünmemektedir. Çünkü,Türkiye’den istedikleri koşullar Türkiye’nin yerine getirebileceği koşullar değildir.

 

‘AKP VEBAL DERDİNDE’

 

CHP Ardahan Milletvekili Öztürk Yılmaz: AB ile Türkiye arasındaki tam üyelik müzakereleri yaklaşık beş yıldır donmuş durumda. Buna Avrupalılar “Zombi” diyorlar. Yani süreç tıkanmış durumda.

 

Her iki taraf da şu andaki mevcut durumdan çok da rahatsız değil. Ama sanki rahatsızlarmış gibi birbirlerini suçluyorlar. Sayın Erdoğan’ın referanduma gideceğini söylemesini bu çerçevede okumak lazım. Referanduma gerek yok bir, ikincisi kendisi istese bu süreci hemen durdurur. Ama durduramaz. AB de Türkiye’yi her zaman kol mesafesi uzunluğunda tutmak istiyor. Ne Rusya eksenine veya başka eksene teslim olmasını istiyor ne de tam üye olmasını istiyor. Türkiye’deki hükümet de ABD ile çatıştığı, sıkıştığı zaman AB’yi hemen aklına getiriyor ve onunla ilişki kurmaya başlıyor. AB Türkiye ile başka alanlarda ilişki kurmaya zorluyor. Herhangi bir Avrupa ülkesinin çıkıp Türkiye’ye ‘sizi üye yapmayacağız’ demesini beklemek hayalcilik olur. Türkiye’de de hiçbir hükümet bu kadar yıldır devam eden bir süreci ‘ben durduruyorum’ demez, bunun ‘vebaline’ ortak olmak istemez. AB, ‘bu kararı Türkiye’nin kendisi alsın’ diyor. Türkiye hükümeti de AB’nin bu kararı almasını istiyor. Bu kararın alınmasından sonra halka dönüp, “Biz istedik ama onlar durdurdu” diyecek. Her iki taraf da bir şey olmayacağını biliyorlar ama bunu söylemiyorlar ama birbirlerinin samimiyetsizliği üzerinden siyaset üretiyorlar.

 

‘TÜRKİYE’Yİ YALNIZLAŞTIRIR’

 

İyi Parti Genel Başkan Yardımcısı İzmir Milletvekili Aytun Çıray: Türkiye Cumhuriyeti devletinin ekonomik denetimini McKinsey’e verenler bağımsızlık ile ilgili bir şey söylemesinler. Bu bir mazerettir. AB ise Türkiye’nin, 1950’lilerin sonlarından bu yana bir devlet politikasıdır. Partiler üstü bir politikadır. AB ile nasıl ilişki kurduğunuz sizin şahsiyetli dış politikanızla ilgilidir. Unutulmamalıdır ki Bülent Ecevit, AB’nin mektubunu özel uçakla ayağına kadar getirtebilmiştir. En baştan beri kurulan yanlış ilişki tarzı, daha ilk görüşmelerde başbakan iken kendisinin serbest dolaşım hakkından vazgeçmiş olduğumuzu söylemiş olması, Türkiye’nin AB ile olan ilişkilerini dinamitlemiştir. Çare AB’den vazgeçmek ya da çıkmak değil, hasiyetli dış politikadan geçer. Türkiye’yi yalnızlaştırmanın kimseye bir faydası olmaz. AB’den çıkacaksınız da dış ticaretinizin yüzde 50’si Almanya ile onu ne yapacaksınız? Onun için bunlar Türkiye’yi yalnızlaştırır. Ve bu söylemler alınan bütün ekonomik tedbirleri de yabana götürür. Millet acı çektiği ile kalır.

 

AYDINLIK GAZETESİ

Haberin etiketleri:

AB, referandum, Vatan Partisi, İyi parti, CHP


Haber okunma sayısı: 159

Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

DİĞER HABERLER


ÜLKE GÜNDEMİ

Albayrak enflasyonla mücadeleyi açıkladı

2019 yılı bütçesi konusunda meclis genel kurulunda açıklamalarda bulunan Hazine ve Maliye Bakanı Berat

'Kılıçdaroğlu yapamaz' deyince ....

İstanbul TV adlı Youtube kanalının bir sokak röportajı gündeme bomba gibi düştü.

Muhalefetin söz söyleme hakkının olmasıdır

Türkiye İşçi Partisi Genel Başkanı ve İstanbul Milletvekili Erkan Baş, "Bir ülkede eğer ücretli sömürü

ABD, Suriye'de geçici değildir.

Ardahan Bağımsız Milletvekili Öztürk Yılmaz, Türkiye'nin, Fırat'ın doğusuna yönelik operasyon

Depreme değil yalana hazırlıklı

AFAD Başkanı, İstanbul’da 2 bin 850 afet toplanma alanı olduğunu iddia etti. TMMOB’den Gökçe ile Akçelik,

Talep artınca süreyi uzattık

İYİ Partili Seymen, "Güç birliği görüşmelerinden sonra belediye meclis üyeliği ve belediye başkan

İSTANBUL - HAVA DURUMU

ISTANBUL