22 Temmuz 2018 Pazar

Her şeyin başı para

her-seyin-basi-para

AKP iktidarının ‘sağlıkta dönüşüm’ programının neresinde tutsanız elinizde kalıyor. Acil sağlık sorunu olan yurttaşlar, devlet ve şehir hastanelerine gittiklerinde uzun kuyruklarla karşılaşırken, özel hastanelerin acil servislerinde ise başta fahiş faturalar olmak üzere, tüyler ürperten uygulamalara maruz kalıyorlar.
10 Nisan 2018 Salı 10:12

  Devlet hastaneleri, şehir hastaneleri ve özel hastanelerin acil servislerini karşılaştırmak için çıktığım yolda ilk durağım İstanbul Şişli Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin acil servisi. Adımımı atar atmaz tam bir kaosla karşılaşıyorum. Zira hastanenin acil servisinin otogardan farkı yok. Onlarca insan ayakta dikilerek veya yere çökmüş halde sıra beklerken, kavgalar da kaçınılmaz oluyor.

 

“Bu koşullarda tedavi olmanın imkanı yok” diyen Gül Deniz, “İstanbul gibi bir metropolün ortasında dahi devlet sağlık hizmeti veremiyor. Kardeşim düştü ve kalçası kırıldı. Saat 18’de buraya geldik. Röntgen, tomografi çekildi, ağrı kesici yapıldı, hâlâ hiçbir müdahale yapılmadı. Şu anda saat 11 ve hâlâ bekliyor. Doktorla muhatap olmak zor, hiçbir bilgi alamıyoruz” ifadelerini kullanıyor.

 

Şişli Etfal’de eşini bekleyen Nuran Gökalp, bir ay önce aynı hastanenin acil servsine geldiğinde, kendisinin başına gelen bir olayı anlatıyor:



 

“Geçen ay, hiçbir neden yokken kusmaya başladım. Gün içerisinde 4- 5 kez kustum. Bu durum bir hafta kadar sürdü ve yataktan çıkamaz hale geldim. En sonunda çok kötü oldum ve acile gittim. Neyim olduğunu sorup kağıda yazdılar ve sıra aldım. Ardından sıra bana geldiğinde, doktor yüzüme bile bakmadan, benimle tek kelime etmeden bana ilaç yazdı. Böyle bir muayene ne kadar inandırıcı olabilir?”

 

İkinci durak Adana: Hastane mi, AVM mi?

Ardından durağım şehir hastaneleri. Günün en tenha olması beklenen öğle saatlerinde gittiğim Adana Balcalı Şehir Hastanesi’nde, tıpkı devlet hastanelerinde olduğu gibi, acil servis kuyruğunun dışarı taştığını görüyorum. Kimi hastalar, yere serdikleri battaniyelerin üzerinde oturmuş beklerken, kimi hastalar da, içerdeki yoğunluk nedeniyle, sedyelerin üzerinde dışarıda bekletiliyor.

 

Burada konuştuğum Ülkü Mememenci adlı yurttaş, şehir hastanelerin devasa yapısının, özellikle acil servislerde ciddi sıkıntılar yarattığına dikkat çekiyor:

 

“Şehir hastaneleri çok büyük. Burada bir yerde bir yere gitmek çok zor oluyor. Biz zorlanıyorsak hastalar ne yapsın. Acil servislerde doktorun gelmesini beklerken hastamızın durumu giderek kötüleşiyor. Sağlık personelinin de suçu yok, burada iki nokta arası mesafe çok fazla. Böyle hastane mantığı olmaz. Neden böyle bir hastane yapılmış, kim için yapılmış anlayabilmiş değilim.”

 

Adana Şehir Hastanesi’nin acil servisinin hemen yanındaki bloğa geçtiğimde ise ilginç bir manzara ile karşı karşıya kalıyorum: Burası sanki bir hastane değil, alışveriş merkezi. Acil servislerin önünde kuyrukların oluştuğu, polikliniklerde insanların sıra için birbirleriyle kavga ettiği bu hastanede alışveriş merkezleri unutulmamış. Çeşitli giyim mağazaları ve yeme- içme şirketleri, bu hastanede şube açmış, müşterilerini bekliyor. Hastaların büyük bir çoğunluğunu dar gelirli yurttaşların oluşturduğu bu hastanede sözkonusu tablo, sağlık hizmetlerinden kar etmeye çalışan yönetim anlayışının vahşi yüzünü bir kez daha gözler önüne seriyor.

 

Diğer yandan hemen herkes, Adana’nın en önemli sağlık kuruluşu, Türkiye’nin en köklü eğitim araştırma hastanelerinden biri olan Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi ile bir kadın doğum ve çocuk hastanesinin, bu hastane için kapatılmış olmasının, çok ciddi bir yanlış olduğu fikrinde.

 

Üçüncü durak özel hastaneler: Özellerin vahşi yüzü

Buradan özel hastanelere geçiyorum. Ne var ki, özellerin acile servislerine gelen yurttaşların, tıpkı devlet hastanelerinde olduğu gibi, uzun kuyruklarda beklemek zorunda kaldıklarına tanık oluyorum. Ancak bu kadarla sınırlı değil. Hastaya acil durumunun sona erdiğine ilişkin taahhütname imzalatarak, hastadan fahiş ücretler talep eden özel hastaneler, olmayan hastanın yatışını göstermek, hastanın altındaki çarşafı almak, otopark ücreti için yurttaşı sıkboğaz etmek gibi uygulamalara da imza atıyor.

 

Hasta ve hasta yakınları açısından, özel hastanelerin acil servislerindeki en büyük sorun, kendilerine kesilen faturalar. 7 aylık bebeğini yüksek ateş sebebi ile Silivri’deki bu hastaneye getirilen Semra Çelik, acil girişli hastalardan para alınması yasak olmasına rağmen kendilerinden 200 lira alındığını, daha sonra başka bir özel hastaneye gittiğinde ise 4 gündür hastanede yatıyormuş gibi işlem görmüş olduğunu fark ettiğini anlatıyor. Bir başka değişle hastane, acil serviste hastadan para talep etmekle yetinmiyor, yatmayan hastaları yatmış gibi göstererek devletten para alıyor.

 

Bir başka hasta yakını, Engin Yağcı, hastasını Ulus’taki özel hastanenin acil servisine götürmüş ancak ücretsiz olması gereken acil servis kayıt elemanının, hastanın durumunu sormadan kendilerinden direkt olarak 330 lira ücret talep ettiğini söylüyor. Şenol Karakoç adlı hasta yakını da, “Eşim alamama şikayetiyle rahatsızlandı. Acil olarak 112’yi arayarak eşimi ambulans ile evimize en yakın özel hastaneye götürdüm. Yapılan muayenede acil serviste keyfe keder fark ücreti çıkarttılar. Sanırım oradaki acil doktorlarına acile gelen hastalara bir şekilde bir kulp bulup sarı alan yazın deniliyor” ifadelerini kullanıyor. Dahası, anlatılana göre, bazı özel hastanelerin acil servisleri kullandıkları ilaç ve enjektörün eczaneden tedarik edildiğini gerekçe göstererek acil servise başvuran hastadan para istiyor.

 

Ancak özel hastanelerin acil servislerindeki hastaları bekleyen tek sorun kendilerinden haksız yere alınan ücretler değil. Gaziosmanpaşa’daki özel hastanenin acilindeki yakınını görmeye giden Osman Balcı adlı hasta yakını, arabasını park ettiği otoparktaki görevlinin, adeta yakasına yapışarak para istediğini, para vermeden hastaneye giremeyeceğini ifade ettiğini anlatıyor. Özel hastanelerin hastalara kestikleri faturaların yanında, otoparklarının da ücretli olmasına anlam veremediğini söyleyen Balcı, otopark ücreti için dahi rehin alındıklarını belirtiyor. Yağmur Engin adlı bir başka hasta yakını da, Vatan Hastanesi’ne sevk edilen hastasının, havanın bir hayli soğuk olmasına rağmen altından ambulansa bindirilirken altındaki çarşafın zorla alındığını anlatıyor. Engin, çarşaf ücretini ödeyeceğini söylemesine rağmen hastanın çıplak bir şekilde “prosedür gereği” sedyenin üzerinde bırakıldığına dikkat çekerek, insanların özel hastanelerde gördükleri insanlık dışı muameleye işaret ediyor.

 

BİRGÜN GAZETESİ

 



Haber okunma sayısı: 72

Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

DİĞER HABERLER

saglikta-siddete-akp-usulu-cozum

Sağlıkta şiddete AKP usulü çözüm

22 Temmuz 2018 Pazar 09:41
cocugunuzdan-gelen-sesi-dinleyin

Çocuğunuzdan gelen sesi dinleyin

20 Temmuz 2018 Cuma 22:53
saglik-sistemi-komada

Sağlık sistemi komada

20 Temmuz 2018 Cuma 07:50
migren-tedavisinde-asi-donemi

Migren tedavisinde aşı dönemi

18 Temmuz 2018 Çarşamba 10:04
kanser-tedavileri-artik-tamamen-ucretsiz

Kanser tedavileri artık tamamen ücretsiz

05 Temmuz 2018 Perşembe 22:27

ÜLKE GÜNDEMİ

Sağlıkta şiddete AKP usulü çözüm

Sağlıkta şiddete tepkiler devam ederken, Sağlık Bakanı sorunun ‘acillere polis karakolu’ kurularak

Tarık El-Haşimi'den Araplara sert eleştiri

“Uluslararası Darbe İle Mücadele ve 15 Temmuz Sempozyumu”nda konuşan Irak'ın eski Cumhurbaşkanı

AKP Menzil tarikatını böyle destekledi!

AKP bir yandan eski destekçileri Adnan Oktar ve Gülen Cemaati'ne operasyon yaparken, diğer yandan da kendisine

Bu kanun yasa yoluyla OHAL'i getiriyor

CHP İstanbul milletvekilleri Zeynel Emre ve İbrahim Kaboğlu, CHP'nin Adalet Komisyonu üyeleriyle Mecliste basın

Bahçeli'nin elini öpen Arkaz konuştu

Milletvekillerinin yemin töreninde MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin elini öpen İYİ Parti İstanbul

İddia edildiği kadar imza toplanmamış

Parti Genel Merkezi'nde basın toplantısı düzenleyen CHP Genel Başkan Yardımcısı Muharrem Erkek olağan üstü

ÇOK OKUNANLAR

İSTANBUL - HAVA DURUMU

ISTANBUL