22 Temmuz 2019 Pazartesi

Suskunluk sarmalındaki Türkiye

suskunluk-sarmalindaki-turkiye

ElisabethNoelle-Neuman tarafından geliştirilen ‘Suskunluk Sarmalı’ kuramına göre insanlar, kendi düşünceleri toplumun egemen genel düşüncesinden farklı olduğu zaman, kendi görüşünü savunmak, veya egemen görüşe karşı çıkmaktan kaçınmaktadırlar.
01 Ocak 2019 Salı 10:28

 Ögür Koçularlı

Bunun sebebi toplum tarafından dışlanma korkusu veya egemen gücün baskı uygulama korkusudur. Buna maruz kalmak istemeyen insanlar susmaya ve kendilerini güvende hissetmeye devam etmektedirler.

 

Egemen gücün desteği ile oluşturulan egemen düşünce suni gerçekliği, kamuoyunun önüne daha fazla çıktığında ve daha güçlüymüş görünümü sunduğunda, gerçekte olduğundan daha fazla ciddiye alınır. Buna karşılık daha çok susmayı tercih eden grupta giderek insanların gözünde küçümsenir. Bu Suskunluk Sarmalı içinde, görüşlerini dile getiren, medya tarafından çok daha fazla kamuoyuna sunulan, başkalarının gözünde hak ettiğinden daha fazla yüceltilen grup, yeni taraftarlar kazanır. Bu yeni taraftarlar, artık kendilerinin o gruptan olduklarını kamuoyunun önünde rahatlıkla söyleyebilmektedir.

 



Bu kuramdan hareketle dikkat edilmesi gereken asıl nokta; aksi görüşleri, sırf egemen güçten korktuğunuz için söylemediğinizde, karşıt olduğunuz düşünce biçiminin daha fazla taraftar toplayabileceği ve güçlenebileceğidir.

 

Gazetecilik üzerinden medyanın çalışma sistemini ‘Sıfır Sayı’ adlı kitabında eleştiren Umberto Eco, gazetelerin gerçeği anlatmaya değil, örtmeye çalıştığından bahsetmektedir. Eco’ya göre; ‘Gazeteler (Medya) insanlara nasıl düşünmesi gerektiğini öğretir.’ Ayrıca ‘Haberleri uydurmaya gerek yoktur; onları dönüştürmek yeterli olur.’

 

Umberto Eco ‘Sıfır Sayı’ adlı kitabında medyayı eleştirirken Jean Baudrillard’ın simülasyon kuramını; hiper gerçekliği ele almaktadır. Bu kurama göre artık bir gerçeklik kalmamıştır. Her şey simülasyondur.

 

Baudrillard, simülasyonun dünyanın her yerinde olduğunu söyler ve bunu her alana uygular. Tıp, ordu, fotoğrafçılık, medya, tarih, savaşlar. Ona göre dünyada yaşadığımız hiçbir şey artık “gerçek” değildir. Gerçekliğin sonsuz sayıda olması ise, ortada bir gerçek olmadığı anlamına gelmektedir.

 

 

Bizler ise hakikati öğrenmek yerine, medyanın bize sunduğu gerçekliğe inanma eğilimine girmekteyiz. Ya da bu bize daha kolay geliyor.

 

Propagandanın temel kurallarından biri olan ‘Sürekli Tekrar’ sayesinde yaratılan ve yüzlerce kez tekrar edilen suni gerçekliğe (simülasyona), bir de onlarca kanaldan, onlarca gazeteci, akademisyen ve yazarların da desteği ile inanmaya başlıyoruz.

 

Gerçek şu ki; KANDIRILIYORUZ!

 

Herkesin aynı şeyi söylemesi, o şeyin doğru olduğunu göstermez. Herkes yanılıyor da olabilir.

 

Medya ‘Herkes Böyle Düşünüyor’ algısı yaratmak için (Simülasyon) aynı fikirde olan sözde gazetecileri, aydınları, yazarları, teorisyenleri ve akademisyenleri bir araya toplayıp kamuoyu oluşturmaya çalışmaktadır. Bu medyanın doğasıdır.

 

Oysa gazeteler yalan söyler, televizyonlar yalan söyler. Bizler ise bize sunulmuş bu yalan dünyada yaşıyoruz. Sana yalan söylendiğini biliyorsan, hep kuşkuda yaşamak zorundasındır. Sorun şu ki bu kuşku seni susmaya yönlendiriyorsa işte o zaman suskunluk sarmalının içerisine girmişsindir.

 

Kendini azınlıkta gördüğün için susuyorsun.

 

Medya tarafından yaratılan gerçekliğe inanıp, egemen düşüncenin bu olduğunu düşündüğün için susuyor, fikrini söyleyemiyorsun.

 

Fikrini söylediğin zaman egemen gücün sana karşı bir ‘güç’ uygulamasından korktuğun için susuyorsun.

 

Ancak unutma!

 

Yeni şeyler, yeni fikirler, yeni hareketler, daha da doğrusu yenilikler hep cesur azınlıklardan gelmektedir.

 

Bu azınlık olarak gösterilen kişiler konuşmaya başladıkça,

 

Suskunluk sarmalı içindeki konforundan vazgeçip, elini taşın altına koydukça,

 

Arkasına dönüp bir bakacak ki, aslında azınlık olan onlar değil,

 

Aslında onun gibi düşünen çok fazla kişi var.

 

Onlar inandırıldıkları suni gerçeklikten arınıp, hakikatin içine doğacaklar.

 

Ve herkes teker teker bu sarmalın içerisinden çıkacak.

 

Özgürce konuşmaya başlayacak.

 

Baskı ile susturmaya çalışanları susturacak.

 

Hakikati, bağımsızlığında bulacak.

 

Kaynaklar :

 

Levent Yaylagül, Kitle İletişim Kuramları

 

Birsen Gökçe, Toplumsal Bilimlerde Araştırma

 

Umberto Eco, Sıfır Sayı

 

Jean Baudrillard, Simulakrlar ve Simülasyon

 

AYDINLIK

 



Haber okunma sayısı: 340

Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

DİĞER HABERLER

havuzda-s-400-karmasasi

Havuzda S-400 karmaşası

22 Temmuz 2019 Pazartesi 11:54
fatih-altayli-sosyal-medyada-teror-estirdi

Fatih Altaylı sosyal medyada terör estirdi

22 Temmuz 2019 Pazartesi 11:25
bagcilar-imam-hatiplere-birakiliyor

Bağcılar imam hatiplere bırakılıyor

22 Temmuz 2019 Pazartesi 09:53
sahte-kimlikli-2-bin-939-kurbanlik-nerede

Sahte kimlikli 2 bin 939 kurbanlık nerede

22 Temmuz 2019 Pazartesi 09:41
163-yillik-kazanimlar-tasfiye-edildi

163 yıllık kazanımlar tasfiye edildi

22 Temmuz 2019 Pazartesi 09:35

ÜLKE GÜNDEMİ

Bahçeli'den vatandaşın talebine ret

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Karaman ziyaretinde bir vatandaşın, "Ereğli Belediye Başkanı Hüseyin

Yunanistan bir adamızı daha işgale hazırlanıyor

Ege Denizi'ndeki Türkiye'ye ait 18 ada ve bir kayalığı 2004'ten beri işgali altında tutan ve yerleşime açan

Bağcılar imam hatiplere bırakılıyor

Bağcılar’da bulunan tek proje okulu Dr. Kemal Naci Ekşi Anadolu Lisesi başka bir yere taşınıp yerine imam

Saray CHP'nin sorularını yanıtlayamadı

Birinci yılı geride kalan TBMM’nin 27’nci Dönemi’nde CHP’li milletvekillerinin soru önergelerini en çok

Bugün seçim olsa AKP yüzde 36

PİAR Araştırma'nın 26 ilde yaptığı ankete göre yurttaşların yüzde 62.5’i parlamenter sisteme geri

Adaylara rehberlik hizmeti başladı

YKS sonuçlarının açıklanmasıyla beraber öğrenciler için “ikinci maraton” olan tercih dönemi başladı.

İSTANBUL - HAVA DURUMU

ISTANBUL