22 Temmuz 2018 Pazar

Cezaevi fakültesi...

cezaevi-fakultesi

Türkiye’de tam 70 bin öğrenci cezaevlerinde. Yargılamaları devam edenlerle birlikte sayıları 100 bini bulan öğrencilerin eğitim hayatlarına devam etmeleri ise neredeyse imkânsız.
10 Nisan 2018 Salı 10:47

 Cezaevlerinde tutuklu ve hükümlü 70 bin öğrenci var. Bu rakama, tutuksuz yargılanan ya da uzun tutukluluktan serbest bırakılan ve yargılaması devam eden yani birkaç ay içinde içeri alınacak yüzlerce öğrenci de eklenince sayı 100 binin üstüne çıkıyor. Cezaevlerindeki öğrencilere, okul kampusundaki “Afrin tartışması’’ sonucunda 10 Boğaziçili de eklendi. Tutuklanan öğrencilerin okulla ‘ilişikleri şimdilik kesilmeyecek? Ancak bu öğrencilerin eğitim yaşamlarının akıbeti şimdilik belirsiz. Tutuklanan öğrenciler önce okuldan uzaklaştırma alıyor. Hüküm giyince disiplin cezası alarak okuldan atılıyorlar. Cezaevinde yeniden üniversite sınavını kazanırlarsa 2 yıl kayıt dondurma hakları oluyor. Cezaevlerindeki öğrencilere vasilik yapan, davalarını takip eden bir öğretim üyesi, öğrencilerin ağır cezada yargılandıkları için çok uzun ceza aldıklarını belirterek, “Alt sınırdan bile ceza alsalar ki -bu çok ama çok nadir oluyorbu süre 5 seneden başlıyor. Benim tanıklık ettiğim davalarda 9.5 yıl, 12 yıl, 16 yıl hüküm giyen, Yargıtay’ın da onadığı cezalar var. Yaşları da düşünüldüğünde yaşadıklarından daha uzun süreyi cezaevinde geçirmeleri gerekebiliyor. İlhan Çomak üniversite 2. sınıftayken 22 yaşında cezaevine girdi, 25 senedir içerde’’ dedi.

 

Gerekçe hep aynı

 

Çalıştığı üniversiteden “sert uyarı’’ alması nedeniyle adını vermeyen hoca, “Ne gerekçelerle gözaltına alınıyor, tutuklanıyorlar’’ sorusuna yanıtı şöyle: “Tutuklanma gerekçeleri hep aynı. Son Boğaziçi Üniversitesi davasında da net bir şekilde gördüğümüz gibi öğrencilerin savaşa karşı olması - ki herkes amasız savaşa karşı olmalı, gençler zaten haydi haydi savaşa karşı olur- bile ülkeyi bölme, örgüte yardım etme, örgüt üyesi olma gibi algılanıyor ve öyle midir, böyle midir diye incelenmeden anında öğrenciler gözaltına alınıyor. Cumhurbaşkanı’nın bir mitinginde, kazayla, bir grup insanı ve ya öğrenciyi işaret etmesi ile hemen harekete geçiliyor, yurtlar basılıyor, öğrenciler gözaltına alınıveriyor. Gözaltı süresi bitiminde de tutuklanıyor. Biliyorsunuz bir hafta olan gözaltı süresi -ki bu da uzundur, karakolda 1 hafta ciddi işkencedir, güvenli de değildir ve bu süreçte insan haklarının ne derece gözetildiğini kontrol etmek çok güçtür. Cezaevi örneğin karakola göre çok daha güvenli bir yerdir. BÜ öğrencilerinde de olduğu gibi uzatılıyor, kolayca 2 haftaya çıkarılabiliyor.’’



 

Yaralar sarılmıyor

 

Öğrencileri, cezaevinden çıkınca bekleyenler:

 

*Gerek gözaltı, gerek yargılanmaya kadar iddianameyi bekledikleri tutukluluk, gerekse yargılanma sürecinde çok örseleniyorlar. Tutukluların hakları hükümlülere göre daha az olduğu için, OHAL’le işler zorlaştığı için hüküm giyene kadar bile cezaevi içinde çok zorlanıyorlar. Hüküm giymeleri yıllara yayılıyor, bu hükmü Yargıtay’ın onaması da -ki çok ama çok az dosyayı bozuyor Yargıtay- genelde 1-2 seneyi buluyor. Yani yargılamanın kendisi cezaya dönüşüyor.

 

*Kayıp yıllar, hayal kırıklılıkları, kötü infaz koşulları, cezaevi içindekilere toplumun bakışı, ailelerin bir süre sonra yalnızlaştırılması, cezaevine git gel maddi-manevi güçlükler daha çıkmadan içerideki öğrencileri bir kere daha yaralamış oluyor.

 

*Eğitimle bağlarını korumaları çok güç. Pek çoğunun vasileri bilinçli değil, imkânlı değil. Üniversite disiplin suçu, uzaklaştırma ve okuldan atarak onları istemiyor. Sonradan sınavı kazananların sınava girmesini engelliyor.

 

*Devamsızlıktı, güvenlikti, vb. diye onları eğitimden, üniversiteden uzaklaştırıyor. Devlet zaten eğitimlerini pek çok açıdan zorlaştırıyor, engelliyor. OHAL’de hele, genel sınavlara bile giremiyorlar, kitap yasağı var. Bu şekilde içeride oldukları onca yıl eğitim görmeden, meslek kazanamadan, girdiklerinden daha beter çıkıyorlar.

 

*Çıkınca adli sicil kâğıtlarında “terörist- militan” yazıyor ve bu iş bulmalarına engel oluyor. 

 

*Pek çoğu ailelerinden de darbe alıyor. Aile de ya suçluyor ya kendi de tepki gördüğünden, yalnızlaştırıldığından onların ruhsal ihtiyaçlarını anlayabilecek durumda olamayabiliyor.

 

*Dışarıda olsalar da kendilerinden yıllarca uzaklaştırılmış bir dünyada, mesleksiz, teknoloji ya da diğer gelişmelerden geri kalmış , arkadaş-sosyal çevrelerini kaybetmiş bir halde tek başlarına kalıyorlar. Yönlendirilmiyorlar, rehberlik, psikolojik danışmanlık hizmetlerine ulaşamıyorlar. Toplum onlardan çıktıklarına sevinmelerini bekliyor ama kimse yaralarını sarmıyor.

 

‘SERBEST BIRAKIN’

 

Üniversite Öğretim Üyeleri Derneği, hapishanelerde tutuklu ve hüküm giymiş öğrencilerin derhal serbest bırakılmaları ve eğitim haklarının iade edilmesi çağrısında bulundu. Boğaziçi Üniversitesi’nde çıkan olaylar sonrasında öğrencilerin gözaltına alındığı hatırlatılan açıklama şöyle: “Sabahın erken saatlerinde yapılan yurt ve ev baskınlarıyla gözaltına almalar maalesef hâlâ sürmektedir. Gözaltındaki öğrencilerin sağlık koşullarından endişe duymaktayız. Bu ‘yerleşke/ yurt/ev basma silahı’ belli ki öğrenciler ve üniversite üzerinde bir tehdit aracı olarak kullanılmaktadır. Bu saldırının özellikle Boğaziçi gibi özgürlükleri her kesim için sağlamayı ilke edinen bir üniversiteyi seçmesi ayrıca düşündürücüdür. Gözaltına alınan öğrencilerin derhal serbest bırakılmasını talep ediyoruz!. Boğaziçi Üniversitesi’ne, öğrenci yurtlarına ve evlere yapılan polis baskınlarının derhal durmasını talep ediyoruz.Hapishanelerde tutuklu ve hüküm giymiş çok sayıdaki öğrencilerin derhal serbest bırakılmalarını eğitim/öğretim haklarının iade edilmesini talep ediyoruz.’’

 

İmza sayısı 2120’yi buldu

 

Dünyanın her yerinden akademisyenlerin Boğaziçi Üniversitesi öğrencileri için başlattığı kampanyada imza sayısı 2120’e ulaştı. “Boğaziçi Üniversitesi’nde Tutuklanan Öğrencilere Açık Destek Mektubu’’ başlıklı metinde, “Dünyadaki akademik toplulukların üyesi olarak Boğaziçi Üniversitesi’ndeki son tutuklamaları ve öğrenciler üzerindeki baskıya kuvvetle karşı çıkıyoruz. Türkiye hükümetini gözaltına alınan öğrencileri derhal serbest bırakmaya çağırıyoruz” deniliyor.

 

CUMHURİYET

Haberin etiketleri:

vasi, kampusundaki, oluyorbu, , örsele, haydi


Haber okunma sayısı: 134

Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

DİĞER HABERLER

atv-haberleri-sikayet-nedeni

ATV haberleri şikayet nedeni

22 Temmuz 2018 Pazar 09:36
akpnin-yelizi-baltayi-tasa-vurdu

AKP'nin Yeliz'i baltayı taşa vurdu

22 Temmuz 2018 Pazar 08:58
meltem-cumbul-evlenmek-sart-midir

Meltem Cumbul 'Evlenmek şart mıdır?'

21 Temmuz 2018 Cumartesi 23:04
ayse-tatile-boyle-cikti

Ayşe tatile böyle çıktı!

21 Temmuz 2018 Cumartesi 10:51
ataturke-yine-kufur-ve-hakaretler

Atatürk'e yine küfür ve hakaretler

21 Temmuz 2018 Cumartesi 09:57
adnan-oktarin-agabeyi-ilk-kez-konustu

Adnan Oktar'ın ağabeyi ilk kez konuştu!

21 Temmuz 2018 Cumartesi 08:59

ÜLKE GÜNDEMİ

Sağlıkta şiddete AKP usulü çözüm

Sağlıkta şiddete tepkiler devam ederken, Sağlık Bakanı sorunun ‘acillere polis karakolu’ kurularak

Tarık El-Haşimi'den Araplara sert eleştiri

“Uluslararası Darbe İle Mücadele ve 15 Temmuz Sempozyumu”nda konuşan Irak'ın eski Cumhurbaşkanı

AKP Menzil tarikatını böyle destekledi!

AKP bir yandan eski destekçileri Adnan Oktar ve Gülen Cemaati'ne operasyon yaparken, diğer yandan da kendisine

Bu kanun yasa yoluyla OHAL'i getiriyor

CHP İstanbul milletvekilleri Zeynel Emre ve İbrahim Kaboğlu, CHP'nin Adalet Komisyonu üyeleriyle Mecliste basın

Bahçeli'nin elini öpen Arkaz konuştu

Milletvekillerinin yemin töreninde MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin elini öpen İYİ Parti İstanbul

İddia edildiği kadar imza toplanmamış

Parti Genel Merkezi'nde basın toplantısı düzenleyen CHP Genel Başkan Yardımcısı Muharrem Erkek olağan üstü

İSTANBUL - HAVA DURUMU

ISTANBUL