22 Temmuz 2019 Pazartesi

Sonu bulunmayan ölüm koridorları

sonu-bulunmayan-olum-koridorlari

Labirentin sembol olarak kullanıldığı mitoslar çok eskiye dayanmaktadır. Labirent insanın kendini dolambaçlı patikalarda kaybettiği, karışık, aşması zor bir geçit olarak tanımlanır. Labirent sembolü özellikle Girit’teki saray duvarlarında, Roma evlerinin döşemelerinde, Etrüsklerin vazolarında, Maya çanak ve çömleklerinde ve Mısır gibi çoğu antik uygarlıklarda ortak olarak görülmektedir.
01 Ocak 2019 Salı 10:48

  Labirent teriminin Girit dilindeki Labris(Labrys) yani “Çift Taraflı Balta” sözcüğünden geldiği sanılmaktadır. Çift taraflı balta Girit’in çok eski ve kült bir simgesidir. Bu balta Labris ismini taşırdı ve çok eski bir geleneğe göre, Greklerin Ares-Dionisos (Grek mitolojisinde evreni yaratan, Kaos’tan çıkaran tanrı) isimli tanrının silahıdır. Anlatılara göre tanrı Ares-Dionisos yeryüzüne çıktığında henüz hiçbir şey yaratılmamış, biçimlenmemiştir ve sadece karanlık vardır. Etrafta yürümeye başlayan Ares-Dionisos, elindeki Labris ile karanlığı keser ve bir saban izi bırakır. Onun açtığı bu yol azar azar aydınlanmaya başlar ve bu labirent olarak adlandırılır. Yani Labris ile açılmış patika. Bu Girit’te labirent mitosu hakkında bulunabilecek en eski gelenektir ve bundan başlayarak diğerleri çok daha ünlü olmuştur.

 

Karyalıların (Karia) bir zamanlar başkentliğini yapmış olduğu Milas’ta Labranda olarak bilinen kentin adı da aynı kökten yani Labrys’ten (Labris-Çift Taraflı Balta) gelmektedir. Buradaki Zeus Tapınağı’nda çift taraflı balta sembolü bulunmaktadır. Burada bu balta Zeus’un iki uçlu baltası olarak geçmektedir.

 

Mircea Eliade’ye göre ise sözcüğün (labyrinthos) asyanik kökenli “labrallarua”dan (taş, mağara) türemiş olma olasılığı daha büyüktür. Bu sebeple labirentin insan eliyle oyulmuş yeraltı yolu anlamına geldiğini söylemiş ve Gortyna yakınındaki Ampelousia mağarasına günümüzde “labirent” denildiğini aktarmıştır.



 

Tıp literatüründe labirent sembolünün, karmaşık bir anatomik yapılanmaya sahip olan iç kulak için kullanıldığı ve iç kulaktaki bir oluşuma ismini verdiği bilinmektedir. Bu bağlamda iç kulak iltihabı “labirentit” olarak adlandırılmaktadır. Bunun dışında labirent terimi öğrenmeye ilişkin bir simge olarak “davranış labirenti” (action maze) diye bilenen teknikle eğitim bilimlerinde, şizofreni hastalarında algılama bozukluğu nedeniyle ortaya çıkan “labyrinthine konuşma” ile de psikoloji alanında sık kullanılan bir terim olmuştur.

 

İnsanların eskiden bugüne zihnini meşgul etmiş labirentler bugün bulmaca düzeyinde karşımıza çıkarken, eskiden bir işkence biçimi olarak kullanılırdı. Bazı kişilerin onlan çözmek uğruna akli dengelerini yitirdikleri bilinen labirentlerin tarihçesini Nevzat Erkman inceledi.

 

İnsanoğlunun en eski eğlence ve işkence kaynaklarından biri de labirenttir. Tam olanak ne zaman başladığını bilen yoktur, ama labirentler insan zihnini ve ruhunu sürekli ve tuhaf bir biçimde büyülemiştir.

Genellikle labirentlere çocuklar için düzenlenmiş oyunlar, diye bakılır. Oysa, insanlığın tarihinde labirentler çoğu kez gizemli, yer yer de pek masum olmayan amaçlarla kullanılmışlardır. Azra Erhat, labyrinthos sözcüğünü şöyle anlatır: “Labyrinthos, sonsuz ve girift dehlizlerden meydana gelen bir yapıya verilen addır. Mısır’da bu çeşit yapılar yer altındaki mağaralar kazılarak yapılırdı ve çokluk kral mezarı olarak bilinirdi. Yunan mitolojisinde bu kelime Girit Kralı Minos’un ünlü mimar Daidalos’a yaptırdığı ve içinde Minotauros’u sakladığı yapı için kullanılır. Labyrinthos kuruluşundan da anlaşılacağı gibi Yunanca bir kelime değil, Anadolu dillerinden türemedir. Girit’e de oradan gelmiş olsa gerek… Labyrinthos adı iki ağızlı balta anlamına gelen ve Girit din ve sanatında olduğu gibi Anadolu’da da izleri görülen’labrys’ (labris) kelimesinden türemiş olabilir.

 

Labirentlerin yüzyıllardır insanların ilgisini çektiği biliniyor. Kayıtlara göre labirentler uğruna delirenler, hatta yaşamını yitirenler var. Bazı araştırmacılar da, labirent sembolünün insanın yaşamını ve ulaşacağı sonu simgelediği görüşündeler.

 

 Çeşitli Tanımlar

Orhan Hançerlioğiu’nun açıklamasına göre, Labris, (Anadolu dillerinde) iki yüzlü bir baltadır. Lydia ya da Karia dilinden Anadolu asıllı bir sözcüktür. Tanrıların silahı ve simgesidir. Halikarnas Balıkçısı, birçok Tanrıların Anadolu kaynaklı olduklarını kanıtlamak için bu baltayı kanıt olarak ileri sürmüştür. Şöyle der: “ikiyüzlü Labris baltası, şimşek taşından, yani göktaşından yapılma sayılırdı. Gökten inen bir taştı bu. Bu itibarla onda ilahi bir kuvvet olduğu sanılırdı. Aynı zamanda bu balta bir ölüm aletiydi. Onu taşıyan insanın koluna ve eline, insanüstü bir kudret olan hayata son vermek kabiliyetini veriyordu. Üstelik kesici bir alet olarak da kutsaldı. Demir bulunduktan sonra bile kurbanlar hâlâ tunç baltalarla öldürülürdü. Binaenaleyh fırtına ve şimşekte, insanın can ve ölümünde, kurban edilen hayvanlarda kutsal ne varsa baltada toplanmıştı. İlk hükümdarlar, hükümdardan ziyade ruhani bir şef veya başpapaz olduklarından dolayı bu balta kudretlerinin belgesi oldu. Romalı prokonsüller ve hâkimler tarafından taşınması, daha sonra Fransız Cumhuriyeti’nin arması olması hep bundandır. Bu Labris baltasıyla boğa arasında da büyük bir ilişki görülmektedir. Minotauros Mısır’ın birçok Tanrıları gibi yarı insanlaşmış, yani antropomorfize bir Tanrı’ydı. Onu, daha doğrusu onun temsilcisini öldüren silah Minolauros’un kudret ve yaratıcı kabiliyetini ondan alıp insana veriyordu. Labris, aynı zamanda hierogamos’u, yani erkek ve dişi Tanrıların birleşmesini de ifade ediyordu. Bundan dolayı iki yüzlüydü. Bu silah, Roma devrine kadar da Zeus Dolicheneus’un elindedir. Muğla vilayetinde, Milas’ın kuzeyinde Labranda şehri vardır. Orası Zeus Labrandeos ‘un, yani Labrisli Zeus’un şehridir. Şehir, pek eskiden ve Karia’ nın tarihten önceki devrinde Karialıların dini merkeziydi.”

 

Daidalos Labirenti

Efsanelere göre Daidalos, boğa-başlı Minotauros’u barındırmak için Cnossus’taki labirenti inşa etmiştir. Girit kralı Minos, her 9 yılda bir Atina’dan zorla 7 genç erkek ve 7 genç kız getirtir ve oğlunun öcünü almak için onları Mınotauros’a kurban ederdi. Genç kurbanlar önce labirentte bir dans yaparlar, sonra da fırına atılırlardı. Bu genç Atinalılar Girit’e siyah bayraklı bir gemiyle getirilirlerdi. Bir gün Atina kralının oğlu Theseus, genç kurbanların arasına katılarak Girit’e gelir. Minotauros’u labirentin merkezindeki inine kadar izleyip onu orada öldürür. Geriye dönüşünü garantilemek için de, kendisine âşık olan kralın kızı Ariadne’nin verdiği bir yumak sicimi kullanır.

 

 Daidalos Labirentinin planı Lucca Katedrali’nin güney duvarında bulunmuştur. Altında şu yazı vardır: “Giritli Daidalos’un inşa ettiği labirent budur, İçeri giren bir kimse asla dışanya çıkamaz. Bunu ancak Thesus başarabilmiştir, O da sevgilisi Adrlane’ın verdiği sicimin sayesinde”

 

Ünlü tarihçi Herodot, Mısır’da Moeris Gölü civarındaki bir labirentten söz eder, bu korkunç labirent iki katlıdır. Üst katı insanlar içindir. Alt katında timsahlar bulunur. Bu bir efsane değildir. Temelleri 4300 yıl önce atılan bu labirent son zamanlarda arkeolog Flinderv Petrıe tarafından ortaya çıkarılmıştır.

 

Kilise ve Labirentler

9. yüzyılda Hıristiyan imparatorların labirent desenleri işlenmiş cüppeler giydiklerini görürüz. Daha sonraları birçok kilisede mozaiklerle işlenmiş duvar labirentleri görülmeyi başlar. Bu labirentler değişik boyutlarda yapılmışlardır. Sen Quentin Kilisesi’ndeki sekizgen labirentin çapı 10,5 metreyi bulur. Labirentlere bakmak, onları bir baştan bir başa izlemeye çalışmak bir tür hacca gitme yerine geçer. Bu uğraşı veren Hıristiyanların kutsal topraklara gitmiş kadar sevaba girdiklerini inanılır.

 

1903 yılında Amerikalı bir iş adamı filadelfiya labirentini çözmeye çalışmış ve sonunda aklını

kaçırmıştır.

 

Ölüm Dansı ve Labirentlerin Amacı

Tarihçiler, Minotauros’a adanan bakirelerin ve delikanlıların, ölmeden önce labirentin önünde bir dans yaptıklarını anlatırlar. Bu dans, Romalıların Truva Dansı’na (ya da Truva Oyunu) çok benzer. Dans, genç atlılar tarafından icra edilir. Virgil, gençlerin dans figürlerini Girit’teki labirente benzetmiştir. Tragliatella’da bulunan bir Etrüsk vazosunda bu benzerliğin şairane bir benzetmeden öte bir şey olduğu görülür. İki silahlı askerin eşliğinde dans eden 7 genç savaşçı (sakalsız) görülür. Vazoda bir de Girit labirenti çizilidir. Pompei mozaiklerinde de bu labirent desenine rastlanır. Romalı çocuklar yere buna benzer çizgiler çizerek bir tür Truva oyunu oynarlar. Norveç, İsveç, Danimarka ve Finlandiya ve Rusya’da da taştan örülü labirentlere rastlanır. Oralarda da çocuklar aynı oyunu oynarlar. Antropologlar- eski dinsel inançların ve ciddi törenlerin zamanla çocuk oyunu haline dönüştüğünü söylerler. Cnossus Minotauros’u, aslında Güneş’tir – yani Tanrı’dır. Gençlerin dansı, Güneş’in gökteki yolculuğunu simgelemektedir.

 

İŞTE DÜNYANIN 9 ÜNLÜ LABİRENTİ

 

1. Longleat Labirenti, Warminster, Wiltshire, İngiltere

 

Tam 16.000 porsuk ağacından yapılan bu labirent, dünyanın en uzun engelli labirenti; boyu ise 2.7 kilometre. 8000 dönümlük bir arazinin parçası olan labirent, 16. yüzyıldan beri soylular sınıfı 'Marquesses of Bath' e ait. Bölgede aynı zamanda Afrika'nın dışındaki ilk olduğu söylenen bir safari parkı ve 3 tane daha küçük labirent bulunuyor.

 

2. Masone Labirenti, Parma, İtalya

 

Dünyanın en uzunu olan Masone Labirenti, parmesan peyniriyle ünlü olan şehirde bulunuyor. Labirent, İtalyan yazar Franko Maria Ricci ve Jorge Louis Borges döneminde, Ricci'nin dünyanın en büyük labirentini yapma fikriyle oluşmuş. Hızlı büyüyen bambular gibi geleneksel malzemelerin dışına çıkan Ricci, ölümünden önce labirenti görebilmiş.

 

3. Andrasst Kalesi, Tiszadob, Macaristan

 

Tisza Nehri kıyısına, Macaristan - Slovakya sınırına kurulan labirent, yukarıdan bakıldığında mürekkep balığını andırıyor. 19. yüzyılda inşa edilen kale, porsuk ağaçlarıyla dekore edilmiş.

 

4. Dole Pineapple Labirenti, Wahiava, Hawai

 

Masone Labirentinden sonraki en uzun labirent olma özelliğini taşıyan bu labirent, Hawai'ye özgü olan tam 14.000 çeşit bitki türü içerir. Adından da anlaşıldığı gibi merkezinde büyük bir ananas (pineapple) bulunur. Bunun yanında, labirentin içinde 8 gizli bölüm ve tamamlayabilenler için ödüller de bulunmaktadır.

 

5. Villa Pisani Labirenti, Stra, İtalya

 

Tarihi yönü ve muhteşem görüntüsünün yanı sıra, dünyanın en zor labirenti olduğu söylenen Villa Pisani, 1720'de inşa edilmiştir. Söylentiye göre Napolyon bile bu labirenti tamamlamaya çalışmış; fakat dolambaçlı yolları ve şaşırtıcı çıkmazları yüzünden pes etmiştir. Diğer yandan Hitler ve Mussolini de ilk resmi toplantılarını burada yapmıştır. Günümüzde labirenti tamamlayabilen ziyaretçiler, 18. yüzyıl manzaralı bir kale gezisiyle ödüllendirilmektedir.

 

6. Richardson Çiftliği Mısır Labirenti, Spring Grove, İllinois

 

Dünyanın en büyük mısır labirenti, 33 dönüm üzerinde bulunan bir değil tam beş tane ayrı labirente sahiptir. Tasarımı her sene yenilenmektedir; örneğin 2013 yılında Beatles portresi yapılmıştır.

 

7. Barış Labirenti, Kuzey İrlanda

 

Kuzey İrlanda'daki 2.7 dönümlük arazi üzerine kurulu olan labirent, dünyanın en büyük labirentlerinden bir tanesi. 2000 yılında ağaçlandırılan labirent, oldukça muazzam bir tarihe de sahip. Etkileşime teşvik amacıyla da labirentin çit boyu diğer labirentlere göre kısa tutulmuş. İki ayrı bölüm olarak tasarlanan labirenti çözüp merkezine ulaşanlar ise 'barış zili' ile ödüllendiriliyor.

 

8. Ashcombe Labirenti, Avustralya

 

1000'den fazla selvi ağacıyla donatılan labirent, yılda birkaç kez dikkatli bir şekilde kırpılır. Ziyaretçilerin iki yarısını da tamamlamak zorunda olduğu labirentte düz bir çizgi bulunmaz. İçinde gönül rahatlığıyla kaybolmak isteyeceğiniz labirent sayısı 4000'in üzerinde olan lavantalarla kaplıdır.

 

9. Hampton Court Labirenti, Surrey, Birleşik Krallık

 

1700 yılında William III için yapılan labirent, İngiltere'de bugüne kadar ayakta kalmış en eski labirenttir. Puzzle-vari yapısı yüzünden oldukça zor çözülmektedir ve bu zorluk derecesiyle tüm dünyada ün salmıştır. Söylentilere göre ise, işin sırrı girişten itibaren yolu değiştirmeden sol tarafta kalmakmış.

Haberin etiketleri:

labirent


Haber okunma sayısı: 161

Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

DİĞER HABERLER

mayalar-nasil-yok-oldu

Mayalar nasıl yok oldu?

12 Temmuz 2019 Cuma 11:59
3200-yillik-top-oyununda-futbol-izleri

3.200 Yıllık top oyununda futbol izleri

11 Nisan 2019 Perşembe 20:55

ÜLKE GÜNDEMİ

Bahçeli'den vatandaşın talebine ret

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Karaman ziyaretinde bir vatandaşın, "Ereğli Belediye Başkanı Hüseyin

Yunanistan bir adamızı daha işgale hazırlanıyor

Ege Denizi'ndeki Türkiye'ye ait 18 ada ve bir kayalığı 2004'ten beri işgali altında tutan ve yerleşime açan

Bağcılar imam hatiplere bırakılıyor

Bağcılar’da bulunan tek proje okulu Dr. Kemal Naci Ekşi Anadolu Lisesi başka bir yere taşınıp yerine imam

Saray CHP'nin sorularını yanıtlayamadı

Birinci yılı geride kalan TBMM’nin 27’nci Dönemi’nde CHP’li milletvekillerinin soru önergelerini en çok

Bugün seçim olsa AKP yüzde 36

PİAR Araştırma'nın 26 ilde yaptığı ankete göre yurttaşların yüzde 62.5’i parlamenter sisteme geri

Adaylara rehberlik hizmeti başladı

YKS sonuçlarının açıklanmasıyla beraber öğrenciler için “ikinci maraton” olan tercih dönemi başladı.

ÇOK OKUNANLAR

  • Haber bulunamadı

  • Haber bulunamadı

İSTANBUL - HAVA DURUMU

ISTANBUL