14 Kasım 2019 Perşembe

İmparatorun mezarında ki ölümsüzlük iksiri

imparatorun-mezarinda-ki-olumsuzluk-iksiri

Çin imparatorları ölümsüzlük iksirine takıntılıydı ve binlerce yıl öncesine ait bir bronz kapta gizemli bir sıvı tespit edildi ve bunun Çin efsanesinde ‘ölümsüzlük iksiri’ olduğu ortaya çıktı. Gizemli sıvı, potasyum nitrat ve alunit karışımından oluşuyordu.
16 Ekim 2019 Çarşamba 10:37

 Arkeologlara göre, Çin’in Henan eyaletinde geçen yılın sonlarında yapılan kazılar sırasında bulunan garip sarımsı sıvı, bir zamanlar onu içene ölümsüz yaşam bahşettiği düşünülen eski bir ‘ölümsüzlük iksiri’.

 

Kültürel Kalıntılar ve Arkeoloji Enstitüsü başkanı Shi Jiazhen yaptığı açıklamada, “Çin’de ilk defa efsanevi ‘ölümsüzlük ilacı’ bulundu.” diyor.

 

“Bu sıvı, antik Çin’de ölümsüzlük anlayışını kavramak ve Çin medeniyetinin evrimini incelemek için önemli bir değer.”



 

Bronz kap, Luoyang şehrinde Batı Han Hanedanlığı’na (MÖ 202 – MS 8 arası) ait 210 metre karelik bir mezardan ortaya çıkarıldı. Kap, boyalı kil kaplar ve kaz şeklindeki bir lamba da dahil olmak üzere çok sayıda eski eser içeren bir mezarın içine yerleştirilmişti. Ayrıca mezara gömülen kişinin kalıntıları da çok iyi korunmuştu.

 

Ancak, 2.000 yıl sonra hala bronz kapta duran gizemli sıvı, araştırmacıların oldukça ilgisini çekmişti. Sıvıdan öylesine bir şarap kokusu geliyordu ki, ekip başlangıçta likör bulduğundan şüphelenmişti.

 

 

Gizemli sıvı, potasyum nitrat ve alunit karışımından oluşuyordu. C: Institute of Cultural Relics and Archaeology

 

Shi, “Şeffaf sarı renkte 3,5 litre sıvı vardı ve şarap gibi kokuyordu.” diyor.

 

Arkeologlar, sıvıyı bronz kaptan bir ölçüm camına döktüler ve bunun ne tür bir antik alkol olduğunu tanımlamak için laboratuvarda daha fazla analiz yapılması gerektiğini belirttiler. Ekip, daha önce pirinç ve süpürge darısı tanelerinden yapılan liköre benzer buluntular keşfetmişti.

 

Fakat bu bir pirinç şarabı değildi, sonuçlar gösteriyor ki gizemli sıvı bir potasyum nitrat ve alunit karışımıydı.

 

Günümüzde potasyum nitrat, havai fişeklerden suni gübre ya da gıda kıvamlaştırıcıya kadar her şeyde kullanılıyor. Ancak burada alunit ile birlikte kullanılması, antik Taocu metinlerde belgelendiği gibi, ‘yaşam iksiri’ için kullanılan malzemelerle eşleşiyor.

 

Sözde ölümsüzlüğü ya da doğa üstü uzun ömürlülüğü bahşeden iksirler, uzun zaman önceki kültürlerin bir arayışıydı ve Antik Çin söz konusu olduğunda bu iksir; altın, yeşim, cıva, arsenik gibi genellikle tüketmeyeceğiniz her türlü olağan dışı içerikten oluşuyordu. Ayrıca bunların birçoğu sindirilemez veya zehirli minerallerdi.

 

Aslında, bu sihirli iksirlerin içilmesiyle ilişkili yüksek ölüm riski seviyesi o kadar ünlüydü ki, tüm araştırmalar, Çin simya iksiri zehirlenmesi tarihine adanmıştı.

 

Bununla birlikte, Batı Han Hanedanlığı’nın bu eski iksiri gerçekten içip içmediğini bilmiyoruz. Belki de basitçe mezara gömülenleri onurlandırmak için bir ritüel mezar nesnesi olarak yerleştirilmişti.

 

Çin’in ilk imparatoru ölümsüzlük iksiri için emir vermiş

 

Daha önceki arkeolojik araştırmalar sırasında Çin’de, ilk imparator tarafından verilen emri içeren bir yazıt bulunmuştu Bu yazıtta ünlü Terakota Ordusunu yaptıran Çin’in ilk imparatoru Qin Shi Huang, efsanevi iksirin bulunması için ülke çapında bir araştırma emri verdiği ortaya çıkmıştı

 

Söz konusu bulgu, 2002’de merkezi Hunan eyaletindeki bir kuyunun dibinde, ahşap bir plakanın üstüne yazılmış olarak bulundu. Çin’de bulunan bu ahşap plakalar, kağıttan önce yazı yazmak için kullanılıyordu.

 

Qin Shi Huang, anlaşıldığı üzere hayat iksirinin herhangi bir yöntemle bulunması konusunda oldukça takıntılıydı. Yazıt, imparatorun emrini ve ebedi hayatın iksirini bulamayan bölgesel yönetimlerden gelen çeşitli garip cevapları içeriyor.

 

Görünüşe göre Langya bölgesinden bir yönetici, “uğurlu bir yerel dağdan toplanan bir bitki”nin bu tarife uyabileceğine inanmış.

 

Arkeologlar, birbirine sicimlerle bağlı olarak buldukları yaklaşık 36.000 ahşap plakayı inceledikten sonra, imparatorun sınır bölgelerine ve uzak köylere bile ulaştırdığı emri ve imparatoru memnun etmeye çalışan yerel makamlardan gelen yanıtları ortaya çıkardı.

 

İmparatora verilen cevaplarda, yerel makamların bu emri yerine getiremediği için ne kadar utanç duydukları anlatılıyor.

 

İmparator Qin Shi Huang’ın ölüme karşı olan takıntısı günümüzde birçok kişi tarafından biliniyor. Öbür dünyada onu koruyacağı düşünülen dünyaca ünlü pişmiş toprak askerlerle dolu büyük bir yer altı mezarı inşa etmesi, umutsuzca ölümü yenmeye çalıştığını gösteriyor. Ancak imparator, 49 yaşında onu ölümsüz yapacağı vaad edilen simyasal bir iksir yüzünden zehirlenerek öldü.

 

İmparator Qin Shi Huang’ın mezarı için yaptırdığı devasa terakota ordusu, ölümü ne kadar ciddiye aldığının bir kanıtıydı. İmparatorun mezarında, savaş arabaları ve atlarla birlikte 8.000 pişmiş toprak asker yer alıyor.

 

Bu askerler, imparator öldüğünde, ölümden sonraki hayatta onu korumak için anıtsal mezarına yerleştirilmişti. Duxiang köyünden gelen bir cevapta, hayat iksirini bulamadıkları, fakat bunu araştırmaya devam edeceklerine dair ömürlerini adayacakları yazıyor.

 

Havai fişeğin kökeni, Çin’deki ölümsüzlük arayışına dayanıyor.

 

“Barut, Patlayıcılar ve Devlet: Bir Tarih’te” (Routledge, 2016) ifade edildiğine göre bu “patlama” antik bir ölümsüzlük arayışının ürünüydü. 9. yüzyılın başlarında Çin’de revaçta olan simyanın asıl hedefi yaşam süresini uzatacak, hatta belki de ölüme meydan okuyacak bir madde bulmaktı.  Ölümü yenecek o iksir hiçbir zaman bulunamamış olsa da, simya dünya çapında önemli günleri kutlama şeklimizi değiştirecek bir patlamaya sebep oldu.

 

Bir patlama meydana getirmek için üç farklı bileşenin bir araya gelmesi gerekir. Bu bileşenlerden ilki güçlü bağları bulunan uzun zincirli moleküller içeren bir kimyasal olan yakıttır. İkincisi oksitleyici olarak bilinen bir kimyasaldır. Oksitleyici yakıt bağlarının kırılmasını ve bu aşamada kuvvetli bir enerjinin salınmasını sağlar. Son olarak patlama reaksiyonunun oluşması için ısı gereklidir.

 

Havai fişeğin kaşifi, yaşam süresini uzatacak yeni bir iksir elde etmek ümidiyle her şeyden habersiz bir şekilde ideal yakıt olan kömürü ve o dönemlerin sık kullanılan gıda koruyucusu ve oksitleyicisi potasyum nitratı karıştırdı. Bu karışıma sülfür eklenmesi kömürün tutuşma sıcaklığını düşürecekti. Reaksiyonu başlatacak olan ısı ile barut patladı. Dokuzuncu yüzyıla ait Çin kayıtlarından birinde “patlamadan sonra duman ve alevler oluştuğu, biliminsanlarının el ve yüzlerinin yandığı, hatta çalıştıkları binanın tamamen kül olduğu” anlatılıyor.

 

Bambu veya kağıttan bir tüp içerisine sıkıştırılmış bu yeni iksir dini törenler ve yılbaşı kutlamalarında patlatılmaya başladı. Ateşlendiğinde çıkan gürültünün kötü ruhları kovduğu düşünülüyordu. (Patlayıcı konusundaki hayret verici gelişmelerin yaşanması için daha çok zaman gerekecekti öyle ki bu ilk havai fişekler tamamen patlamadan ibaretti.)

 

Ancak bu kimyasal deney sadece havai fişeklerin ilk halini keşfetmekle kalmadı. Barut olarak adlandırılan bu iksir sonraları savaşlarda da kullanıldı. 13. yüzyıla gelindiğinde Moğolistan’ın kuşatılmasında kullanılan dragon şeklinde boyanmış roketleri ateşlemek için kullanılan barut, yine aynı yüzyılda Marco Polo tarafından Avrupa ile tanıştırılacaktı.

 

Bugün gökyüzünü ışıklandıran havai fişekler ilk örneklerinden çok da farklı değil. Bugün kullanımda olan modern, renkli kimyasallarımız ile patlama uzamanlarının 9. yüzyıl Çin’inde duyulamamış şeyler sergiledikleri bir gerçek olsa da tüm bu patlamalar için ölümsüzlük arayışımıza teşekkür edebiliriz.

 

ARKEOFİLİ

Haberin etiketleri:

ölümsüzlük iksiri


Haber okunma sayısı: 136

Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

DİĞER HABERLER

nuhun-gemisi-nerede-karaya-oturdu

Nuh’un gemisi nerede karaya oturdu?

12 Kasım 2019 Salı 21:24
dunya-disi-genetik-deneyler

Dünya dışı genetik deneyler

10 Kasım 2019 Pazar 19:29
dunyanin-en-korkunc-hastanesi

Dünyanın en korkunç hastanesi

07 Kasım 2019 Perşembe 16:52
antik-iskeletlerde-sakli-10-gizem

Antik iskeletlerde saklı 10 gizem

03 Kasım 2019 Pazar 18:12
kap-dwa-efsaneleri-gercek-mi

Kap Dwa efsaneleri gerçek mi?

29 Ekim 2019 Salı 20:28

ÜLKE GÜNDEMİ

Minik ortaktan kanun teklifi

BBP Ankara Milletvekili Mustafa Destici, imza sahibi olduğu 'Devlet Memurları Kanununda Değişiklik Yapılmasına

Süleyman soylu ruh sağlığımızı bozuyor

HDP Diyarbakır Milletvekili Garo Paylan, TBMM’de devam eden bütçe görüşmelerinde Sağlık Bakanlığı

Diyanet'ten kamu spotu savunması

Adıyaman’da "Peygamberimiz ve Aile" konulu konferans veren Diyanet İşleri Başkanı Erbaş, aile içi iletişimde

Milli Eğitim Müdürünü çıldırtan resim

Bartın’da TOKİ Orta Okulu’nu ziyarete giden İl Milli Eğitim Müdürü Bilal Yılmaz Çandarlıoğlu,

Boğaz yönetmeliği boğazlarında kalır!

BirGün’ü ziyaret eden İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Saray’ın yetki gaspı girişimine tepki göstererek,

Milletin vergisi işte böyle harcanıyor

CHP'li Tahsin Tarhan, Türkiyenin en borçlu belediyesi Kocaeli Belediyesi'nin harcamalarını belgeleriyle

ÇOK OKUNANLAR

  • Haber bulunamadı

İSTANBUL - HAVA DURUMU

ISTANBUL