Haber Detayı
23 Haziran 2022 - Perşembe 17:50 Bu haber 39 kez okundu
 
Maniye Bakanı Nebati ek bütçeyi savundu
Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda, 2022 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu ile Bağlı Cetvellerinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin görüşmelerinde konuştu.
Siyaset Haberi


TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu, AK Parti Bingöl Milletvekili Cevdet Yılmaz başkanlığında toplandı.

 

Toplantı başlamadan önce CHP'li milletvekilleri "Yandaşa ek bütçe, vatandaşa ek külfet", "Kur korumalıya para var, yangın uçağına yok", "Bütçenin özeti; durmak yok yolmaya devam" yazılı dövizleri sıralarına bıraktı. CHP Muğla Milletvekili Süleyman Girgin ve Antalya Milletvekili Cavit Arı, Marmaris'teki orman yangınları konusunda iktidarı eleştirdi.

 

CHP İstanbul Milletvekili Mehmet Bekaroğlu, usule ilişkin söz alarak, vaka sayısının tekrar artış gösterdiğini, görüşmelerin kalabalık bir ortamda yapılmasının doğru olmadığını söyledi.

 

Bunun üzerine Komisyon Başkanı Yılmaz da koridordaki ekranlardan komisyonun izlenebileceğini, bu şekilde kalabalığın azaltılabileceğini belirtti.

 

CHP Ankara Milletvekili Bülent Kuşoğlu, iktidarın yılın 6 ayı tamamlanmadan ek bütçe getirdiğini ancak Türkiye'yi bütçesiz bırakmalarının mümkün olmadığını, bu teklifi mutlaka çıkaracaklarını ifade etti.

 

2004 yılından bu yana ek bütçe yapılmadığını kaydeden Kuşoğlu, Cumhurbaşkanlığından gelen bütçenin görüşülme usulü konusunda mevzuatta boşluk olduğunu savundu. Kuşoğlu, "Bu bir kanun teklifiyse bir milletvekili tarafından verilmesi gerekiyor. Eğer bir bütçe teklifiyse bütçe usulüne göre görüşülmesi gerekiyor. Bu ne bütçe ne kanun teklifi oldu. Ne Anayasa ne İçtüzük'te bununla ilgili bir hüküm yok. Türkiye gibi devlet geleneği olan bir ülkenin anayasasında ek bütçenin nasıl görüşüleceğine ilişkin bir hüküm olmaz mı? Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile beraber bu hükümler ortadan kalktı." diye konuştu.

 

Kuşoğlu, ek bütçe yapılması konusundaki mevzuat boşlukları için bir rapor hazırlanması gerektiğini dile getirdi.

 

HDP Diyarbakır Milletvekili Garo Paylan, görüşmelere, "iktidarın ekonomi politikaları nedeniyle zarar gördüğünü" iddia ettiği kesimleri temsil eden sivil toplum örgütlerinin katılarak, görüşlerini bildirmesi gerektiğini söyledi.

 

Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati'nin gün boyunca milletvekillerini dinleyeceğini ancak farklı görev alanlarına ilişkin soruları yanıtlayacak bakanların komisyonda yer almadığını ifade eden Paylan, "Hazine ve Maliye Bakanı'nın hükümet adına, tüm bakanlıklar adına söz kurması tek adam rejimini sorgulatır. Hükümet adına cevap verir hale gelir. Sayın Bakan da herhalde bunu kabul etmez. Bu usulü değiştirmek gerekir. Bunu ikinci bir bütçe olarak görüşelim, çünkü bütçe çöktü. Benim önerim, tüm bakanların buraya gelmesidir." dedi.

 

İYİ Parti Ankara Milletvekili Durmuş Yılmaz, ek bütçenin, 2022 yılı bütçesinin büyüklüğüyle neredeyse aynı olduğunu, bu nedenle yeni bir bütçe olarak görüşülmesi gerektiğini savundu. Bu konuda bir rapor hazırlanmasını öneren Yılmaz, bu şekilde belirlenecek usulün, bundan sonraki dönemlerde de izlenebileceğini belirtti. Yılmaz, "Bütçenin görüşülmesi ile kanun teklifinin görüşülmesi tamamen farklı." sözlerini sarf etti.

 

MHP Konya Milletvekili Mustafa Kalaycı, Anayasa'da bütçenin kim tarafından teklif edileceğinin açık olduğunu, teklifin de Anayasa'ya uygun bir düzenleme olduğunu kaydetti.

 

Bütçe teklifinin bir kanun teklifi olduğuna işaret eden Kalaycı, bunun İçtüzüğe göre görüşüleceğini, bu konuda daha önceki yıllarda izlenen yolun geçerli olduğunu vurguladı. Kalaycı, "Kanun teklifinin gelişinde sorun yok. Bütçe teklifini Cumhurbaşkanı sunuyor, değişiklik teklifi de Cumhurbaşkanı tarafından sunulmuş." şeklinde konuştu.

 

AK Parti Giresun Milletvekili Cemal Öztürk, 18 yıl sonra ilk kez bütçe değişikliği teklifi sunulduğunu belirterek CHP'li Kuşoğlu'nun söylediği gibi bu tür düzenlemelerin görüşülmesinde bir teamül oluşturulabileceğini, bu şekilde sonraki yıllara ışık tutulabileceğini dile getirdi. Öztürk, "Bu teklifin Anayasa ve İçtüzük hükümlerine uygun sunulduğunu düşünüyorum." dedi.

 

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu Başkanvekili ve MHP İstanbul Milletvekili İsmail Faruk Aksu, bütçe değişikliği teklifinin görüşmelerinin Anayasa ve İçtüzüğe uygun olduğunu söyleyerek "Ne Anayasa ne kanuna ne de İçtüzüğe aykırı bir durum söz konusudur. Bir gider artışı hasıl olmuştur, bunun yapılması gerekiyor. Bunun yapılması istenmiyor mu?" değerlendirmesinde bulundu.

 

Komisyon Başkanı Yılmaz, TBMM'de geçmişte onlarca kez ek bütçe çıkarıldığını ancak 2004 yılından bu yana bu yönde bir düzenleme yapılmadığı ve yeni bir yönetim sistemine geçildiği için bugün bu konunun tartışıldığını anlattı. Bu konudaki eleştirileri rapor halinde Meclis Başkanlığına sunacaklarını da bildiren Yılmaz, gerekiyorsa milletvekilleriyle daha sonra bir araya gelerek önerilerini dinleyebileceklerini ifade etti.

 

Anayasa'da ve diğer mevzuatta ek bütçe görüşmelerine ilişkin hükümlerin bulunduğunu anlatan Yılmaz, bu bağlamda teklifi Cumhurbaşkanı'nın sunması gerektiğine işaret etti. Yılmaz, ek bütçe sunumunun ise yürütme adına Cumhurbaşkanı Yardımcısı veya bir bakan tarafından yapılabileceğinin hüküm altına alındığına işaret ederek "Cumhurbaşkanımız tarafından imzalanan, bugün burada Hazine ve Maliye Bakanımız tarafından sunumu yapılacak ek bütçe teklifiyle alakalı sunma yetkisi noktasında Anayasa veya İçtüzük açısından bir aykırılık bulunmamaktadır." diye konuştu.

 

Ek bütçe teklifinin farklı bir usulle görüşülmesine yönelik eleştirileri yanıtlayan Yılmaz, parlamento teamüllerinin öğrenilebilmesi için geçmiş ek bütçe görüşmelerini incelettiğini vurguladı. Yılmaz, şunları kaydetti:

 

"1990'lı yıllardan sonra çıkarılan ek bütçelerde, ek bütçe kanunlarının görüşülme usulünde ne komisyonda ne de Genel Kurulda ayrı bir yöntem belirlenmemiş, ek bütçe kanunları diğer kanunlar gibi görüşülmüş. İki örnek vereceğim. 1996 yılında çıkarılan ek bütçe kanunu, Plan ve Bütçe Komisyonunun şu anda üyemiz olan, o zamanki Maliye Bakanı Sayın Abdüllatif Şener tarafından sunulmuş ve diğer kanun teklifleriyle aynı usulde görüşülerek kabul edilmiştir. Genel Kurul görüşmelerinde ise yine diğer kanun tekliflerinde olduğu gibi teklifin geneli, maddeleri ve varsa önergeleri işleme alınarak kanun tekamül ettirilmiştir. 2004 yılında AK Parti döneminde çıkarılan ek bütçe kanununda ise o dönemki Maliye Bakanı, rahmetli Sayın Kemal Unakıtan sunuş yapmış, kanun tasarısı şeklinde görüşülmüştür. Bu örneklerin dışında diğer ek bütçelerin de aynı usulle görüşüldüğünü görüyoruz. Bugün tartışmaya ve itirazlara konu olan ek bütçe teklinin ayrı bir usulle görüşülmesine ilişkin öneri, o dönemki hiçbir siyasi partimiz tarafından ne komisyonda ne de Genel Kurulda ileri sürülmüştür. Bu, ilk defa gündeme gelen bir tekliftir. Dolayısıyla ek bütçe teklifinin görüşmelerinde belirlediğimiz usul, Anayasa, İçtüzük, 5018 sayılı kanun ve parlamento teamüllerine uygun düşmektedir."

 

Tartışmanın ardından Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati, sunumuna başladı.

Bakan Nebati, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda, 2022 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu ile Bağlı Cetvellerinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin görüşmelerinde konuştu.

 

Yerinde ve zamanında alınan etkili önlemlerle yakalanan yüksek büyüme ve artan gelir performansı sayesinde 2021 yılını milli gelire oranla yüzde 2,7'lik bütçe açığı ile kapattıklarına işaret eden Nebati, "Böylece beklenenin üzerinde bir bütçe performansı yakalamayı başardık. Bildiğiniz üzere 2022 yılı bütçe hedef ve tahminlerimiz de 2021 yılının ikinci yarısındaki makroekonomik görünüm ve beklentilerimiz çerçevesinde belirlenmişti. Ancak 2021 yılının sonuna doğru küresel salgın etkisini azaltırken yeni riskler ortaya çıkmıştır. Dünyada hızla yükselen enflasyon, tedarik zincirlerindeki bozulma, emtia fiyatlarındaki rekor seviyeler ve Rusya-Ukrayna savaşı tüm ülkelerde olduğu gibi ülkemizde de makroekonomik görünüm ve varsayımlarda çok büyük değişimlere yol açmıştır. Bu değişim hem gelir beklentilerimizi hem de harcama büyüklüklerimizi ve ihtiyaçlarımızı farklılaştırmıştır. İşte, küresel belirsizliklerin ve risklerin devam ettiği bu makroekonomik ve jeopolitik ortamda mevcut bütçemizdeki ödeneklerin dağılımını ve miktarını yeniden taksim etme ve kamu hizmetlerinde devamlılığın sağlanması amacıyla 2022 yılı bütçemizde revizyona gitme ihtiyacı hasıl olmuştur." diye konuştu.

 

Nebati, bu nedenle, Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu'nun 19'uncu maddesinde yer alan "kanunla ek bütçe yapılabilir" hükmünden hareketle, hazırladıkları ek bütçeyi yüce Meclis'in takdirine sunduklarını aktardı.

 

Dünya ve Türkiye ekonomisindeki gelişmelere de işaret eden Nebati, 1929 Büyük Buhranı'ndan sonraki en zorlu dönemden geçen küresel ekonominin, henüz salgın kaynaklı etkileri tam atlatamadan başlayan Rusya-Ukrayna savaşıyla daha da belirsiz ve riskli görünüm sergilediğini söyledi.

 

Nebati, emtia fiyatlarındaki artışa ve birçok ülkede son 34-40 yılın en yüksek seviyelerine ulaşan enflasyona dikkati çekerken, konuşmasını şöyle sürdürdü:

 

"Tüm dünyada hem tüketici hem de üreticilerin yüksek enflasyon nedeniyle ekonomik zorluklar yaşadığını görmekteyiz. Dünyada salgınla birlikte artan tedarik sıkıntıları savaş nedeniyle sürmektedir. Rusya'ya uygulanan yaptırımlar özellikle enerji ve gıda fiyatlarının yüksek seyretmesine neden olmaktadır. Küresel düzeyde petrol fiyatları 2021 yılına göre yaklaşık yüzde 60 artarak 100-120 dolar seviyesinde işlem görmektedir. Küresel boyutta enflasyonist baskıların arttığı, finansal koşulların sıkılaştığı ve büyümenin yavaşladığı bir dönemdeyiz."

 

Bu zorlu küresel şartların, Türkiye gibi enerji ithalatçısı ülkeleri özellikle maliyet artışları sebebiyle olumsuz etkilediğini belirten Nebati, "Günümüzün küresel ekonomik yapılanmasına uygun, sürdürülebilir, güçlü ve kaliteli bir büyüme sürecinin sağlanması amacıyla Türkiye Ekonomi Modelini uygulamaya aldık. Bu modelde yatırım, yüksek katma değerli üretim ve ihracat artışını teşvik etmek suretiyle cari işlemlerde dengeyi sağlamayı, dış finansman ihtiyacını azaltmayı, dış tasarruflara bağımlılığı ortadan kaldırmayı ve güçlü istihdam artışının sürdürülebilir hale gelmesini hedefliyoruz. Azalan dış finansman ihtiyacı ile birlikte enflasyon üzerindeki kur baskılarının düşeceğini öngörüyoruz. Ülkemizde üretim, ihracat ve yatırımlar, küresel ve bölgesel tüm olumsuz gelişmelere rağmen artışını güçlü bir şekilde sürdürürken istihdam piyasasındaki olumlu görünüm de devam etmektedir." değerlendirmesinde bulundu.

 

Nebati, rekor sayılabilecek bir oranda büyüme kaydedilen 2021 yılında, büyümenin kompozisyonunun da dengeli bir görünüm sergilediğini anımsatırken, "2022 yılının ilk çeyreğinde ise Rusya-Ukrayna savaşının neden olduğu belirsizlik ortamına ve etkileri devam eden salgına rağmen ekonomimizin yüzde 7,3 büyüme kaydetmesi oldukça değerlidir. Bu dengeli büyüme görünümünü sürdürülebilir ve sağlıklı büyüme hedefimiz doğrultusunda oldukça önemli bulduğumuzu belirtmek isterim. 2022 yılının ikinci çeyreği ve sonrasına ilişkin öncü göstergeler ılımlı bir iç talebe ve güçlü bir ihracata işaret etmektedir." ifadesini kullandı.

 

Mevcut konjonktürel durumda başta enerji olmak üzere artan küresel emtia fiyatları ile Rusya-Ukrayna Savaşı kaynaklı risklerin dış ticaret dengesi üzerinde etkilerini çok net gördüklerini aktaran Nebati, mayıs ayı itibarıyla yıllıklandırılmış ihracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 77,3 iken, enerji hariç ihracatın ithalatı karşılama oranının yüzde 97,1 seviyesinde gerçekleştiğini söyledi. Nebati, "Bu durum enerji fiyatlarındaki artışın dış ticaret dengesine yansımasını açık bir şekilde ortaya koymaktadır. Nitekim, biz 2022 bütçesini hazırlarken, varil başına petrol fiyatını ortalama 68 dolar hesaplarken bugün petrol fiyatları 110 dolara ulaşmıştır." ifadesini kullandı.

 

Nebati, bu gelişmenin Türkiye'nin enerji faturasına 2022 yılı için 50 milyar dolar ilave yük getirdiğine işaret ederek, sözlerine şöyle devam etti:

 

"Bu olumsuz durumu telafi edecek nitelikte olumlu ekonomik gelişmeler de yaşıyoruz. Salgın kaynaklı belirsizliklerin azalması ile birlikte turizmde önemli ölçüde toparlanma oldu. 2022 yılı ilk çeyreğinde toplam ziyaretçi sayısı yıllık yüzde 148 artarak 6,5 milyon kişiye, turizm gelirleri ise yüzde 122 artarak 5,5 milyar dolara yükseldi. Haziran ayı itibarıyla ülkemizi ziyaret eden kişi sayısının toplam 19 milyona ulaşmasını bekliyoruz. Önümüzdeki dönemde de salgın öncesi rakamların üzerine çıkacağız. İhracattaki güçlü görünüm ve turizm gelirlerindeki toparlanma ile 2021 yılında cari işlemler açığı 13,7 milyar dolara gerilemiştir. 2022 yılında ise cari işlemler açığı başta enerji olmak üzere yüksek emtia fiyatlarının etkisiyle artan ithalat nedeniyle artış göstermiş ve nisan ayı itibarıyla yıllık 25,7 milyar dolar olmuştur. Enerji hariç değerlendirildiğinde cari işlemler dengesi nisan ayında yıllık 35,2 milyar dolar fazla vermiştir. Ekonomik büyümede güçlü performansın görüldüğü bu dönemde enerji hariç cari dengede görülen bu iyileşme Türkiye Ekonomi Modeli'nin önemli bir başarısıdır."

 

Büyümenin kapsayıcı olmasını çok önemsediklerini belirten Nebati, üretim, yatırım ve istihdam dostu büyüme modeli çerçevesinde ülkedeki refah artışından tüm kesimlerin faydalanmasını amaçladıklarını söyledi. Toplam istihdamın nisan itibarıyla salgın öncesi seviyelerin de üzerine çıkarak 30,4 milyon kişiye ulaştığını aktaran Nebati, "Salgının derinden hissedildiği 2020 yılı Nisan ayına göre ise oluşturduğumuz ilave istihdam 5 milyon kişiyi aşmıştır. Böylece Türkiye, OECD üyeleri arasında en fazla istihdam sağlayan ülke olmuştur. Tüm veriler Türkiye'nin üretimde, ihracatta ve en önemlisi istihdamda ilerlediğini göstermektedir." dedi.

 

Bakan Nebati, yaşanan küresel gelişmeler nedeniyle enflasyonun tüm dünyada en önemli sorun haline geldiğini bildirerek, "Küresel ölçekte artan fiyatlar bizim gibi gelişmekte olan ve enerjide dışa bağımlı ülkeleri fazlasıyla etkiliyor. Büyük ölçüde dışsal faktörlerden kaynaklanan ve çoğunlukla arz yönlü maliyet artışlarıyla ortaya çıkan bu gelişmeler fiyatlar genel seviyesindeki bozulmanın önemli fakat geçici olduğuna işaret etmektedir. 90'lı yıllarda kronik bir sorun haline gelen enflasyonu iktidara geldiğimiz andan itibaren uyguladığımız ihtiyatlı politikalarla düşürdüğümüz gibi tekrar düşürmek için mücadelemizi kararlılıkla sürdürüyoruz. Vatandaşlarımızın günlük hayatlarını etkileyen olağanüstü fiyat artışlarının alım güçlerine en az düzeyde yansıması için azami çabayı gösteriyor ve gerekli adımları ivedilikle atıyoruz." diye konuştu.

 

Bu kapsamda hanehalkının tüketim sepetinde önemli yer tutan gıda, temizlik, hijyen malzemeleri gibi belirli ürünlerde, yeme içme hizmetlerinin tamamında, meskenlerde kullanılan elektrikte KDV indirimi yaptıklarını anımsatan Nebati, atılan diğer adımlara ilişkin şu bilgileri paylaştı:

 

"Yönetilen/yönlendirilen fiyatlar vasıtasıyla enflasyonist baskıları azaltıcı tedbirler aldık. Elektrik ve doğalgaz gibi stratejik alanlarda kayda değer sübvansiyonlar ile vatandaşlarımızı ve sanayicilerimizi destekledik, desteklemeye devam ediyoruz. Kira artışlarını yüzde 25 ile sınırlayarak vatandaşlarımızı fahiş fiyat artışlarından koruma yönünde kıymetli bir adım daha attık. Ayrıca bazı stratejik ürünlere yönelik dış ticaret tedbirlerini devreye aldık. Tüm bu adımlar çerçevesinde, enflasyonla mücadeleye katkı sağlamak amacıyla kamu olarak 2022 yılında 241,3 milyar lira vergi gelirinden vazgeçiyoruz."

 

Nebati, 20 Aralık 2021'de Kur Korumalı Türk Lirası Mevduat ve Katılım Hesabı enstrümanını devreye aldıklarını anımsatırken, "Bu enstrüman ve bunu destekleyici diğer 14 adımımız finansal istikrarı güçlendirdi ve ters dolarizasyonu destekledi. Bunun yanında finansal istikrarı gözeten yeni finansal araçlarla bu sürece devam ediyoruz. Tasarruflarını Türk lirasında değerlendirmek isteyen vatandaşlarımıza alternatifler sunmak amacıyla geliştirdiğimiz Gelire Endeksli Senetlerin ihracını duyurduk, talepleri topladık ve talepler de olumlu şekilde neticelendi." dedi.

 

İstihdamın desteklenmesi ve işgücü maliyetlerinin azaltılması amacıyla çok önemli düzenlemeleri hayata geçirdiklerini anlatan Nebati, "Bu kapsamda 2022 yılı sonuna kadar uygulanmak üzere işe alınacak her bir işçi için asgari ücret üzerinden ödenmesi gereken tüm SGK primlerini 12 ay boyunca karşılıyoruz. İmalat sanayi yatırımlarına sağlanan ilave kurumlar vergisi desteklerini 2022 yılı sonuna kadar uzattık. 2023 yılı sonuna kadar alınan makine ve teçhizatın amortisman süresini yarıya indirdik. 2022 yılı başından itibaren asgari ücreti vergi dışı bıraktık. Böylece asgari ücretli vatandaşlarımızın ücretleri üzerinden gelir ve damga vergisi alınmamasını sağladık. Çiftçimizi desteklemek amacıyla tarımsal destekleme ödemelerinden gelir vergisini kaldırdık. Geçmiş 5 yıl içinde yapılmış kesintileri de iade ettik." ifadesini kullandı.

 

Nebati, orman yangınlarıyla mücadeleyle ilgili de bilgi verirken, "2021 yılında 39 helikopter var iken bugün 55 tane helikopterimiz var. 3 uçak iken 20 oldu, 4 İHA varken 8 oldu, 13 bin gönüllü varken, 105 bin kişi oldu. Havadaki su kapasitemiz 2002'de 85 ton, geçen yıl 154 ton, şu anda 302 tona çıkmış durumda. Yangınla mücadeleyle ilgili bütçe de 4 milyar Türk lirasıdır." dedi.


Katma Değer Vergisinde (KDV) etkinliği, adaleti ve basitleştirmeyi sağlamak amacıyla yapılan çalışmalar kapsamında vatandaşın refah düzeyini artırmak için yaptıkları düzenlemeleri anlatan Nebati, Kur Korumalı Mevduat ve Katılım hesaplarına yürütülecek faiz ve kar paylarında stopaj oranını sıfırladıklarını hatırlattı.
Nebati, yurt içi tasarrufları güçlü şekilde desteklediklerini, sermaye piyasalarının gelişmesine ve derinleşmesine katkı sağladıklarını, öz kaynak kullanımını teşvik ettiklerini dile getirerek akaryakıt ürünlerine yönelik kayıt dışılıkla mücadeledeki etkinliği artırmak ve haksız rekabeti önlemek amacıyla bu alandaki vergileri güvence altına alacak teminat uygulaması başta olmak üzere birçok düzenlemeyi hayata geçirdiklerini söyledi.

 

Vatandaşların alım güçlerini artırmak adına alınan kararların etkinliğini azaltacak yönde uygulamalar yapan firmaları tespit etmek ve vergi kayıp kaçağının önüne geçmek amacıyla denetimleri artırdıklarına dikkati çeken Nebati, "Bu kapsamda, fahiş fiyat, fiyat manipülasyonu ve stokçuluğa asla izin vermeyeceğiz. Piyasadaki fiyatları mercek altına alan enflasyon ile mücadele ekiplerimiz aracılığı ile denetimlerimizi daha da yoğunlaştırdık." diye konuştu.

 

Nebati, KDV'deki sadeleştirme çalışmalarını sürdürdüklerini ifade ederek bu kapsamda gıda ürünlerinin toptan‐perakende satışlarında uygulanan KDV oranlarını eşitlediklerini, farklılığı ortadan kaldırdıklarını, uygulama kolaylığı sağladıklarını aktardı.

 

Uluslararası piyasalarda yaşanan dalgalanmalara rağmen borçlanma politikasını stratejik hedeflerle uyumlu bir şekilde uyguladıklarına dikkati çeken Nebati, şöyle devam etti:

 

"Borçlanma programına esneklik sağlayan güçlü nakit rezervi politikamızı sürdürüyoruz. Ülkemiz düşük kamu borç stokuyla olumlu ayrışmaya devam etmiştir. Avrupa Birliği (AB) tanımlı genel yönetim borç stokunun milli gelire oranı ülkemizde 2021 yılında yüzde 42 seviyesinde gerçekleşmiştir. AB üyesi ülkelerde ise bu oran 2021 yılında ortalama yüzde 88 seviyesindedir. Bu kapsamda ülkemiz borç stoku açısından en az borçlu ülkeler arasındadır."

 

Nebati, Tek Hazine Kurumlar Hesabı Uygulaması ile Hazine nakit rezervini güçlendirdiklerini ve bütçeye katkı sağladıklarını dile getirerek 2022 yılı Ocak‐Mayıs döneminde 233,6 milyar liralık iç borçlanma gerçekleştirildiğini, toplam iç borç çevirme oranının, 2022 yılı için öngörülen yüzde 103 seviyesindeki oran ile uyumlu bir şekilde yüzde 104,5 seviyesinde gerçekleştiğini ifade etti. Nebati, bununla birlikte özellikle uzun vadeli ihraçlar sayesinde elde edilen kazanımlar neticesinde nakit iç borçlanmanın ortalama vadesinin mayıs ayı itibarıyla 60,2 ay seviyesine yükseltildiğini kaydetti.

 

Küresel düzeyde yaşanan olumsuz gelişmelerin Türkiye ekonomisi üzerinde oluşturduğu baskıya ve artan maliyetlere rağmen 2022 yılı bütçe hedeflerini gerçekleştirme noktasında bir sorun yaşamadıklarını dile getiren Nebati, küresel makroekonomik belirsizliklerin ve jeopolitik risklerin devam ettiği bu ortamın hem gelir beklentilerini hem de harcama büyüklükleri ile ihtiyaçları farklılaştırdığını anlattı. Bu durumu dikkate alarak mevcut bütçedeki gelir tahminini ve ödenekleri artırarak günün koşulları çerçevesinde vatandaşların ihtiyaçlarını önceleyen bir ek bütçe teklifi yaptıklarını belirten Nebati, "Bu durum sadece ülkemize mahsus değil. Nitekim aralarında Almanya, Güney Kore, Japonya ve Finlandiya gibi ülkelerin de yer aldığı pek çok ülke 2022 yılının olağan dışı gelişmelerinden ötürü benzer ek bütçe süreçlerine girmiş bulunuyor." dedi.

 

Nebati, hazırladıkları ek bütçe kanun teklifinin gelir tahminleriyle uyumlu ve kamu maliyesinde genişleme ifade etmeyen bir anlayışla hazırlandığını belirterek şöyle konuştu:

 

"Mali disiplinin oluşturduğu imkanları, ekonomimizin içinden geçtiği zorlu dönemlerde bir manevra alanı olarak kullandık. Mali imkanlarımızı aşan ve bütçemizi zorlayan harcamalardan hep kaçındık, kaçınmaya da devam ediyoruz. Ek bütçe ile öngörülen ilave ödenekler zorunlu harcama alanlarının yanında, hane halkını ve sosyal kesimleri destekleyen, ülkemizin büyüme potansiyeline katkı sağlayan yatırım alanlarını önceleyen, seçici ve dengeli bir şekilde oluşturulmuştur. Bizler bu ek bütçeyle vatandaşlarımızın hanelerinde tükettiği doğal gaz ve elektriği daha ucuza kullanabilmelerini, çiftçilerimizin, işçilerimizin, emeklilerimizin, çalışanlarımızın ve ihtiyaç sahibi olan vatandaşlarımızın daha fazla yanında olabilmeyi, ülkemizin büyüme ve istihdam potansiyeline katkı sağlayacak yatırımları daha hızlı tamamlayabilmeyi amaçlamaktayız. Bu kapsamda, ek bütçe kanun teklifimiz ile merkezi yönetim bütçe ödenekleri 1 trilyon 81 milyar lira artırılmakta, söz konusu giderlerin karşılığı olarak genel bütçe gelir tahminleri de aynı tutarda artırılmaktadır."

 

Bakan Nebati, hazırladıkları ek bütçenin 216,9 milyar lirasının, kamu çalışanlarının aylıklarında yapılan artışlar kapsamında personel giderleriyle sosyal güvenlik kurumlarına devlet primi giderleri için, 154 milyar lirasının, emekli aylıklarında yapılan artışlar, sağlık giderleri ile işveren prim teşviki ödemeleri gibi giderleri karşılamak amacıyla Sosyal Güvenlik Kurumuna yapılan transferler için, 134,5 milyar lirasının vatandaşların hanelerinde tükettikleri elektrik ve doğalgazı piyasa fiyatlarının çok daha altında kullanmalarını sağlamak amacıyla BOTAŞ ve EÜAŞ'a yapılacak aktarmalar için kullanılacağını kaydetti.

 

Ayrıca, ek bütçenin 105 milyar lirasının Türkiye'nin büyümesine ve istihdama katkı sağlayacak yatırımların daha hızlı tamamlanabilmesi amacıyla tarımsal sulama projelerine, organize sanayi bölgesi ve küçük sanayi sitesi yatırımları ile karayolu ve demiryolları başta olmak üzere yatırım nitelikli giderler için kullanılacağını ifade eden Nebati, 103,3 milyar lirasının vergi gelirlerinde öngörülen artış kapsamında vatandaşlara yönelik hizmetleri geliştirmesi ve iyileştirmesi amacıyla mahalli idarelere aktarılacak kaynaklar için, 44,8 milyar lirasının, engelli evde bakım destekleri, 65 yaş üstü bakıma muhtaç yaşlıların ve engelli vatandaşların aylıkları, muhtaç ailelere yapılacak yardım ödemeleri ve diğer sosyal amaçlı giderler için, 37,1 milyar lirasının, tarıma ayrılan destek ödemeleri ile diğer giderler için ayrılacağını söyledi.

 

Nebati, ek bütçenin 89,4 milyar lirasının faiz giderleri için, 40 milyar lirasının mevduat ve katılma hesaplarının kur artışlarına karşı korunmasına ilişkin giderler için, 156 milyar lirasının ise zorunlu harcamalar başta olmak üzere, diğer ödenek ihtiyaçlarının karşılanması için kullanılacağını bildirdi.

 

Ek bütçede faiz ödemelerinin toplam harcamalar içindeki payının yüzde 8,3 seviyesinde olduğuna dikkati çeken Nebati, "Böylece 2022 yılı tamamında faiz giderlerinin toplam giderler içindeki payı öngörülenin altında yüzde 11,6 seviyesinde gerçekleşmiş olacaktır." ifadesini kullandı.

 

Nebati, söz konusu ek bütçeden mal ve hizmet alım giderleri için 86,7 milyar lira, faiz giderleri için 89,4 milyar lira, cari transferler için 421 milyar lira, sermaye giderleri için 74,1 milyar lira, sermaye transferleri için 13,6 milyar lira, borç verme giderleri için 140 milyar lira, yedek ödenek için 38,9 milyar lira ayrıldığını vurguladı.
Bakan Nebati, Kovid-19 salgınının ekonomik ve sosyal etkilerinin azaltılması, enflasyonla mücadelenin ve finansal istikrarın desteklenmesi amacıyla vergi politikası araçlarını mali disiplinden taviz vermeden kullandıklarını dile getirdi. Bu kapsamda, 2021 yılında 154,2 milyar lira, 2022 yılında ise 241,3 milyar lira vergi gelirinden vazgeçtiklerine işaret eden Nebati, şunları söyledi:

 

"Vergi politikalarıyla yaptığımız desteğe rağmen, başta imalat sektörü olmak üzere ekonomik aktivitedeki güçlü seyre bağlı olarak bütçe gelirlerimiz çok güçlü bir performans göstermektedir. 2022 yılı Ocak-Mayıs döneminde bütçe gelirlerimiz geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 100 artışla 1 trilyon 84 milyar lira olurken, vergi gelirlerimiz yüzde 108 artarak 881,1 milyar lira olarak gerçekleşmiştir. Nominal büyüme, fiyat artışları, ihracat ve ithalat gibi makroekonomik göstergelerde oluşan değişiklikler nedeniyle 2022 yılının devamında da bütçe gelirlerimizin mevcut bütçe kanunundaki tahminlerimizin oldukça üzerinde gerçekleşeceğini öngörüyoruz. Bu kapsamda, hazırladığımız ek bütçe ile vergi gelirlerinde 927,7 milyar lira, vergi dışı gelirlerde 152,9 milyar lira olmak üzere genel bütçe gelirlerinde net 1 trilyon 81 milyar lira ilave gelir öngörüyoruz. İlave gelir tahminimizin ana kalemler itibarıyla dağılımına baktığımızda, gelir vergisi 51,3 milyar lira, kurumlar vergisi 315,3 milyar lira, dahilde alınan KDV 13,2 milyar lira, özel tüketim vergisi 156,4 milyar lira, ithalde alınan KDV 284 milyar lira, damga vergisi 5,6 milyar lira, harçlar 33,5 milyar lira, banka ve sigorta muameleleri vergisi 17 milyar lira, diğer vergiler 51,3 milyar lira olarak görülmektedir."

 

Nebati, kamu maliyesi politikalarını mali disiplinden ayrılmadan yatırımı, üretimi, istihdamı ve ihracatı artırmak hedefiyle sürdüreceklerine dikkati çekerek küresel ticaretten alınan payı artırarak cari işlemler dengesinde kalıcı ve sürdürülebilir iyileşme sağlayacaklarını dile getirdi. Bakan Nebati, maliye politikasını şeffaf ve seçici bir anlayışla vatandaşların ve reel sektörün ihtiyaçlarını gözeten hizmet odaklı bir şekilde uygulamaya devam edeceklerini kaydetti.

 

CHP Ankara Milletvekili Bülent Kuşoğlu, Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati'nin, yılın ilk 6 ayı tamamlanmadan neden ek bütçe ihtiyacı duyulduğunu net olarak açıklamadığını savunarak, "Bu, ek bütçe değil; klonlama, yeni bir bütçe." ifadesini kullandı.

 

Mayısta bütçe vergi gelirlerinde önemli oranda artış görüldüğünü dile getiren Kuşoğlu, özellikle kurumlar vergisindeki yüksek artışın, bankaların karlarından kaynaklandığına işaret etti.

 

Aynı dönemde ÖTV gelirlerinde de çok yüksek artış görüldüğünü vurgulayan Kuşoğlu, giderlerdeki artış oranının, gelirlerdekinden çok daha yüksek olmasının, "vergilerle vatandaşın iflahının kesildiği" anlamını taşıdığını savundu.
Kuşoğlu, "Enflasyon nedeniyle bütçe bu hale gelmişse, vatandaş bu kadar ezilmişse, bu durumda sizin vatandaşı tekrar diriltecek, sıkıntıya sokmayacak tedbirleri almanız lazım. Beklediğimiz buydu ancak ek bütçede bunu göremedim." sözlerini sarf etti.

 

Hazine ve Maliye Bakanlığının piyasalar kapandıktan sonra açıklama yapacağını duyurmasının doğru olmadığını öne süren Kuşoğlu, Bakanlığın bu tür sürprizler ve manipülasyonlar yapamayacağını söyledi. Kuşoğlu, "Bu piyasaları ve vatandaşları yanıltmaya yönelik bir teşebbüstür ve bir suçtur." ifadesini kullandı.

 

Kuşoğlu, ek bütçede vergi gelirlerinde öngörülen yüzde 86'lık artışı "büyük bir sıkıntı" olarak nitelendirerek, kur korumalı mevduat hesaplarının bütçeyi çökertebileceğini öne sürdü.

 

Orta sınıfın bozulmasının önlenmesine yönelik adım atılması gerektiğini vurgulayan Kuşoğlu, "Türkiye uluslararası ligde küme düşmüştür. Bir ücretlinin kolay kolay ev ve araba sahibi olması artık mümkün değil. Bütçe bu eşitsizliği ve adaletsizliği gidermeye yönelik olmalı." değerlendirmesinde bulundu.

 

HDP Diyarbakır Milletvekili Garo Paylan, Nebati'nin sunduğu bütçede "vicdan göremediğini" savundu.
"Nebati'nin gözlerindeki ışıltının, bankaları aydınlattığını", iktidarın ekonomi programının, faiz lobisini ihya ettiğini ileri süren Paylan, şirket karlarının arttığını, vatandaşın alım gücünün düştüğünü, bu şirketlerin ürettiği ürünleri alamadığını, ürünlerin ihraç edildiğini belirtti.

 

Paylan, bütçenin çöktüğünü, Bakan Nebati'nin bunun hesabını vermesi ve istifa etmesi gerektiğini iddia etti.
İktidarın faizleri düşürmeye yönelik politikasını, Temel'in ters yönden gittiği fıkraya benzeten Paylan, "Bütün dünya enflasyona karşı faiz yükseltiyor. Siz 'Faizi daha da düşüreceğiz.' diyorsunuz." ifadesini kullandı.
Öte yandan Paylan'ın, kendisini dinlemek yerine mesaj yazdığını söylemesi üzerine Nebati, "Size mesaj gönderiyorum." şeklinde espri yaptı.

 

MHP Konya Milletvekili Mustafa Kalaycı, ekonomik büyümede ihracat odaklı dönüşüm yaşandığına işaret ederek, ihracatçıların tüm zorluklara meydan okuyarak her ay tüm zamanların en yüksek ihracat rakamlarına ulaştığını kaydetti.

 

Enflasyonun tırmanışının her ülkenin ortak sorunu olduğuna ve ekonomilere zarar verdiğine dikkati çeken Kalaycı, enflasyonun ABD ve Avrupa ülkeleri başta olmak üzere, birçok ülkede son 30-40 yılın zirvesine çıktığını anımsattı. Kalaycı, Türkiye'de de küresel fiyat artışlarının etkisiyle enflasyonun yükseldiğini ifade ederek, şöyle konuştu:
"Bununla birlikte döviz kurlarındaki artışlar enflasyonu daha da körüklemiştir. Hayat pahalılığı insanımızın geçim standartlarını olumsuz etkilemiştir. Hükümetimiz bir yandan enflasyondaki tırmanışın engellenmesi ve dövizdeki yapay yükselişin durdurulması amacıyla etkili tedbirler alırken, bir yandan da gelir artırıcı politikalarla vatandaşlarımızın enflasyona ezdirilmemesini amaçlamaktadır. Döviz kurlarında yaşanan artışlar temelsiz ve ekonomik gerçeklerle bağdaşmamaktadır. Türk ekonomisinde çarklar dönmekte, Türkiye üretmektedir."
Türkiye'nin dış finansman temini ve borç ödeme kabiliyetinde zaaf oluşturmayı amaçlayan ve eş zamanlı olarak yatırım, üretim ve ihracat seferberliğini engellemek isteyen, kötü niyetli bir tertip söz konusu olduğunu dile getiren Kalaycı, "Ama başaramayacaklar." dedi.

 

Kalaycı, Türkiye'nin bir yandan salgın ve savaş kaynaklı ekonomik sorunlara, bir yandan teröre karşı mücadele verirken diğer yandan da maruz kaldığı bölgesel ve küresel dayatmaları, ekonomik ve siyasi baskıları Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin sağladığı imkan ve etkili tedbirler sayesinde boşa çıkardığını anlattı.
MHP'li Kalaycı, "Güçlendirilmiş parlamenter sistem ezberi; içi boş, günü kurtarmaya dönük taktik bir adımdır. Türk milleti, parlamenter sistem döneminde yaşadığı siyasi istikrarsızlıkları, hükümet krizlerini, kısa süreli koalisyon ve azınlık hükümetlerini, koalisyon ve milletvekili pazarlıklarını, vesayet odaklarının hükümetlere müdahalelerini, darbe ve darbe girişimleriyle kaybedilen on yıllarını unutmamıştır. Türkiye eskiye dönmeyecek, geriye gitmeyecektir." ifadelerini kullandı.

 

İYİ Parti Ankara Milletvekili Durmuş Yılmaz, ek bütçe ihtiyacının, nereden doğduğunun açıklanamadığını öne sürdü.

 

Global finans piyasalarındaki fırtınanın yaklaştığını belirten Yılmaz, ülkenin büyük bir maceraya sürüklenmesinden korktuğunu söyledi.

 

İktidarın, ekonomi politikalarıyla ülkenin parasını pula çevirdiğini iddia eden Yılmaz, bugün getirilen ek bütçeyle vatandaşın uğradığı zararın giderilmeye çalışıldığını ileri sürdü. Dış ticaret verileri açıklanırken ihracata yönelik olumlu söylemlerin dile getirildiğini anlatan Yılmaz, "İthalat bu memlekette kimin sorumluluğunda? Herkes ihracattan söz ediyor ama kimse ithalattan söz etmiyor." şeklinde konuştu.

 

Enflasyonla büyümenin bir arada olmasının safsata olduğunu öne süren Yılmaz, "Enflasyon ekonomiyi değil, zengini büyütüyor; fakiri, garibanı eziyor. Bunu, an itibarıyla yaşayarak tecrübe ediyoruz." dedi.

 

Kur korumalı mevduat uygulamasının ne kadar süreceğini soran Yılmaz, ekonomi politikalarıyla ülkedeki dolarizasyon oranının yüzde 60'lardan yüzde 70'lere çıktığını savundu. Yılmaz, "Kamu maliyesinin temeline bir bomba koydunuz. İnşallah patlamaz ama bu gidişle patlamaması mümkün değil." sözlerini sarf etti.
AK Parti Giresun Milletvekili Cemal Öztürk, AK Parti hükümetlerinin 2004 yılından bu yana ek bütçeye ihtiyaç duymadığını, ancak dünyada ve ülkede meydana gelen gelişmelerle enflasyondaki yükselişe bağlı olarak bütçe ödeneklerinde artış yapılmasının zorunlu hale geldiğini belirtti.

 

Öztürk, 2021 sonuna doğru küresel salgının etkisini azaltmasına rağmen başka risklerin ortaya çıktığına işaret ederek, son dönemde ABD, İspanya ve İngiltere'nin enflasyon verilerinde dikkat çekici artışlar meydana geldiğini kaydetti.

 

AK Parti'nin sosyal politikalara verdiği öneme değinen Öztürk, ülkenin güllük gülistanlık olmadığını ancak büyüdüğünü ve geliştiğini dile getirdi.

 

HDP'li Paylan'ın kullandığı "vicdansız" ifadesinin haksızlık olduğunu vurgulayan Öztürk, ek bütçede yer alan sosyal güvenlik ve yardımlara yönelik ödenek artışlarını sıraladı.

 

Öztürk, uluslararası akreditasyonu olan TÜİK'in verilerine güvenilmesi gerektiğini söyledi.
AK Parti'li Öztürk, TBMM'nin bütçe hakkını millet adına kullandığına da dikkati çekerek, "Bütçeyi teklif etme ve uygulama hakkı hükümetindir, hükümeti temsilen de Cumhurbaşkanı'nındır." diye konuştu.

 

İYİ Parti TBMM Grup Başkanı İsmail Tatlıoğlu ise Türkiye'de bugün sadece ekonomik krizden değil, ekonominin de içinde olduğu bir devlet krizinden söz edilebileceğini savundu. İyi bir ekonomide yarınların görülebilmesi gerektiğine işaret eden Tatlıoğlu, Türkiye'de ekonomide güven olmadığını iddia etti.

 

Tatlıoğlu, iktidarın, 2018'den bu yana ilan ettiği programların hiçbirinde, döviz kuru ve enflasyon oranı hedefini tutturamadığını söyledi.

 

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın bu teklif yerine istifasını sunmasının, ekonomide olumlu etki yaratacağını ileri süren Tatlıoğlu, iktidarın dış politikada Suudi Arabistan'a yönelik ülkenin itibarını zedeleyen adımlar attığını da iddia etti.

Kaynak: Editör:
 
Etiketler: Maniye, Bakanı, Nebati, ek, bütçeyi, savundu,
Haber Videosu
Yorumlar
Ulusal Gazeteler
Bizim Gazete
Yazarlar
Alıntı Yazarlar
Anketler
Yeni haber sitemizi nasıl buldunuz ?
Anketler
Sitemizin çalışmalarını nasıl buldunuz ?
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
1
Alanyaspor
3
4
0
0
1
1
2
Adana Demirspor
3
3
0
0
1
1
3
Trabzonspor
3
2
0
0
1
1
4
Beşiktaş
3
1
0
0
1
1
5
Galatasaray
3
1
0
0
1
1
6
Sivasspor
1
1
0
1
0
1
7
Gaziantep FK
1
1
0
1
0
1
8
Fatih Karagümrük
0
2
1
0
0
1
9
Giresunspor
0
2
1
0
0
1
10
Kayserispor
0
0
1
0
0
1
11
Antalyaspor
0
0
1
0
0
1
12
Ümraniyespor
0
0
0
0
0
0
13
MKE Ankaragücü
0
0
0
0
0
0
14
Konyaspor
0
0
0
0
0
0
15
Kasımpaşa
0
0
0
0
0
0
16
Hatayspor
0
0
0
0
0
0
17
Fenerbahçe
0
0
0
0
0
0
18
Başakşehir FK
0
0
0
0
0
0
19
İstanbulspor
0
0
1
0
0
1
Nöbetçi Eczane


Nöbetçi eczanlerle ilgili detaylı bilgi için lütfen tıklayın.

Arşiv
Modül 1
Haber Yazılımı